Medineweb Forum/Huzur Adresi

Medineweb Forum/Huzur Adresi (https://www.forum.medineweb.net/)
-   Gündem/ Manşetler (https://www.forum.medineweb.net/835-gundem-mansetler)
-   -   İran'da Neler Oluyor? (https://www.forum.medineweb.net/gundem-mansetler/39235-iranda-neler-oluyor.html)

Hâdimul İslam 11 Ocak 2026 23:41

İran'da Neler Oluyor?
 
İRAN'DA NELER OLUYOR?

İran’da son dönemde ekonomik sıkıntılar, yüksek enflasyon ve işsizlik nedeniyle başlayan toplumsal huzursuzluk yeniden sokaklara yansıdı. Başta ekonomik taleplerle ortaya çıkan protestolar, kısa sürede siyasi eleştirilere dönüştü. Güvenlik güçlerinin sert müdahaleleri, gözaltılar ve internet kısıtlamaları dikkat çekerken, yönetim göstericilerin ekonomik söylemlerine hak verdi.

Ülkenin birçok kentine yayılan gösterilerde ölen ya da yaralananlara ilişkin resmi açıklama yapılmazken HRANA, 10 Ocak'ta (gösterilerin 14. gününde) yayımladığı raporda, 37'si emniyet görevlisi ve 4'ü sağlık çalışanı olmak üzere 116 kişinin hayatını kaybettiğini, 2 bin 600'ü aşkın kişinin yaralandığını, 2 bin 638 kişinin de gözaltına alındığını belirtmişti.

28 Aralık 2025'te ülkedeki yerel para biriminin döviz karşısındaki yüksek değer kaybı ve ekonomik sorunlar nedeniyle Tahran Büyük Çarşı'da esnafın başlattığı ve ardından ülke geneline yayılan gösterilerde hayatını kaybedenlerin sayısını 538 olarak açıklarken; İran yönetimi tarafından konuya ilişkin resmi açıklama henüz gelmedi.

ÖLENLERİN 48'İ EMNİYET GÖREVLİSİ

Gösteriler boyunca 10 bin 600'den fazla kişinin gözaltına alındığını bildiren açıklamada, son iki haftada 490'ı gösterici, 48'i emniyet görevlisi olmak üzere toplam en az 538 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı.

Hâdimul İslam 11 Ocak 2026 23:48

İran Cumhurbaşkanı: Halkı dinlemeye hazırız
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ülke çapında günlerdir süren protestolara ilişkin yaptığı açıklamada, hükümetinin halkın ekonomik sorunlarını çözmeye kararlı olduğunu ve hükümetin halkı dinlemeye hazır olduğunu söyledi. "İran'ın düşmanları 12 günlük savaştan sonra 'kaos ve düzensizlik yaratmak' istiyor" diyen Pezeşkiyan, ABD ve İsrail'i suçladı.

İran'ın başkenti Tahran'da 8 Ocak'ta şiddetlenen protestolar sırasında çıkan olaylarda protestocular arasındaki gruplar tarafından çok sayıda otobüs ve ambulansın yanı sıra 24 ev, 25 cami ve 2 hastane ile 26 bankanın da aralarında olduğu kamu binalarının kundaklandığı ve tahrip edildiği açıklanmıştı.

Tahran yönetimi internet erişimini engellerken, ülke içinde ve Avrupa’daki bazı İran Büyükelçilikleri önünde rejim karşıtı gösteriler devam ediyor.

İran devlet televizyonuna göre, Kalibaf, mecliste milletvekillerine hitabında ülkedeki son gelişmeler ve sokak gösterilerini değerlendirdi.

Kalibaf, "ABD'nin askeri bir saldırı düzenlemesi halinde, hem İsrail hem de ABD'nin askeri ve denizcilik merkezleri bizim için meşru hedef olacaktır." dedi.
TERÖRİSTLERLE SAVAŞIYORUZ"
ABD ve İsrail'in rejim muhalifi göstericileri desteklediğine işaret eden Kalibaf, "Düşmanlar, 12 gün savaşında ülke içi teröristleri harekete geçirmeyi planlamışlar ama başarılı olamamışlardı. Şimdi, ülke içi teröristleri harekete geçirdiler. Teröristlerle savaşıyoruz.

