![]() |
Hangi Kaçışta Kıyamete Yakalanacaksın? HAZIR OL!; AZ SONRA! "Kıyamet ne zaman?", diye sorma! Uzak sanma!: Az sonra! Birazdan! Bir doğum sonra! Bir nefes sonra! Bir günah sonra! Bir hayr sonra! Bir şer sonra! Bir zalim sonra! Bir mazlum sonra! Bir kibir sonra! Bir âh sonra! Bir sevinç sonra! Bir hüzün sonra! Bir telaş sonra! Bir "yarın hallederim" den sonra! Bir "daha vakit var" dan sonra! Bir "insanlar ne der?" den sonra! Bir "onsuz yaşayamam!" dan sonra! Bir aşkın başlangıcı, bir sevdanın sonundan sonra! Bir düş, bir düşüş sonra! Bir yıkılış, bir kalkış sonra! Bir yetim sonra! Bir iyilik sonra! Bir ihmal, bir ihlal sonra! Bir direnç sonra! Bir haz, bir hız, bir acele sonra! Bir kayıp, bir kazanç sonra! Bir müşkül sonra! Bir dert sonra! Bir çiçeğin, toprağın altından başını uzatmasından sonra! Bir yaprağın sararıp dalından koptuğu andan sonra! Bir bahar sabahı, bir yaz sonu, bir güz bitimi, bir zemheri ayazından sonra! Bir fırtına, bir yağmur, bir tufan, bir hazan, bir gün doğumu, bir gün batımı, bir kelebeğin kanat çırpışı, bir serçenin tedirginliği, bir filin irkildiği, bir güç sahibinin kibri, bir acizin hüznü, bir müşriğin şirki, bir münafığın nifakı, bir muvahhidin "Lâ" sı, bir hayalin sonu, bir bebeğin doğumu, bir hastanın sabaha dair bitimsiz umudu; tüm bunların hemen önünden veya arkasından, sırasından, tam ortasından sonra! Bir ân sonra! Bir bitiş, bir başlangıç sonra! Sen hazır ol!: Hemen! Az sonra! Sakın ola ki kıyametten korkma!: Sadece "o ân" nerde ve kimlerle, kimin ahında veya duasında, kimin umudunda veya bedduasında, neyin imarında veya yıkımında, neyi mamur ederken veya tarumar ederken, neyin buğzunda veya duyarsızlığında, hangi hasbîlikte veya hesabîlikte, hangi putun eteğinde veya hangi yetimin yüreğinde olduğuna, olacağına dair kaygılan. Allah'tan kaçarken mi, yoksa Allah'a kaçarken mi yakalanacaksın? Sadece bunu dert edin! Ramazan Yaman |
Ve unutma… Kıyamet sadece göklerin yarılması, dağların savrulması değildir. Kıyamet, senin için perdenin aralanmasıdır. Bir gün, bir an, bir bakış… Bir sözün ardından, bir susuşun içinde… Bir kalbi kırdığın anda… Ya da bir yetimi sevindirdiğin vakit… Ansızın… Ne kaçacak yer kalır, ne saklanacak gölge. Ne “sonra yaparım” kalır, ne “biraz daha vaktim var” avuntusu… Çünkü o an geldiğinde, niyetin konuşur, kalbin şahitlik eder, amelin ortaya dökülür. Ve sen… Ya bir duanın içinde yakalanırsın, ya da bir ahın tam ortasında… Ya bir secdede bulunursun, ya da bir gafletin koynunda… İşte asıl mesele budur: Kıyamet sana ne zaman gelecek değil, sen kıyamete hangi hâlinle çıkacaksın? Öyleyse şimdi… Bir adım geri dur. Bir nefes al. Bir kalbine bak. Kimin hakkı var üzerinde? Kimin duası, kimin bedduası taşıyor seni? Ve sor kendine: Eğer şimdi yakalansaydım… Allah’a doğru mu koşuyordum, yoksa O’ndan mı kaçıyordum? |
| SAAT: 02:07 |
vBulletin® Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
User Alert System provided by
Advanced User Tagging v3.2.6 (Lite) -
vBulletin Mods & Addons Copyright © 2026 DragonByte Technologies Ltd.