Medineweb Forum/Huzur Adresi

Medineweb Forum/Huzur Adresi (https://www.forum.medineweb.net/)
-   Çocuk Ve Gençlik Eğitimi (https://www.forum.medineweb.net/740-cocuk-ve-genclik-egitimi)
-   -   Okullarda Artan Şiddet: Eğitim Sisteminde Güven Sorunu (https://www.forum.medineweb.net/cocuk-ve-genclik-egitimi/39308-okullarda-artan-siddet-egitim-sisteminde-guven-sorunu.html)

Hâdimul İslam 18 Nisan 2026 14:27

Okullarda Artan Şiddet: Eğitim Sisteminde Güven Sorunu
 
Okula düşen ateş ve siyaset/Osman Sert


Şiddetin, silahın, cinayetin okul sınıflarına kadar girdiği bir yerde başka neye dertleneceğini bilemez hale geliyor insan. İki gün içerisinde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşananlar, Allah muhafaza, tehlikenin her şehirde ve her okulda tekrarlanabileceğini gösterdi.

Çocuğu ile en yakından ilgilenen anne-babaların bile evladının sınıfında, alt ya da üst dönemde benzer şekilde sorunlu ve tehlike arz eden başka bir çocuk olup olmadığından emin olması mümkün değil.
Üstelik olayların öncesindeki sonrasındaki tartışmalar cinayetlerin istisnai bir örnekle sınırlanamayacak bir sürecin, toplumsal çürümenin sonucunda gerçekleştiğini gösteriyor.

PANORAMATR’nin her yıl Eylül’de yaptığı eğitim araştırması her seferinde meselenin ne kadar büyümekte olduğunu ortaya koyuyor. Eylül 2024’te*“çocuğumu güvenle okula emanet ediyorum”*diyenler yüzde 40’ta kalıyordu. Bugün sorsak rakam çok daha düşük olur. Eğitim sisteminin en büyük sorunu olarak birinci sırada 5 üzerinden 4,6 ile okul çevrelerinde uyuşturucuya erişimin olması geliyor.

Diğer sorun alanları parti aidiyetine göre değişse de bu konuda herkes aynı görüşte. Özel okula çocuğunu gönderen her üç veliden biri güvenlik, çevresel faktörler, devlet okuluna güvenmemeyi gerekçe gösteriyor. Her üç veliden ise sadece biri devlet okullarına güveniyor. Bu oran AK Partililer arasında bile en fazla üç kişiden ikiye yükseliyor. Son dönemdeki başarılı gazetecilik örneklerinden fayn.press ‘in*“Bu çocuklar gökten düşmedi.”*başlığı çok çarpıcı. İki gün önce yaşananların geleceği çok önceden belliydi.


Uzmanlar yıllardır çığlık çığlığa sorunun kökenlerini anlatmaya çalışıyorlar. Kaldı ki okulda öldürülen öğretmenler ne çabuk unutuldu? Sorunlu öğrencilerin okul dışında işledikleri suçlar sadece okul binasında olmadığı için mi eğitim sisteminin sorunu değildi?

Meseleyi oğluna atış eğitimi yaptıran şuursuz bir baba, bir okuldaki yöneticileri istediği gibi alıp bir yerlere dağıtabilen, sadece*“yapabildiği, gücü yettiği”*için öğretmenlere, okul yöneticilerine istediğini yapan özgüven patlamasında yüzen idareciler, CHP ile kavga etmeyi eğitim konuşmaktan daha çok seven Millî Eğitim Bakanı ile açıklamak eksik olmanın ötesinde yanıltıcı. Yaşanmış şiddet hikayelerini kamu otoriteleriyle ilişki içinde anlatan kadın programlarıyla ya da dizilerdeki şiddetle uğraşmak yerine muhalif kanalları tedip etmeyi kendine vazife eden RTÜK ile açıklamak da çok zor. Bunların hepsinin toplamını da aşan büyük bir sorunlar yumağı ve tabiri caizse gayya kuyusu önümüzde duruyor.

Umutsuzluk, gelecekten beklentinin kalmaması, toplumsal rol modellerin***“ayar verme”**yi erdem sanması, işsizlik, eğitim sisteminde uzun zamana yayılan çürüme, doktor ve öğretmen gibi kamu görevlilerinin hasta, veli gibi bireyler karşısında değersizleştirilmesi, yönetilemeyen adalet sistemi, cezasızlık algısı, örtük-açık aflarla suçluların serbest kalması gibi onlarca sebep alt alta sıralanabilir.

