Medineweb Forum/Huzur Adresi

Medineweb Forum/Huzur Adresi (https://www.forum.medineweb.net/)
-   Gündem/ Manşetler (https://www.forum.medineweb.net/835-gundem-mansetler)
-   -   Gündeme Dair Haberler / Medineweb (https://www.forum.medineweb.net/gundem-mansetler/33409-gundeme-dair-haberler-medineweb.html)

Hâdimul İslam 12 Kasım 2025 16:57

Toplam 1 Eklenti bulunuyor.
Azerbaycan’dan ülkemize gelmek üzere havalanan bir C130 askeri kargo uçağımız Gürcistan-Azerbaycan sınırında düştü.

20 Can,
20 ayrı hikaye,
20 Vatan evladı,
20 Ana kuzusu,
Aziz ruhunuz şad olsun
Askerlerimize Allah’tan rahmet; kederli ailelerine ve milletimize başsağlığı dileriz.

#medinewebyönetim


[Linkler Ziyaretçilere Kapalıdır.Giriş Yap Veya Üye Olmak için TIKLAYIN...]


su damlası 12 Kasım 2025 18:49

Sözün bittiği an,yürekler yandı..Allah rahmet etsin,mekanları cennet olsun..
Sevdiklerine sabırlar versin..

Kara Kartal 12 Kasım 2025 20:44

Işığı yanıp acısı sonsuza kadar sönmeyecek evler var bu gece . #şehidinvartürkiye

Allah sabır versin ateş düşen evlereağlayan000 Mekanınız cennet olsun yiğitler trkym

Kara Kartal 13 Kasım 2025 22:31

20 askerimize ağlarken bir acı haberde Hırvatistan'dan geldi.

Orman Genel Müdürlüğü'ne ait 2 adet AT802 yangın söndürme uçağı Hırvatistan Zagreb’te planlanmış olan bakım faaliyeti için 12 Kasım Çarşamba günü saat 10.24’te Çanakkale’den hareket etti.

İki uçağın meteorolojik şartlar sebebiyle geceyi Hırvatistan Rejika Havaalanı’nda geçirdiği, bugün Türkiye saatiyle 17.38’de uçakların Zagrep Havaalanı için kalkış yapması sonrası, hava muhalefeti sebebiyle tekrar Rejika Havaalanı’na dönüşe geçtiği bildirildi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada "Görevli pilotumuza ve uçağa ulaşmak için Hırvatistan birimleriyle koordineli olarak arama kurtarma çalışmaları başlatılmıştır" denildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Orman Genel Müdürlüğümüze ait 2 adet AT802 yangın söndürme uçağımız, Hırvatistan Zagreb’te planlanmış olan bakım faaliyeti için 12 Kasım Çarşamba günü saat 10:24’te Çanakkale’den hareket etmiştir. 2 uçak meteorolojik şartlar sebebiyle geceyi Hırvatistan Rijeka havaalanında geçirmiş, bugün (13 Kasım 2025 Perşembe) TSİ 17:38’de Zagrep havaalanı için kalkış yapmasını müteakip, hava muhalefeti sebebiyle tekrar Rejika havaalanına dönüşe geçmişlerdir. Dönüş rotası esnasında bir uçağımız Rijeka Havaalanına inmiş, ancak diğer uçakla TSİ 18:25’te telsiz irtibatı kesilmiştir. Görevli pilotumuza ve uçağa ulaşmak için Hırvatistan birimleriyle koordineli olarak arama kurtarma çalışmaları başlatılmıştır.

Konu hakkında detaylar netleşince kamuoyuna bilgilendirmelerimiz devam edecektir."

YUMAKLI: PİLOTUMUZ MAALESEF ŞEHİT OLDU
Daha sonra açıklama yapan Bakan İbrahim Yumaklı ise uçağın enkazına ulaşıldığını, pilotun şehit olduğunu duyurdu. Yumaklı, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

"Hırvatistan’da telsiz irtibatı kesilen Orman Genel Müdürlüğümüze ait yangın söndürme uçağımızın enkazına Hırvatistan’ın Senj kenti yakınlarında ulaşılmıştır.

Elim kazada şehit olan pilotumuza Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyorum.

Orman teşkilatımızın ve aziz milletimizin başı sağ olsun."

ağlayan000

Kara Kartal 14 Kasım 2025 22:14

Anne ve iki çocuğu kumpirden ve yediklerinden zehirlenip öldüler

İstanbul'un Fatih ilçesinde oteldeyken zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırılan aileden, çocuklar Kadir Muhammet Böcek (6) ve Masal Böcek (3) ve anne Çiğdem Böcek hayatını kaybetti. Adli Tıp Kurumu'ndaki incelemenin ardından cenazelerin ön otopsi raporu tamamlandı.

Raporda, Kadir Muhammet Böcek ve Masal Böcek ile ilgili, dış muayenelerinde ölüme neden olacak harici travmatik lezyon izlenmediği, mide mukozalarında hiperemi (damarların genişleyerek bölgeye normalden daha fazla kan gelmesi durumu) dışında belirgin patolojik bulguya rastlanmadığı belirtildi.

Mide ve bağırsak içerikleri örneklendi
Anne Çiğdem Böcek ile ilgili ise yine dış muayenede harici travmatik lezyon izlenmediği, midede yaygın submukozal kanamalar, yer yer noktasal ülsere alanlar, bağırsaklarda olağan kimüs ve gayta içeriği dışında belirgin patolojik bulgu olmadığının görüldüğü belirtildi. İşlemler sırasında cenazelerden laboratuvar analizi için bazı örneklerin alındığı öğrenildi. Mide ve bağırsak içerikleri, soğuk zincirle Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü laboratuvarlarına gönderilmek üzere örneklendiği kaydedildi. Örneklerin analizinin ardından ölüm sebeplerinin belirleneceği ifade edildi.

Kara Kartal 20 Kasım 2025 21:15

TBMM Genel Kurulu'nda İYİ Parti’nin gıda zehirlenmesinin nedenlerinin araştırılması amacıyla verdiği önerisi AK Parti ve MHP'nin oylarıyla kabul edilmedi.

Önerge üzerine söz alan İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, "Tatil için güle oynaya geldikleri memleketleri, vatanları üç yaşında bir çocuğa mezar oldu. Bir aile göz göre göre yok oldu gitti gözümüzün önünde ve Sayın Sağlık Bakanının açıklaması 'Gerekli müdahaleleri arkadaşlar yapmışlar, ilk intiba olarak orada bir eksiklik olduğunu düşünmüyoruz'. Bu açıklama bile mevzu bahis insan hayatı, halk sağlığı olduğunda aslında ne büyük bir eksikliğimiz olduğunu ortaya koyuyor" dedi

Ruhsatlı firmalarca yapılması gereken ilaçlamanın, gelişigüzel şekilde, ruhsatsız kimyasallarla yapıldığını kaydeden Taşçı, "Zehirlenme olayının zaten önlenememiş olması bizatihi eksiklik değil midir?" ifadesini kullandı.