Hâdimul İslam 12 Ocak 2026 00:43

Dünya basınının âdetidir: Her sene en az bir defa, “İranlılar sokağa döküldüler... Molla rejimi bu defa yolcu...” gibisinden başlıklar verirler, bu haberler birkaç gün devam eder ama İran’da sokaklar sakinleşir ve herşey eskisi gibi devam eder, gider.

Avrupa ve Amerika basınında ve TV’lerde günlerdir yine bu haberleri okuyup seyrediyoruz.

Batı basını bu yola girer de Türk basını peşlerine takılmadan durur mu? Gazetelerimiz, TV’lerimizin haber bültenleri ve internetteki haber siteleri günlerdir “Molla gidiyor!...” yaygarası yapıp duruyorlar.

Yerli ve yabancı basının âdetidir: İran’da küçük çaplı, hatta siyasî olmayan bir karışıklık bile çıksa, birkaç kişi bambaşka bir sebepten, meselâ para yüzünden birbirine girse ve bu küçük çaplı didişmelerin görüntüleri de varsa âlâ ki ne âlâ! “Molla yolcuuu!..” manşetleri hazırdır.

İran’da son birkaç günden buyana hakikaten birşeyler oluyor ama sebep rejime muhalefet değil, çekilen maddî sıkıntılar ve ambargo yüzünden yaşanan açlık... Olup bitenler yukarıda sözünü ettiğim pek küçük çaplı hadiselerden sayılmazlar ama rejimi gönderebilecek boyutta da hiç değiller. Hele geçmişteki protestolar ile mukayese edildiklerinde, özellikle de Şah’ın gitmesi ile neticelenen 1979’daki başkaldırı ile karşılaştırıldıklarında öyle büyük gösteri bile sayılmazlar.

Bir sosyal hareketin rejime son verecek devrim halini alması için, kitleleri sürükleyecek bir liderin mevcudiyeti şarttır. İran’da 1953 olaylarının, 1963’ün 5 Haziran’ındaki “15 Hordad Ayaklanması”nın ve 1979’da gelen İslâm Devrimi’nin liderleri bellidir: Musaddık ile Humeynî...

ŞAH’IN HİÇBİR İŞE YARAMAYAN OĞLU...
Ama, İran’da bugün yaşanan ve “başkaldırı” olduğu söylenen olaylarda lider mevcut değildir. Ülkenin son Şah’ının oğlu olan ama kırk küsur senedir pek ortalarda gözükmeyen Rıza Pehlevi’nin liderlik karizması olmaması bir yana, yakınlarının söylediklerine bakılırsa kitleleri az da olsa sürükleme yeteneğine hiç sahip değildir. Son olayların ardından mal bulmuş magribî gibi ortaya çıkmış, dağınık gösterilerin rejime son verecek hareketler hâlini alması için elinden geleni yapmış ve tamamen Amerikan politikasının destekçisi olmuştur ama bütün bu çabaları boştur, zira İranlılardan destek görmemektedir.

Rıza Pehlevî’nin nafile çabaları bir yana, İran’da İslam Cumhuriyeti’nin yerine Şah rejiminin gelmesi bundan böyle zaten mümkün değildir. Zira, toplumun arzuları artık farklıdır ve halkın beklentileri 1970’li senelerdeki isteklerden çok farklıdır. Öncelik ekonomik sıkıntıların son bulması ve kısmen de olsa özgürlük talepleridir, rejimin değişmesi arzusu ise ikinci plâna geçmiştir.

Sık sık karışan ama hiçbir sonuç vermeyen sokak hareketlerinin yaşandığı İran bundan yedi sene önce de karışmış ve Amerikan Başkanı Donald Trump bütün İranlılar’ı rejime başkaldırmaya çağırmıştı ama netice ne oldu? Hiç!.. Trump’ın çağrısı rejime muhalif olan fakat aklı başında ve şuur sahibi İranlılar arasında ters tepti, kendi içlerinde hesaplaşmayı dış desteğe tercih ettiler ve sokak hareketleri söndü, gitti...