Tüm bunlar toplumsal bir içe doğru çöküşe işaret ediyor. Böyle bir ortamda*“Acının siyaseti olmaz”*demek gerçeklerden kaçmanın, sorumluluk üstlenmemenin işe yarayacağı şüpheli bir denemesi. Sivil toplumun neredeyse anlamsız hale geldiği, her olayda konuların üstünün yayın yasakları ile örtülmeye çalışıldığı, demokratik hak olan gösterilerin valilerin inisiyatifindeki iki satır yazıyla yasaklandığı bir dönemde siyasetten başka ne var ki insanların elinde?

Üstelik acıların sorumlusunu bulmanın, sorunların kökenlerine inmenin, bir daha aynı acıların yaşanmasının önüne geçecek düzenlemelere ulaşmanın en temel yollarından biri siyaset değil mi?

Mesele konuları henüz bir acı yaşanmadan konuşmak, yani acının değil yaklaşan tehlikenin, muhtemel risklerin soğukkanlı değerlendirilmesi ise o da zor. Nitekim muhalefet milletvekilleri riskleri Millî Eğitim Bakanlığı bütçe görüşmelerinde gündeme taşımış. CHP’li Nimet Özdemir*“… on iki yılda 800’den fazla çocuk hayatını kaybetti, sayı değil sizlere emanet edilen çocuklar ve hepsi birer vatan. Okullarda çocuklar, öğretmenler, müdürler dövülüyor, öldürülüyor, gasbediliyor; okulda güvenlik görevlisi dahi yok.”


İYİ Partili Şenol Sunat ise*“Okullarımızda güvenlik görevlilerine acilen ihtiyaç var. Liselerde neler yaşandığı basına yansıyor. Veliler artık okula güvenli alan gözüyle bakmıyor, bakamıyor.”*diyerek konuyu açmış. Tekin ise hem Plan Bütçe Komisyonu’nda hem de Genel Kurul’daki konuşmasında sorunu ne kadar önemsediği ya da ne tür önlemler düşündüğüne dair bir ifade kullanmıyor. Kaldı ki çok derin bir sorunun tek bir bakan üzerinden tartışılması da esası ıskalamak anlamına geliyor.


Peki normal zamanda yapılan siyaset işe yaramıyorsa, üniversitelerin, uzmanların çığlıkları havada asılı kalıyorsa, anne-babaların isyanları soğuk mahkeme duvarlarında kayboluyorsa,*“Fırat’ın kenarında bir kurt kuzuyu kapsa Allah benden sorar.”*sözü dizi repliklerinden öte gitmiyorsa elde sınıf arkadaşının kurşunlarına hedef olan öğrencilerin taze toprağına sarılmaktan başka ne kalıyor?

Bu memlekette acının tevekkülden başka varacağı menzil yok mu?

Hâdimul İslam 18 Nisan 2026 14:35

Ucuz siyasi polemiklerden başınızı alıp okulların güvenlik, temizlik ve beslenme gibi gerçek ihtiyaçlarına el atmaya fırsat bulamazsanız olacağı budur.

Milli Eğitim, Bakan Yusuf Tekin'e bırakılamayacak kadar hayati sorunlarla boğuşuyor.

Okul saldırılarının araştırılması için haftaya Meclis komisyonu kurulacak. Partilerin ortak önerisi. Duruma el koyacaklar. Umarım göstermelik, yasak savıp zevahiri kurtarmakla kalmaz.

Camiye, okula partizan siyaset sokmakta beis görülmezken okul saldırıları mı siyasetin dışında tutulacaktı? Devlet gözetimindeki çocukların korunamayan can güvenliğine mi siyaset karıştırılmayacaktı?

Zaten siyaset bunu da yapmayacaksa ne yapacak, kapatsın dükkanı.

Daraltılacak, kısıtlanacak, yasaklanacak bir alan varsa o da çocukları güce, şiddete yönelten mesajlar ve ortamlardır.

Gücün, şiddetin propagandasını serbest salıp o alanı siyasi eleştiriye kapatmak teklif dahi edilemez.

Ajitasyona, provokasyona, halkı endişe ve infiale sevk etmeye geçit vermeden oturup sorumlu, sağduyulu, adam akıllı konuşmak zorundayız. Durum vahim ve âcil.
Akif Beki


SAAT: 17:48

vBulletin® Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

User Alert System provided by Advanced User Tagging v3.2.6 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2026 DragonByte Technologies Ltd.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327