İçtiği kahve nedeniyle bir vatandaşın da zehirlendiğini hatırlatan Taşçı, "2021 yılında 4 yaşında bir çocuk nardaki pestisitten öldü bu ülkede, 4 yaşında pestisit yüzünden yediği meyveden öldü. Kayseri’de 23 öğrenci, Mardin’de 67 öğrenci; son birkaç gün içinde sadece yaşananlar. Bir gıdanın tüketilemeyecek hale gelmiş olması için ya ham madde temininde, ya taşınmasında, ya işlenmesinde, ya depolanmasında bir uygunsuzluk yaşanmış olması gerekir" ifadesini kullandı.

"Yediğimiz meyveden zehirleniyoruz, içtiğimiz sütten, tarım yaptığımız sudan, topraktan, soluduğumuz havadan, etten, balıktan, tavuktan" diyen Yaşçı, okullarda, yurtlarda, otellerde zehirlenme vakalarının yaşandığına dikkat çekti. Gıda güvenliğinin lüks olmadığını dile getiren Taşçı, "Cezalar caydırıcı olmadığına göre, hiçbir markanın, otelin, okulun, yurdun, işletmenin değeri bir tek insanın canından kıymetli değildir. Dolayısıyla açıklanmayan pestisit analiz sonuçlarından, taklit tağşiş listelerinde yer alan firmalara uygulanmayan yaptırımlara, endüstri ile pazar, pazar ile tüketici arasındaki hattın güvenliğine kadar geniş yelpazede çalışacak bir araştırma komisyonu kurmak Türkiye için, bu Meclis için kaçınılmazdır. Altı ay sonra, bir yıl sonra dün çocuklar için kurduğumuz gibi bunu da kurmak zorunda kalacağız" diye konuştu.

Hâdimul İslam 15 Aralık 2025 19:00

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 9 üniversiteye rektör atadı. Resmi Gazete’de yayımlanan kararla Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörlüğüne 2010-2017 yılları arasında Diyanet İşleri Başkanı olarak görev yapan Prof. Dr. Mehmet Görmez getirildi.



2015 yılında kurulan Türkiye Uluslararası İslâm Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ile Üniversiteyi Güçlendirme Vakfı, bugün itibarıyla İstanbul’un kalbi tarihî Sultanahmet Meydanı’nda icra safhasına ilk adımını atmıştır.
Öncelikle bir emanet olarak üstlendiğim bu vazifeyi lütfeden ve bizleri ilim ve hikmet yoluna hâdim eyleyen Rabbime hamdederim. Bu ağır ve müstesna sorumluluğu şahsıma tevdi eden Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkür ederim
.
*
İstanbul’un asırlara yayılan İslâm ve medeniyet hafızası üzerinde yükselecek olan Üniversitemizi, özgün medeniyet birikimimizi insanın anlam, değer ve sorumluluk ufkuyla buluşturan bir akademi olarak inşa etmeye gayret edeceğiz.
Bu kurum yalnızca güçlendirilmiş bir ilahiyat eğitimi sunmakla yetinmeyecek; İslâmî ilimleri, beşerî bilimleri, temel bilimleri ve teknolojiyi aynı medeniyet idraki içinde buluşturmaya çalışan bir üniversite modeli olarak yapılandırılacaktır.
Üniversitemiz uluslararası ilim ve araştırma işbirliklerine açık, lisansüstü çalışmaların merkezde olduğu güçlü bir araştırma üniversitesi olacaktır.
Gayemiz öğrencilerimizi ve dünyanın önde gelen akademisyenlerini ve araştırmacılarını ortak bir medeniyet dili etrafında buluşturarak, bilginin yalnızca üretilmesini değil, aynı zamanda insanlık için kalıcı bir değere ve ortak bir iyiliğe dönüşmesini sağlamaktır.
Bu büyük ilim hamlesine Türkiye’den, İslâm dünyasından ve gönül coğrafyamızın her köşesinden destek verecek bütün hocalarımıza, dostlarımıza ve ilim erbabına şimdiden teşekkür ederim.
Milletimize, ülkemize ve İstanbul’un kadim ilim yolculuğuna hayırlı olsun.
Rabbimiz, bu müesseseyi hayırda daim eylesin; cehdimizi ve gayretimizi bereketli kılsın. Âmin.
Prof.Dr. Mehmet Görmez

Kara Kartal 23 Aralık 2025 23:37

Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan Libya’ya gitmek üzere havalanan özel bir jetle radar irtibatı kesildi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Haymana civarında "acil iniş" sinyali veren uçakta Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ali Ahmed Al-Haddad’ın da bulunduğunu açıkladı.

Başkent Ankara'da akşam saatlerinde sıcak bir gelişme yaşandı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Ankara Esenboğa Havalimanı'ndan Trablus'a (Tripoli) gitmek üzere havalanan Falcon 50 tipi iş jetiyle irtibatın koptuğunu duyurdu.

"HAYMANA ÜZERİNDE ACİL İNİŞ İSTEDİ, SONRA SİNYAL GİTTİ"
Bakan Yerlikaya’nın paylaştığı bilgilere göre olay akışı şöyle gelişti:

Kalkış: Kuyruk numarası 9H-DFJ olan uçak, saat 20.10’da Esenboğa’dan havalandı.

İrtibat Kaybı: Kalkıştan yaklaşık 40 dakika sonra, saat 20.52 itibarıyla uçakla iletişim tamamen kesildi.

Son Durum: Uçaktan son olarak Ankara'nın Haymana ilçesi civarında "acil iniş" bildirimi alındığı, ancak bu çağrıdan sonra bir daha temas sağlanamadığı belirtildi.

UÇAKTA KRİTİK İSİMLER
Bakan Yerlikaya, kayıp uçakta 5 yolcunun bulunduğunu ve bu isimler arasında Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ali Ahmed Al-Haddad’ın da yer aldığını doğruladı. Düşen uçakta Libya Genelkurmay Başkanının yanı sıra Libya Kara Kuvvetleri Futuri Gribel’da bulunuyor.

Belirlenen isimler şu şekilde:

Mohamed Ali Ahmed Al-Haddad (Libya Genelkurmay Başkanı)
Alfitori Jribil
Mahmud Ga Algatiwi
Mohamed Elassawi
Mohamed Omar Ahmed
Özel jetin uçuş ekibinde ise üç kişilik bir mürettebatın görev yaptığı öğrenildi:

Denis Pourtau
Antony Tangarpriganin
Maria Pappa
UÇAĞIN ENKAZINA ULAŞILDI
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, konuya ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımında düşen uçağın enkazına ulaşıldığını bildirdi.

Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan Tripoli’ye gitmek üzere havalanan uçağın enkazına Haymana ilçesi Kesikkavak Köyü’nün 2 km. güneyinde Jandarmamız tarafından ulaşılmıştır. Gelişmelerden kamuoyu bilgilendirilecektir.

SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ise olay ile ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Ankara Esenboğa Havalimanından havalanan, Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Sayın Muhammed Ali Ahmed AL-Haddad’ın da aralarında bulunduğu yolcuları taşıyan uçağın Haymana ilçesinde düşmesiyle ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma kapsamında 1 Cumhuriyet başsavcıvekili koordinesinde 4 Cumhuriyet savcısı görevlendirilmiştir. Soruşturma tüm yönleriyle ve titizlikle yürütülmektedir.