Seneler önce de yazmıştım: Mevcut rejimin geleceğinin ve değişme zamanının geldiğinin işareti, Tahran’ın “Bazar” denen Kapalıçarşı’sındaki dükkânların kepenklerini indirmeleridir. “Bazârî”ler, yani çarşı esnafı kepenklerini indirdiği an, yeni bir rejim gelmek üzere demektir ama Tahran Çarşısı’nda şu anda tek tük dükkân kapatılması sokak hareketlerine geniş çaplı destek mânâsına gelmez.

Günümüz İran’ı rejim değişikliğinin henüz çok uzağındadır ve hem iç, hem de dış basındaki “Mollalar gidiyoooor!..” haykırışları lâf-ı güzaftan ibarettir!
Murat Bardakçı

Hâdimul İslam 12 Ocak 2026 00:49

Bu dalga neden şimdi çıktı?
2025’in son günlerinden itibaren yükselen bu dalganın ana tetikleyicisi ekonomik sıkıntılar.

Riyalin değer kaybı, yüksek enflasyon ve eriyen alım gücü özellikle sabit gelirli kesimleri vuruyor.

Gündelik hayatın yükü ağırlaştığında, sokak siyaseti daha görünür olur.

Ama bu dalgayı sadece ekonomiyle açıklamak eksik kalır.

Çünkü protestoların çok hızlı biçimde rejimin üst kademelerini hedef alan bir dile evrildiği görülüyor.

Burada kritik ayrım şu:

Ekonomik şikâyetler kısa vadeli pansumanlarla “yönetilebilir” gösterilebilir.

Siyasal şikâyetler ise meşruiyet tartışmasını açar.

Meşruiyet tartışması açıldığında, güvenlik refleksi sertleşir.

Bu sertliğin bir yüzü sokakta, diğer yüzü anlatı yönetiminde görülür.

Devlet neden korku diline bu kadar yükleniyor?
fullscreen
Devlet neden korku diline bu kadar yükleniyor?
Devletin teknik problemi şudur:

Kalabalığı dağıtmak mümkün.

Peki kalabalığın anlattığı hikâyeyi nasıl dağıtacaksın?

İşte burada korku ve tehdit söylemi devreye girer.

Protesto “hak arayışı” değil, “düzen bozma” olarak adlandırılır.

“Fitne”, “ajan”, “yabancı operasyonu” gibi etiketlerle protestocu, yurttaşlıktan çıkarılır.

Mesaj nettir:

“Bu iş büyürse kaos olur.”

İnternet kısıtlamaları bu söylemin tamamlayıcısıdır.

Doğrulama zorlaştıkça söylenti büyür.

Söylenti büyüdükçe kaos hissi artar.

Kaos hissi arttıkça güvenlik önlemleri daha makul görünür.

Bu, otoriter rejimlerin ezbere bildiği bir mekanizmadır.

Kısa vadede işe yarayabilir.

Ama uzun vadede “devlet bizi dinlemiyor” duygusunu derinleştirir.

Bu da yeni dalgaların zeminini hazırlar.

ABD ve İsrail faktörü: Sebep mi, çarpan mı?
İran söz konusu olunca dış faktörleri yok saymak mümkün değil.

ABD yaptırımları, İsrail-İran gerilimi, bölgesel çatışmalar, siber saldırılar…

Bunların hepsi gerçek.

Ve devletin “dış tehdit” anlatısını kurmasını kolaylaştırıyor.

Ancak dengeli okuma şunu ayırmak zorunda:

“Dış tehdit var” demek,

“Protestolar dışarıdan yönetiliyor” demek değildir.

Bu ikinci cümle bir güvenlikleştirme hamlesidir.

İç talepleri konuşmak yerine “düşmanla mücadele” başlığı açar.