Karar gazetesi

Kara Kartal 23 Aralık 2025 23:49

Libya: Heyetin tümü hayatını kaybetti
Allah rahmet eylesin

Kara Kartal 03 Ocak 2026 15:45

Dünya bu sabaha gözünü, Venezuela'nın başkenti Caracas'ta yerel saatle 02.00 sıralarında yaşanan patlama haberlerine açtı. Bundan saatler sonra ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela'ya geniş çaplı, başarılı bir operasyon yapıldığını belirterek Venezuela lideri Nicolas Maduro ve eşinin yakalandığını duyurdu

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela lideri Devlet Başkanı Nicolas Maduro üzerindeki baskıyı son günlerde giderek artırmıştı.

Trump, 29 Aralık'ta yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin Venezuela'ya ait olduğu öne sürülen uyuşturucu teknelerinin yanaştığı bir bölgeye saldırı düzenlediğini söyledi; ancak saldırının nerede gerçekleştiğini belirtmedi.

Bu gelişme, ABD savaş gemilerinin Güney Amerika ülkesine saldırı menziline girecek şekilde konuşlandırılması ve uyuşturucu taşıdığı iddia edilen teknelere yönelik ABD saldırılarında onlarca kişinin öldürülmesinin ardından geldi.

Washington, Maduro yönetimini ABD'yi uyuşturucu ve çete üyeleriyle doldurmakla suçluyor.

Venezuela'nın başkenti Caracas'ta yerel saatle 02.00 sıralarında patlama yaşandı. Kentin üstünde dumanlar yükselirken, şehrin güney kesiminde, büyük bir askeri üssün yakınında elektrik kesintisi yaşandı.

ABD güçleri, Venezuela lideri Maduro'yu yakaladı.

13:40
03/01/2026
"Maduro ABD'de yargılanacak"
Cumhuriyetçi ABD Senatörü Mike Lee, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun kendisine Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ABD'de cezai suçlamalarla yargılanmak üzere ABD güçleri tarafından tutuklandığını söylediğini belirtti. Lee, "Rubio, Maduro'nun şu anda ABD'nin gözetiminde olması nedeniyle Venezuela'da başka bir eylem yapılmasını beklemiyor" dedi

Trump, gerilimi hat safhaya çekmişti
ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela lideri Nicolas Maduro'yu görevinden ayrılmaya zorlamak için yaptırımları genişletmiş ve bölgedeki ABD askeri varlığını artırmıştı.

Pasifik Okyanusu ve Karayip Denizi'nde uyuşturucu kaçakçılığına karıştığı iddia edilen gemilere yönelik iki düzineden fazla saldırı düzenleyen ABD hükümeti, Venezuela'da kara operasyonları düzenleyeceğine dair defalarca söz vermişti.

Trump: Venezuela lideri Maduro ve eşi yakalandı
Venezuela'nın başkenti Caracas'ta patlama sesleri duyulmasından birkaç saat sonra ABD Başkanı Trump, Venezuela lideri Maduro'nun yakalandığını duyurdu. ABD timlerinin operasyonu sonucu Maduro ve eşi yakalanarak ülkeden çıkarıldı.
Habertürk

Esma_Nur 03 Ocak 2026 21:36

Senaryo çok tanıdık gövde üzerindeki başı kesin, ilk aklıma gelen ırak mısır ilke başı gövdeden ayırmak. Başsız gövde düşmeye mahkumdur. Çocuklar bile ezberledi bu sahneleri. Madura ve eşi yakalanıp başka ülkeye götürüldü! Sanki azılı terörist yakaladılar teröristin en büyüğü sizsiniz. Petrol zengini ülkeye çökmek ancak size yakışırdı. İranda da içden içe işgalin ayak sesleri geliyor. Dünya bitmiş şu yaşananlara BM hiç ses çıkmıyor. Gazzenin benzeri tablolar artacak demek bu.uz/gn

Kara Kartal 04 Ocak 2026 19:17

Katılıyorum sana esmanur.bizde çok rahat olmayalım.bu gidişle sıra bize ne zaman gelecek desek yeri:) Allah korusun

Kara Kartal 06 Ocak 2026 20:14

Devlet Bahçeli:

"Venezuela'da insan kaçırma yaşandı, ABD'nin yaptığı haydutluktur.

Maduro'ya yapılan hukuk dışı bir eylemdir. 15 Temmuz ile benzerliği dikkat çekicidir."

Uluslararası hukuk uzun senelerdir çöp tenekesinin dibindedir. İnsanlık tarihinin geneline ışıklar saldığımızda asker, silah üstünü ülkelerin daha ceberut olduğunu söylemek mümkündür. Daha olacakların önü açıktır.

İnsan hakları bilinmez yerdedir ve ölüme terk edilmiştir. Tarihte belki de hiç tesadüf edilmeyen haydutluk, insan kaçırma vakası yaşanmıştır. Karayip Korsanları filmi tüm dünyanın gözü önünde gerçekleşmiştir.

Maduro'ya karşı yapılan saldırıyı nefretle, şiddetle kınamıyor hepten lanetliyorum. Bu ayıp, bu zalimlik, bu insan hakları karşıtlığı, bu skandal eylem hiç kimseye hak, hiçbir ülkenin de imtiyazı değildir.

Seçimle gelenin seçimle gitmesi, suçlunun kendi mahkemelerinde hesap vermesi demokrasi ve hukuk normudur. Venezuela örneği ne ilktir, ne son olacaktır. Bu sineye çekilecek durum değildir. İnsan kaçırılmış, zorla lider transferi yapılmıştır.

15 Temmuz ihanetiyle benzerliği dikkat çekicidir. Maduro olayı bilinen ve tanıdık bir komplodur. Venezuela meselesi dünyanın üzerine eski bir haraba gibi çökmüştür.

Trump'ın sağduyusu akli ve idari melekeleri yok olmuştur.

Şimdi anlaşıldı mı Terörsüz Türkiye'deki ısrarımız, şimdi anlaşıldı mı milli birlikte kararlılığımız, şimdi anlaşıldı mı Türk'ü sevmeyen Kürt, Kürt'ü sevmeyen Türk olamaz sözümüz.

KÜRESEL DENGE KAYBOLDU"
Dünya ciddi bir krizdedir. BM artık inandırıcılığını kaybetmiştir. İnsan hakları zulmün değirmeninde öğütülmüştür. Uluslararası hukuk bekletildiği askıdan asılma safhasına çekilmiştir.

Küresel denge kaybolmuştur. Ticaret savaşları, ekonomik operasyonlar, asimetrik savaşlar kıtaları vurmuş ülkeleri karşı karşıya getirmiştir. 1'inci ve 2'nci dünya savaşları öncesindeki basıncın daha fazlası küresel olarak tedavül edilmektedir. Vekalet savaşlarından doğrudan güç kullanma döneminde geçilmiştir.

İran'da sokaklar kaynamaktadır. Tayvan gerilimi artarak devam etmektedir. Gazze'deki soykırım, Somali, Yemen, Etiyopya, Suudi Arabistan ile BAE'yi kamplaştıran egemenlik, Rusya-Ukrayna arasındaki barış görüşmelerinin duvara toslamasından başka bir şey değildir.

Emperyalizmin kudurma aşmasına kan içe içe geçilmiştir. Kan kokusu almış bir köpekbalığından daha tehlikesi, petrol kokusu almış Amerikan emperyalizmidir. At hırsızlığıyla enerji ve değerli mineral hırsızlığı arasında hiçbir fark yoktur.

Tüm dünya ABD'nin dayatmasına karşı ayağa kalkmalıdır. Demokrasi ve hukuka bütün insanlık sahip çıkmalıdır.

ABD kristal bir vazodur, düştüğü anda parçalanacaktır.

"YA MUTABAKATLA YA DA ZORLA"
Terörsüz Türkiye'nin olgunlaşması için çalışmalarımızı sabırla sürdürüyoruz. Büyük bir kucaklaşma ve kaynaşma seferberliğiyle çevremize kazılan nifak çukurlarına düşmeyeceğiz. Suriye'de geciken entegrasyon sürecinin gerçekleşmesi lazımdır. SDG ve YPG'nin müzakere edilemez talepleri akla evvela uzlaşmaktan kaçınmayı getirmektedir. SDG ve YPG Suriye'nin kuzeyinde hakimiyet kurmuştur. Bu bölge yeraltı ve yerüstü kaynakları bakımızından zengindir. Ya mutabakatla ya da zorla Suriye'nin toprak bütünlüğü tesis edilmeli, Arap aşiretleri Şam yönetiminin yanında durmalıdır. Suriye'de İsrail planları bozulacaktır.

Son olarak, Yalova'da polislerimizi şehit eden DEAŞ'lı teröristlerin Türkiye vatandaşı olduğunun söylenmesi sorunlu açıklamadır. Bu tür açıklamalardan kaçınılmalıdır."

Kara Kartal 08 Ocak 2026 20:08

8 Ocak 2026'nın öne çıkan haberleri...

* Suriye ordusu, terör örgütü SDG'ye yönelik nokta operasyonlara başladığını duyurdu

* En düşük emekli aylığının yükseltilmesine ilişkin kanun teklifi yarın Meclis'e sunulacak

* Yurt genelindeki sağanak yağış ve fırtına hayatı olumsuz etkiledi

* Geçtiğimiz haftalarda gözaltına alındıktan sonra kan ve saç örneği vermesi için Adli Tıp Kurumu'na sevk edilen ünlülerin uyuşturucu testinin sonucu çıktı

* Fenerbahçe'nin yeni transferi Guendouzi İstanbul'a geldi:)

💆

Esma_Nur 08 Ocak 2026 21:46

Toplam 1 Eklenti bulunuyor.
Venezuella başkanının eşinin mahkemeye çıkarılması ve dünya suskun.

özgürlük demokrasi diye bir şey yok. Kadın hakları insan hakları hepsi boş.

Allahım senin adaletine sığınıyoruz.

[Linkler Ziyaretçilere Kapalıdır.Giriş Yap Veya Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Hâdimul İslam 11 Ocak 2026 23:42

Venezuela'ya çökme masası


Trump gasp ettiği Venezuela petrolünü pazarlamak amacıyla Beyaz Saray’da ‘ihale masası’ kurdu. Masaya oturan Chevron, ExxonMobil, Shell gibi şirketler Venezuela halkının servetini kapışmak için yarışa girdi.


BİZ YAPMASAK BAŞKA BİRİ YAPARDI
Trump, Venezuela’nın petrol endüstrisini çok uzun zaman önce ABD’den aldığını öne sürerek, “kendilerinden alınanı geri aldıklarını” söyledi. “Bunu Venezuela’ya biz yapmasak Çin ya da Rusya yapardı” diye konuşan Trump, ham petrolün 50 milyon varile kadar olan kısmını ABD’nin rafine edip satmaya başlamasını ve bunun süresiz olarak devam etmesini Venezuela’nın kabul ettiğini duyurdu.

GRÖNLAND'I YA ANLAŞARAK YA 'ZOR YOLDAN' ALACAĞIZ
Avrupalı liderlere ‘Eğer Grönland’ı biz ele geçirmezsek Rusya veya Çin komşunuz olacak. Avrupa ülkelerine iyilik yapıyorum’ diye seslenen Trump, askeri müdahale tehdidinde bulundu. Danimarka ile Grönland konusunda bir anlaşmaya varmayı arzu ettiğini kaydeden Trump, eğer bu gerçekleşmezse ‘zor yolu’ kullanmaya da hazır olduklarını belirtti.

:)

Kara Kartal 14 Ocak 2026 18:44

Yurtdışına milyonlar kaçırılan meşhur jet..

Kumara götürülen ünlüler, karı kız, fuhuş, metres..

İfadelerde ne pislik ararsan var..

İnsan okudukça tiksiniyor..

-
#Ekrem İmamoğlu Oktay Kaynarca Emel Müftüoğlu

Kara Kartal 16 Ocak 2026 18:04

Kiralar pahalı ama s400 var.
Girdikleri evde yüksek kiralardan şikayet eden zarif v hakkına verilen teselli☹️
Teselli bilmiyosaniz dert sormayın arkadaş.:)

[Linkler Ziyaretçilere Kapalıdır.Giriş Yap Veya Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Kara Kartal 18 Ocak 2026 14:31

Yine bir hırt cinayeti ağlayan000


İstanbul Güngören'de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın öldürüldüğü olayda, katil zanlısı 15 yaşındaki E.Ç.'nin ifadesi ortaya çıktı. İki grup arasında "Yan bakma" nedeniyle çıkan kavgada tetiği çeken anı anlatan E.Ç., "Bana küfretti, ben de bıçağı çıkarıp salladım. Karnına bir kez vurdum" dedi.

İstanbul Güngören'de 14 Ocak akşamı yaşanan ve Türkiye'yi derinden sarsan cinayetin üzerindeki sis perdesini, katil zanlısının savcılık ifadesi araladı. Henüz 17 yaşında olan Atlas Çağlayan'ın ölümüyle sonuçlanan olayda, failin 15 yaşında olması ve cinayetin "yan bakma" bahanesiyle işlenmesi toplumsal endişeyi artırdı.

Tutuklanarak cezaevine gönderilen 15 yaşındaki E.Ç., savcılık sorgusunda o anları soğukkanlılıkla anlattı. Maktul Atlas Çağlayan'ı daha önce hiç görmediğini belirten E.Ç., olayın kafeden çıkış anında saniyeler içinde geliştiğini söyledi.

E.Ç. ifadesinde, "Ben arkadaşlarımla kafeden çıktım. O sırada kafeden çıkan başka bir grup içinde bulunan Atlas Çağlayan bana 'Ne bakıyorsun' diyerek küfretti ve üzerime yürüdü" iddiasında bulundu.