Dış faktörleri en iyi sebep değil, çarpan olarak düşünmek açıklayıcı olur.

Peki şimdi ne olur?

İran’daki bu dalganın kısa vadede nereye evrileceğini tek cümleyle söylemek zor. Çünkü mesele sadece sokakta kaç kişinin olduğu değil; ekonomiden güvenlik aygıtına kadar uzanan birden fazla dinamik aynı anda işliyor.

Bu yüzden “ne olur?” sorusuna verilebilecek en dürüst cevap şu:

Her şey üç kritik başlıkta yaşanacak gelişmelere bağlı.

Ekonomi: Kıvılcım sönse bile zemin duruyor mu?

Rejim kısa vadede bazı pansuman adımlarla tansiyonu düşürmeye çalışabilir:

geçici destekler, sınırlı zamlar, söylem değişiklikleri…

Ancak İran ekonomisinin temel sorunları —yüksek enflasyon, para biriminin değer kaybı, yaptırımların yarattığı baskı ve gelir dağılımındaki bozulma— çözülmeden kalırsa, bu sadece mevcut dalganın değil, bir sonraki dalganın da altyapısını hazırlar.

Başka bir deyişle:

Bugünkü protesto durabilir; ama “neden durdu?” sorusuna kalıcı bir cevap üretilmezse, yeni bir kıvılcım için zemin korunur.

Eylem biçimi: Sokak mı, hayatı durduran adımlar mı?

Sokak protestoları sembolik açıdan güçlüdür; görünürlük sağlar, dikkat çeker.

Ama rejimler genellikle bu tür eylemleri bastırmayı öğrenmiştir.

Asıl maliyet artışı, protesto sokaktan çıkıp ekonomik hayatı yavaşlatan biçimlere evrildiğinde ortaya çıkar. Grevler, iş bırakmalar, piyasayı aksatan kolektif tepkiler devlet açısından daha zor yönetilir.

Bu noktada kritik soru şudur:

Tepki, “öfke gösterisi” olarak mı kalacak, yoksa gündelik hayatın işleyişini etkileyen bir basınca mı dönüşecek?

Bu geçiş gerçekleşirse, devletin manevra alanı daralır.

Güvenlik aygıtı: En kırılgan eşik

Otoriter rejimler çoğu zaman sokaktan çok, elit içi çatlaklardan sarsılır.

Güvenlik aygıtı, bürokrasi ve siyasal elitler arasında görüş ayrılıkları derinleştiğinde, protestoların etkisi katlanır.

Ancak burada da bir uyarı yapmak gerekir:

Bu tür çatlaklar dışarıdan bakıldığında her zaman net biçimde görünmez.

“Yarın olur” demek kolaycılık olur; ama “hiç olmaz” demek de İran siyasetinin tarihini yok saymak olur.

Özetle:

İran’daki bu dalganın kaderi, sadece sokaktaki kalabalığa değil;

ekonomik nefes alma kapasitesine, protestonun aldığı biçime ve güvenlik aygıtının bütünlüğüne bağlı.

Ve bu üç başlık, İran’da genellikle aynı anda sakinleşmez.

Sonuç

İran’daki protestoları ne sadece “ekonomik isyan”,

ne sadece “rejim karşıtı devrim”,

ne de sadece “dış güç operasyonu” olarak okumak yeterlidir.

Asıl mesele, bu protestoların otoriter bir rejimde nasıl hızla bir korku nesnesine dönüştürüldüğüdür.

Devlet bir hikâye anlatır:

“Düşman var, tehdit var, fitne var.”

Toplum başka bir hikâye anlatır:

“Geçim zor, gelecek belirsiz, sesimiz duyulmuyor.”

İran siyasetinin bugünkü gerilimi,

bu iki hikâyenin birbirini ikna edememesinden doğuyor
Prof.Dr. Ş. Dinçhan


SAAT: 04:24

vBulletin® Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

User Alert System provided by Advanced User Tagging v3.2.6 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2026 DragonByte Technologies Ltd.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327