"BIÇAĞI ÇIKARIP SALLADIM"
Tartışmanın kavgaya dönüştüğü o anları anlatan E.Ç., üzerinde taşıdığı sustalı bıçağı nasıl kullandığını şu sözlerle itiraf etti:

"Üzerime gelince ben de üzerimde bulunan bıçağı çıkartarak salladım. Karnına bir kez bıçağı vurdum. Sonrasında çocuğu yere yatırdılar."

OLAY YERİNDEN KAÇMAMIŞ
İfadesinin devamında, bıçaklama anından sonra kaçmadığını belirten zanlı, o sırada yanındaki arkadaşlarının kendisine tepki gösterdiğini söyledi.

E.Ç., "Yanımda bulunan arkadaşlar beni darbederek hakaret ettiler. Ben orada beklemeye başladım. Arkadaşım A.A.H., bana bıçağı vermemi söyledi, ben de verdim. Çevredekiler 'bıçağı at' deyince o da yere attı. Polisler geldiğinde beni kafede yakaladılar" şeklinde konuştu.

NE OLMUŞTU?
14 Ocak günü saat 20.20 sıralarında Mehmet Nesih Özmen Mahallesi'nde meydana gelen olayda, birbirini tanımayan iki genç grubu arasında çıkan tartışma cinayetle bitmişti. Göğüs ve karın bölgesinden aldığı bıçak darbesiyle ağır yaralanan Atlas Çağlayan, kaldırıldığı Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı.



Kim inanir, görüntülerde saplayip geriye çekilip tüm hiddet ve gücüyle biçagi tekrar sapliyor. Çocuk pelte gibi yere akiyor. 40 dk ambulans gelmemis. Yok kaçmamis da, tebrik mi edelim canavar. Canavarca saldiriyor, biçakla gezen bir tipin niyeti belli.. ya çok agladik.

15-16 yaşındaki çocuklar yanında bıçak taşıyor.Dünya tatlisi bir evladi, bir canavar katletti. Aksamdan beri yüregimiz daglandi. Bu yasananlardan, bunlarin olmasindan akp iktidari sorumludur. Yokluk, fakirlik, uyusturucu her sey alip basini gitti.

Kara Kartal 18 Ocak 2026 14:34

Öldürülen 17 yaşındaki Atlas’ın annesi Minguzzi davasını hatırlattı: Yeterli ceza verilseydi belki oğlum hayatta olurdu
ağlayan000

Kara Kartal 21 Ocak 2026 21:02

Davos Zirvesi, bu yıl Kanada Başbakanı Mark Carney'in ezber bozan çıkışına sahne oldu. Alışılagelmiş diplomatik nezaket cümlelerini bir kenara bırakan Carney, Batı dünyasının ve orta ölçekli güçlerin içinde bulunduğu durumu Vaclav Havel'in ünlü "manav" analojisiyle açıkladı.


KANADA BAŞBAKANI MARK CARNEY'İN DAVOS KONUŞMASI (TAM METİN)
"Bugün, dünya düzenindeki kopuştan, 'güzel bir hikâyenin' bitişinden ve büyük güçler arasındaki jeopolitiğin artık hiçbir sınıra tabi olmadığı acımasız bir gerçekliğin başlangıcından söz edeceğim.

Ama aynı zamanda şunu da savunuyorum: Kanada gibi orta ölçekli güçler çaresiz değildir. İnsan haklarına saygı, sürdürülebilir kalkınma, dayanışma, egemenlik ve devletlerin toprak bütünlüğü gibi değerlerimizi yansıtan yeni bir düzen kurma kapasitesine sahiptirler.

Daha az güçlü olanların gücü, dürüstlükle başlar.

Neredeyse her gün, büyük güç rekabeti çağında yaşadığımızı hatırlatıyoruz kendimize. Kurallara dayalı düzenin aşındığını. Güçlülerin istediklerini yaptığını, zayıflarınsa katlanmak zorunda kaldığını.

Thukydides’in bu sözü kaçınılmaz gibi sunuluyor – uluslararası ilişkilerin 'doğal mantığının' yeniden sahneye çıkışı gibi. Ve bu mantık karşısında ülkelerde güçlü bir eğilim doğuyor: uyum sağlamak, sorun çıkarmamak, itaatin güvenlik satın alacağını ummak.

Satın almayacak.

Peki, seçeneklerimiz neler?

Sonradan ülkesine Cumhurbaşkanı olan Çek muhalif Václav Havel 1978’de 'Güçsüzlerin Gücü' adlı bir deneme yazdı. Şu basit soruyu sordu: Komünist sistem kendini nasıl ayakta tutuyordu?

Cevabına bir manavla başladı. Bu dükkân sahibi her sabah vitrinine bir tabela asıyordu: 'Dünyanın bütün işçileri, birleşin!' Buna inanmıyordu. Kimse inanmıyordu. Ama yine de asıyordu – sorun çıkmaması için, uyum sinyali vermek için, hayatını kolaylaştırmak için. Ve her sokaktaki her dükkân sahibi aynı şeyi yaptığı için sistem sürüyordu.

Sistem sadece şiddetle değil, sıradan insanların içten içe yanlış olduğunu bildikleri ritüellere katılmasıyla ayakta kalıyordu.

Havel buna 'yalan içinde yaşamak' diyordu. Sistemin gücü hakikatinden değil, herkesin doğruymuş gibi davranmaya razı olmasından geliyordu. Kırılganlığı da aynı yerden doğuyordu: bir kişi bile bu oyunu bıraksa –manav tabelayı indirse– yanılsama çatlamaya başlıyordu.

Dostlar, şirketlerin ve ülkelerin tabelalarını indirme zamanı geldi.

On yıllar boyunca Kanada gibi ülkeler, 'kurallara dayalı uluslararası düzen' dediğimiz yapı sayesinde refah içinde yaşadı. Kurumlarına katıldık, ilkelerini övdük, öngörülebilirliğinden yararlandık. Onun koruması altında değer temelli dış politikalar izleyebildik.

Bu düzen hikâyesinin kısmen yanlış olduğunu biliyorduk. En güçlülerin işine geldiğinde kendilerini muaf tuttuğunu, ticaret kurallarının asimetrik uygulandığını, uluslararası hukukun, suçlanan ya da mağdurun kimliğine göre farklı sertlikte işletildiğini…

Ama bu kurgu işe yarıyordu ve özellikle Amerikan hegemonyası kamusal yarar sağlıyordu: Açık deniz yolları, istikrarlı bir finans sistemi, kolektif güvenlik ve uyuşmazlıkları çözmeye yarayan çerçeveler.

Biz de tabelayı cama astık. Ritüellere katıldık. Söylemle gerçeklik arasındaki farkları büyük ölçüde görmezden geldik.

Bu pazarlık artık işlemiyor.

Açık konuşayım: Bir geçiş döneminde değil, bir kopuşun içindeyiz.

Son yirmi yılda finans, sağlık, enerji ve jeopolitik alanlarında yaşanan krizler aşırı küresel bütünleşmenin risklerini çıplak biçimde ortaya koydu.

Daha yakın dönemde büyük güçler ekonomik bütünleşmeyi silah gibi kullanmaya başladı. Gümrük vergileri baskı aracı oldu. Finansal altyapı zorlama aracına dönüştü. Tedarik zincirleri istismar edilecek zafiyetler haline geldi.

Bütünleşme sizi bağımlı kılan bir şeye dönüştüğünde, 'karşılıklı fayda' yalanının içinde yaşayamazsınız.

Orta ölçekli güçlerin dayandığı çok taraflı kurumlar –DTÖ, BM, COP, yani kolektif sorun çözme mimarisi– tehdit altında.
Bu yüzden birçok ülke aynı sonuca varıyor: Enerjide, gıdada, kritik madenlerde, finansta ve tedarik zincirlerinde daha fazla stratejik özerklik geliştirmeliler.

Bu dürtü anlaşılır. Kendini besleyemeyen, enerjisini sağlayamayan, kendini savunamayan bir ülkenin pek seçeneği yoktur. Kurallar sizi korumuyorsa, kendinizi korumak zorundasınız.

Ama bunun nereye götürdüğünü de açık gözle görelim. Kalelerle dolu bir dünya daha yoksul, daha kırılgan ve daha sürdürülemez olur.

Bir başka gerçek daha var: Büyük güçler kurallar ve değerler iddiasından bile vazgeçip sadece güç ve çıkar peşine düşerse, 'işlemcilik'ten ('transactionalism') sağlanan kazançları sürekli tekrar etmek zorlaşır. Hegemonlar ilişkilerini sonsuza kadar paraya çeviremez.

Müttefikler belirsizliğe karşı çeşitlenir, sigorta yaptırır, seçenek artırır. Bu, egemenliği yeniden kurar – bir zamanlar kurallara dayanan egemenliği, artık baskıya dayanabilme kapasitesine bağlar.

Bu klasik risk yönetiminin bir bedeli var. Ama bu bedel, yani stratejik özerkliğin, egemenliğin maliyeti paylaşılabilir. Dayanıklılığa kolektif biçimde yatırım yapmak, herkesin kendi kalesini kurmasından ucuzdur. Ortak standartlar parçalanmayı azaltır. Tamamlayıcılıklar herkes için kazançtır.

Orta güçler için soru, bu yeni gerçekliğe uyum sağlayıp sağlamamak değildir. Sağlamak zorundayız. Soru, bunu sadece duvarları yükselterek mi yapacağız, yoksa daha iddialı bir şey mi deneyeceğiz?

Kanada uyanma çağrısını ilk duyanlardan biri oldu ve stratejik duruşunu kökten değiştirdi.

Kanadalılar, coğrafyamızın ve ittifaklarımızın otomatik olarak refah ve güvenlik sağladığı eski rahat varsayımın artık geçerli olmadığını biliyor.

Yeni yaklaşımımız, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb’ın dediği gibi **'değer temelli realizm'**dir – ya da başka bir deyişle, ilkeli ve pragmatik olmayı hedefliyoruz.

Egemenlik ve toprak bütünlüğü, BM Şartı’yla uyumlu olmadıkça güç kullanımının yasaklanması, insan haklarına saygı gibi temel değerlere bağlılıkta ilkeliyiz.

Ama aynı zamanda pragmatiğiz: ilerlemenin çoğu zaman kademeli olduğunu, çıkarların ayrıştığını, her ortağın değerlerimizi paylaşmadığını biliyoruz. Gözümüz açık biçimde, stratejik olarak geniş bir angajman içindeyiz. Dünyayı olduğu haliyle karşılıyoruz, olmasını dilediğimiz haliyle beklemiyoruz.

Kanada ilişkilerini, derinlikleri değerlerimizi yansıtacak şekilde ayarlıyor. Dünya düzeninin akışkanlığı, bunun doğurduğu riskler ve gelecekte ne olacağının önemi nedeniyle, etkimizi azami kılmak için geniş angajmanı önceliyoruz.

Artık sadece değerlerimizin gücüne değil, gücümüzün değerine de yaslanıyoruz.

Bu gücü içeride inşa ediyoruz.

Hükümetim göreve geldiğinden beri gelir, sermaye kazancı ve yatırımlar üzerindeki vergileri düşürdük; eyaletler arası ticaretteki tüm federal engelleri kaldırdık; enerji, yapay zekâ, kritik madenler, yeni ticaret koridorları ve daha fazlasına bir trilyon dolarlık yatırımı hızlandırdık.

On yılın sonuna kadar savunma harcamalarımızı iki katına çıkarıyoruz ve bunu yerli sanayimizi güçlendirecek şekilde yapıyoruz.

Dışarıda hızla çeşitleniyoruz. Avrupa Birliği ile kapsamlı bir stratejik ortaklık kurduk, Avrupa’nın savunma tedarik düzenlemesi SAFE’e katıldık.

Son altı ayda dört kıtada on iki ticaret ve güvenlik anlaşması imzaladık. Son günlerde Çin ve Katar’la yeni stratejik ortaklıklar kurduk. Hindistan, ASEAN, Tayland, Filipinler ve Mercosur’la serbest ticaret anlaşmaları müzakere ediyoruz.

Küresel sorunlara çözüm için 'değişken geometri' izliyoruz: farklı konular için, ortak değer ve çıkarlara göre farklı koalisyonlar.

Ukrayna konusunda 'Gönüllüler Koalisyonu'nun çekirdek üyesiyiz ve kişi başına düşen katkıda en büyük destekçilerden biriyiz.

Arktik egemenliği konusunda Grönland ve Danimarka’nın yanındayız, Grönland’ın geleceğini belirleme hakkını tamamen destekliyoruz. NATO’nun 5. Maddesine bağlılığımız sarsılmaz.

Kuzey ve Batı kanatlarını güçlendirmek için NATO müttefiklerimizle (Nordik-Baltık 8 dahil) çalışıyoruz; ufuk ötesi radarlar, denizaltılar, uçaklar ve sahadaki askerlerle tarihte görülmemiş yatırımlar yapıyoruz. Kanada, Grönland üzerinden uygulanan tarifelere karşıdır ve Arktik’in güvenliği ve refahı için odaklı görüşmeleri savunur.

Çok taraflı ticarette, Trans-Pasifik Ortaklığı ile Avrupa Birliği arasında köprü kurarak 1,5 milyarlık yeni bir ticaret bloğu yaratmayı savunuyoruz.

Kritik madenlerde, arzın tek elde toplanmasından çıkmak için G7 merkezli 'alıcı kulüpleri' kuruyoruz.

Yapay zekâda, hegemonlar ve dev teknoloji şirketleri arasında seçim yapmaya zorlanmamak için benzer düşünen demokrasilerle iş birliği yapıyoruz.

Bu safça bir çok taraflılık değil. Kurumlara yaslanan bir yaklaşım da değil. İşe yarayan koalisyonları, konu konu, yeterince ortak zemini olan ortaklarla kurmaktır.

Ve ticaret, yatırım, kültür alanlarında gelecekteki sınamalar için başvurabileceğimiz yoğun bir bağlantı ağı örmektir.

Orta güçler birlikte hareket etmek zorunda, çünkü masada değilsek menüdeyiz.

Büyük güçler tek başına gidebilir. Pazar büyüklükleri, askerî kapasiteleri, dayatma güçleri vardır. Orta güçlerin yoktur. Ama bir hegemonla sadece ikili pazarlık yaptığımızda, zayıflıktan pazarlık yaparız. Sunulanı kabul ederiz. Birbirimizle en uyumlu olma yarışına gireriz.

Bu egemenlik değildir. Boyun eğmeyi kabul ederken egemenlik performansı sergilemektir.

Büyük güç rekabeti dünyasında aradaki ülkelerin seçimi vardır: ya birbirleriyle gözde olma yarışı yapacaklar ya da etki yaratacak üçüncü bir yolu birlikte kuracaklar.

Sert gücün yükselişi bizi şuna kör etmemeli: meşruiyetin, bütünlüğün ve kuralların gücü –eğer birlikte kullanırsak– güçlü kalacaktır.

Bu da beni yeniden Havel’e getiriyor.

Orta güçler için 'hakikat içinde yaşamak' ne demektir?

Gerçeği adlandırmak demektir. 'Kurallara dayalı uluslararası düzen' hâlâ anlatıldığı gibi işliyormuş gibi konuşmayı bırakmak.

Adını koyalım: En güçlülerin ekonomik bütünleşmeyi baskı aracı olarak kullandığı, giderek sertleşen bir büyük güç rekabeti sistemi.

Tutarlı davranmak demektir. Aynı standartları dostlara da rakiplere de uygulamak. Bir yönden gelen ekonomik zorlamayı eleştirip, ötekinden gelince susarsak tabelayı camda tutuyoruz demektir.

İnandığımız şeyi inşa etmek demektir. Eski düzenin geri gelmesini beklemek yerine, anlatıldığı gibi işleyen kurumlar ve anlaşmalar kurmak.

Kanada, dünyanın istediği şeye sahip. Bir enerji süper gücüyüz. Devasa kritik maden rezervlerimiz var. Dünyanın en eğitimli nüfusuna sahibiz. Emeklilik fonlarımız dünyanın en büyük ve en sofistike fonları arasında. Sermayemiz, yeteneğimiz ve kararlı hareket edebilecek mali kapasiteye sahip bir devletimiz var.

Ve başkalarının özendiği değerlere sahibiz.

Kanada, işleyen çoğulcu bir toplumdur. Kamusal alanımız gürültülü, çeşitli ve özgürdür. Kanadalılar sürdürülebilirliğe bağlıdır.

Kaotik bir dünyada istikrarlı, güvenilir bir ortağız – uzun vadeli ilişkiler kuran ve onlara değer veren bir ortak.

Kanada’nın bir şeyi daha var: olup biteni görme ve buna göre hareket etme iradesi.

Bu kopuşun uyumdan fazlasını gerektirdiğini biliyoruz. Dünyayı olduğu gibi dürüstçe görmeyi gerektiriyor.

Tabelayı camdan indiriyoruz.

Eski düzen geri gelmeyecek. Yasını tutmamalıyız. Nostalji bir strateji değildir.

Ama bu kırılmadan daha iyi, daha güçlü, daha adil bir şey inşa edebiliriz.

Bu, kaleler dünyasından en çok kaybedecek ve gerçek iş birliği dünyasından en çok kazanacak olan orta güçlerin görevidir.

Güçlülerin gücü var. Ama bizim de bir şeyimiz var: rol yapmayı bırakma, gerçeği adlandırma, içeride gücümüzü inşa etme ve birlikte hareket etme kapasitesi.

Kanada’nın yolu budur. Açıkça ve özgüvenle bunu seçiyoruz.

Ve bu yol, bizimle birlikte yürümeye istekli her ülkeye açıktır."

Kara Kartal 21 Ocak 2026 21:25

MHP lideri Bahçeli, DEM Parti'nin Nusaybin'deki toplantısı esnasında sınır hattında Türk bayrağının indirilmesi olayına ateş püskürdü. "Bu şerefsiz eylemin birinci derece sorumlusu DEM Parti eş başkanlarıdır" diyen Bahçeli, partiye "PKK'nın yanında mısın, karşısında mı?" sorusunu yönelterek seçim yapma çağrısında bulundu.

DEM PARTİ'YE 3 KRİTİK SORU: "KARAR VERİN"
Bahçeli açıklamasında, DEM Parti'nin bir yol ayrımında olduğunu belirterek parti yönetimine net bir karar vermeleri gerektiğini söyledi. MHP Lideri, DEM Parti'ye şu üç soruyu yöneltti:

"PKK’nın kurucu önderinin yanında mı, yoksa karşısında mıdır?"

"Terörün yedeğinde mi duracak, yoksa terörsüz bir geleceğe hizmet mi edecektir?"

"Silah ve şiddetin yanında mı yer alacak, yoksa siyaset ve demokrasinin erdemine bağlı mı kalacaktır?"

"SİYONİZM'İN DEĞİRMENİNE SU TAŞIYORSUNUZ"
Sınır hattında yaşananları dış güçlerin bir oyunu olarak yorumlayan Bahçeli, DEM Parti'yi Kürt vatandaşları kışkırtmakla ve İsrail politikalarına hizmet etmekle suçladı.

Bahçeli, "DEM Parti Kürt kardeşlerimizi ajite etmekten, Siyonizm’in değirmenine su taşımaktan, küllenen ateşi maşa gibi karıştırmaktan derhal vazgeçmelidir. Sınır hattında Siyonist-emperyalist kumpas devreye girmiş ve al bayrağımız şerefsizce indirilmiştir" dedi.

SON UYARI: "MESELENİN ŞAKASI YOKTUR"
MHP Lideri açıklamasını, devletin ve milletin hassasiyetlerine dikkat çeken sert bir uyarıyla sonlandırdı: "Meselenin şakaya gelir yanı, hafife alınacak tarafı yoktur. Herkes aklını başına almalıdır."

Suriye sınırında yaşanan Türk bayrağının indirilmesi olayıyla ilgili adli soruşturmada yeni gelişme yaşandı.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, olayla bağlantılı olarak 14 kişinin gözaltına alındığını ve soruşturmanın devam ettiğini duyurdu.

Bakan Tunç, açıklamasında şunları söyledi:

"Dünkü olaylarla ilgili olarak başta Mardin ve Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılıklarımız olmak üzere gerekli adli soruşturmaları hemen başlattılar. Devam eden soruşturmalar var. 393 kişi hakkında işlem yapılmıştı. Bunlardan 35'i hakkında tutuklama kararı verildi. Şu anda 105 kişi hakkında gözaltı kararı var. 50 kişi hakkında da yakalamaya yönelik kararlar alındı.

Tabi burada özellikle Suriye hükümet güçleri ile SDG/YPG terör örgütü mensupları arasındaki çatışmaları bahane ederek ülkemizin değişik illerinde gerçekleştirilen gösteriler ve provokasyonlarla ilgil gerekli adli soruşturmalar yapılıyor.

Özellikle bayrak indirme olayıyla ilgili olarak da Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığımızın aldığı kararla 14 kişi gözaltına alınmıştır. Gözaltı süreçleri de devam ediyor. Burada özellikle bayrağı indirenlerin tespiti ile ilgili çalışmalar da devam ediyor."

77 GÖZALTI, 35 TUTUKLAMA
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç dün yaptığı açıklamada 356 şüpheli hakkında soruşturma yapıldığını, 35 kişinin tutuklandığını, 45 şüpheli hakkında adli kontrol tedbirleri uygulandığını, 77 kişinin gözaltı işlemlerinin devam ettiğini bildirmişti.

Öte yandan DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan da konuyla ilgili yaptıkları açıklamada "Türkiye toplumunun ortak değeri ve ülkenin sembolü olan bayrağa saygısızlık yapılması asla kabul edilemez" ifadelerini kullan

Kara Kartal 24 Ocak 2026 14:51

İran’da aylardır devam eden protesto dalgasında şiddetin dozu artarken, insan hakları örgütleri sarsıcı veriler paylaştı. İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı, olaylarda hayatını kaybedenlerin sayısının 5 bin eşiğini geçtiğini ve gözaltı sayısının 28 bine yaklaştığını duyurdu.
24/01/2026 12:09
AJANSLAR

Kara Kartal 26 Ocak 2026 00:23

Sosyal medyada ve siyasi gündemde dikkat çeken bir eylem, Dem Parti'nin saç örme olayı oldu. Parti milletvekilleri, Suriye'de terör örgütü Ypg üyesi bir kadının saçının kesilmesine tepki göstermek amacıyla protesto başlattı. Peki, DEM Parti'nin saç örme olayı nedir? DEM Partililer neden saç örme akımı düzenledi? Detaylar...

DEM PARTİ'NİN SAÇ ÖRME OLAYI NEDİR?
DEM Parti'nin saç örme olayı, Suriye'de yaşanan bir gelişmeye tepki olarak ortaya çıktı. Olay, Suriye'de terör örgütü YPG üyesi bir kadının saçının kesilmesine dayanıyor.

DEM Parti milletvekilleri, bu duruma karşı sembolik bir protesto yöntemi olarak saç örme eylemi başlattı. Eylem kapsamında, milletvekilleri saçlarını örerek sosyal medya üzerinden paylaştılar.

DEM Parti Meclis Başkanvekili Pervin Buldan, kadınların başlattığı bu saç örme eylemine destek vererek, kendi saçlarını ördüğü bir video paylaştı.

DEM Parti'nin saç örme olayı nedir? DEM Partililer neden saç örme akımı başlattı?
DEM PARTİLİLER NEDEN SAÇ ÖRME AKIMI DÜZENLEDİ?
DEM Partililer neden saç örme akımı düzenledi? sorusunun yanıtı, Suriye'deki YPG üyesi bir kadının saçının kesilmesine verdikleri tepkide yatıyor.

Haberler.com - Gündem

Aybüke öğretmenin saçının teli etmezsinizbyrk

Kara Kartal 02 Şubat 2026 00:13

Antalya ve Burdur 'da feci kaza 17 can kaybı

Ağır bilanço! İki kazada 17 can kaybı var!

Tekirdağ'dan Antalya'ya gelen Buzlu Turizm'e ait yolcu otobüsü, Döşemealtı ilçesi yakınlarındaki Antalya Kuzey Çevreyolu'nda virajı alamayıp devrildi. Kazada 10 kişi öldü, 24 kişi yaralandı. Yaralılardan 6'sının durumunun ağır olduğu kaydedildi. Feci kazada hayatını kaybedenler arasında Akdeniz Üniversitesi'nde öğrenim gören 3 öğrencinin bulunduğu öğrenildi. Öte yandan Burdur'da da korkunç bir kaza yaşandı. Antalya-Isparta kara yolunda iki otomobilin kafa kafaya çarpışması sonucu meydana gelen kazada ilk belirlemelere göre 7 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı

Allah rahmet eylesin, geride kalanlara sabır diliyorum mahcup000

Kara Kartal 06 Şubat 2026 16:07

Erzincan’ın Kemah ilçesinde 4.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi. 6 Şubat depremlerinin yıl dönümüne denk gelen sarsıntı, Trabzon, Ordu, Gümüşhane ve Erzurum gibi çevre illerde de hissedildi.
mahcup000
Geçmiş olsun Erzincan

Kara Kartal 09 Şubat 2026 18:37

Ankara'da polis memuru Melih Okan Keskin'in (44) araç muayene istasyonundaki kavgada hayatını kaybettiği olaya ilişkin gözaltına alınıp 2’si tutuklanan 1’i de adli kontrolle serbest bırakılan 3 şüphelinin ifadeleri ortaya çıktımahcup000

DHA'nın haberine göre Batıkent Şehit Ramazan Çağlar Polis Merkezi Amirliği'nde görevli polis memuru Melih Okan Keskin, pazartesi günü otomobilini rutin muayene kontrolünden geçirmek için Yenimahalle ilçesi İvedikköy Mahallesi'ndeki araç muayene istasyonuna götürdü.

Burada polis memuru Keskin ile istasyon çalışanları arasında önce tartışma, ardından da kavga çıktı. Kavgada Keskin, çalışanlar tarafından darp edildi. Gazi Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırılan ve beyin kanamış geçirdiği tespit edilen Melih Okan Keskin, 3 gün sonra hayatını kaybetti. Olayla ilgili araç muayene istasyonu çalışanları Y.K., M.Y. ve S.A. gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilip, mahkemeye çıkarılan şüphelilerden S.A. ve M.Y. tutuklandı, Y.K. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

OLAYA KARIŞANLARIN İŞ AKDİ FESHEDİLDİ"
Öte yandan olaya ilişkin TÜVTÜRK'ten açıklama yapıldı. Açıklamada, olaya ismi karıştığı tespit edilen kişilerin iş akdinin feshedildiği ve ayrıca iç soruşturmanın devam ettiği belirtildi.
///////

Bıktık vallahi bıktık şu hırsız heriflerden. Araç muayenelerinde neele neler yaşadım. Kafasına göre muayeneden geçti kaldı. İstedikleri paralar, tripleri vallahi canımıza kastediyorlar. Kapatılsın. Karayolları yapsın. Bu nedir? Bıktık pislik insanalrdan. Çalışanların çoğu sabıkalı, tipler. Ne beklicen. Direk dalmış. Tutanaklarda yok küfretti yok vuracak sandım. Sinirden disklerimi sıkıyorum ya.
Allah rahmet eylesin. Hepimiz potansiyel saldırıya uğrayacaklar sirasindayiz sadece siramiz gelmedi mahcup000
Olan temizlere oluyor Allah rahmet etsin

Kara Kartal 09 Şubat 2026 18:38

Sayın yetkililer! Polisimi darp ederek ölümüne sebeb olan, #TuvTürk ü istemiyoruz. Araç Muayene lerini bu şirketten derhal alın


SAAT: 20:05

vBulletin® Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

User Alert System provided by Advanced User Tagging v3.2.6 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2026 DragonByte Technologies Ltd.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327