Medineweb Forum/Huzur Adresi

Medineweb Forum/Huzur Adresi (https://www.forum.medineweb.net/)
-   Sürelerin Nuzul Sebepleri (https://www.forum.medineweb.net/204-surelerin-nuzul-sebepleri)
-   -   Muhammed Süresi İniş(Nüzul) Sebebi Rivayetleri (https://www.forum.medineweb.net/surelerin-nuzul-sebepleri/10404-muhammed-suresi-inisnuzul-sebebi-rivayetleri.html)

MERVE DEMİR 17 Mart 2009 12:54

Muhammed Süresi İniş(Nüzul) Sebebi Rivayetleri
 
Muhammed Süresi Nüzul Sebebi

İbn Hibetullah'ın Dahhâk ve Saîd ibn Cübeyr'den rivayetinde sûrenin mekkî olduğu belirtiliyorsa da Mücâhid, Mukâtil, Katâde ve İbn Abbâs'a göre Medine'de ve Hadîd Sûresinden sonra nazil olmuştur. Çoğunluğun görüşü budur.[1]
Yalnız İbn Abbâs ve Katâde'den gelen bir rivayete göre "Nice kasabaları helak ettik ki onlar, seni sürüp çıkaran kasabadan daha kuvvetli idiler ve onlara yardım eden de bulunmadı." (âyet: 13) âyet-i kerimesi Mekke-Medine arasında nazil olmuştur[2] ki ilerde gelecektir.[3]
Âyetlerinin adedi, otuz sekizdir. [4]

1. Küfredip de Allah yolundan alıkoyanların amellerini Allah boşa çıkarır.
2. İman edip salih ameller işleyenlerin, Muhammed'e indirilene -ki o, Rablarından olan haktır.- inananların kötülüklerini örter ve durumlarını ıslah eder.

Ayetin nüzul sebebi ile ilgili rivayetler:
1- İbn Ebî Hâtim'in İbn Abbâs'tan rivayetinde o "Küfredip de Allah yolundan alıkoyanların amellerini Allah boşa çıkarır." âyet-i kerimesinde zikredilenler Mekke ehlidir ve onlar hakkında nazil olmuştur. "İman edip salih ameller işleyenler..." ise ensardır." demiştir.[5]
2- İbn Abbâs der ki: "Küfredip de Allah yolundan alıkoyanların amellerini Allah boşa çıkarır." âyet-i kerimesi, Bedr'de müşrik ordusunu doyuranlar hakkında nazil olmuştur. Bunlar: Ebu Cehl, el-Hâris ibn Hişâm, Rabîa'nın oğulları Utbe ve Şeybe, Halefin oğulları Übeyy ve Ümeyye, Haccâc'ın oğullan Münebbih ve Nübeyh, Ebu'l-Bahterî ibn Hişâm, Zem'a ibnu'l-Esved, Hakîm ibn Hizam ve el-Hâris ibn Amir ibn Nevfel'dir.[6]
3- Aşikardır ki, burada sebebin hususiliğini değil, lafzın umumi*liğini dikkate almak gerekir. Çünkü, âyet-i kerimeler tüm kâfirlere ve tüm mü'minlere şamildirler.[7]

4....Allah yolunda öldürülenlere gelince; Allah onların amellerini asla boşa çıkarmaz.

Bişr kanalıyla Katâde'den rivayete göre bu âyet-i kerime Uhud Gazvesi günü müslümanlar arasında birçok ölü ve yaralı varken ve Rasûlullah (sa) Şi'b'de iken nazil olmuştur.[8] Yine bu sûredeki "İşte böyle; çünkü Allah iman etmiş olanların Mevlâsı'dır. Kâfirlere gelince; onların mevlâları yoktur." (âyet: 11) âyet-i kerimesi de aynı yerde müşriklerin: "Bu gün Bedr'e bir karşılıktır. Bizim Uzzâ'mız var, sizinse Uzzâ'nız yok." demesi üzerine Hz. Peygamber (sa)'in de: "Onlara: Allah bizim mevlâmızdır; sizinse mevlânız yok, deyiniz." buyurduklarında nazil olmuştur.[9]

11- Bu, Allah'ın inananların yardı-cısısı olmasından dolayıdır. Kâfirle*re gelince, onların yardımcıları yoktur.

Katade şöyle demiştir.
“Bu ayet, Uhud savaşında, Peygamber (s.a.) "Şe'b" denilen yerde iken nazil olmuştur. Müşrikler müminlere şöyle bağırmışlar*dı:
“Harp nöbetledir. Bedir'de siz üstündünüz. Bugün ise izzet bizimdir, siz perişansınız, izzetiniz kalmamıştır.” Bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.) ashabına şöyle demiştir:
"Allah bizim dostumuzdur. Sizin asla dostunuz yoktur, deyiniz." Bu daha önce geçmiştir.[10]

13. Nice kasabaları yok ettik ki onlar, seni sürüp çıkaran kasabadan daha kuvvetli idiler ve onlara yardım eden de bulunmadı.

Ebu Yala ve İbni Ebi Hatim'in İbn Abdi'1-A'lâ kanalıyla İbn Abbâs'tan rivayete göre Hz. Peygamber (sa) hicret için Mekke'den (Sevr) mağarasına doğru yola çıktığında Mekke'ye dönmüş ve:
"Sen, Allah'a beldelerin en sevgilisisin. Ve sen bana, Allah'ın beldelerinin en sevgilisisin. Şayet müşrikler beni senden çıkarmasalardı elbette senden çıkmazdım. Düşmanların Allah'a en çok isyan edeni elbette Hareminde Allah'a isyan eden, katilinden başkasını öldüren veya cahiliye davası güdendir." demiş ve işte bunun üzerine Allah Tealâ bu âyet-i kerimeyi indirmiştir.[11]
Buna göre medenî olan bu sûre içinde bu âyet-i kerime mekkî'dir.[12]

16. Onların arasında seni dinleyenler vardır. Nihayet senin yanından çıkınca kendilerine ilim verilmiş olanlara: "Az önce ne demişti?" diye sorarlar. İşte bunlar, Allah'ın kalblerini mühürlediği ve kendi heveslerine uymuş olan kimselerdir.

Ayetin nüzul sebebi ile ilgili rivayetler:
1- İbnu'l-Münzir'in İbn Cüreyc'den rivayetinde o şöyle anlatıyor:
Mü'minler ve münafıklar Hz. Peygamber (sa)'in meclisinde oturur, onu dinlerler; mü'minler dinlediklerini anlayıp bellerken münafıklar dinler ama bellemezler, sonra O'nun yanından çıktıklarında da mü'minlere:
"Biraz önce Muhammed ne demişti?" diye sorarlardı. İşte bunun üzerine
"Onların arasında seni dinleyenler vardır..." âyet-i kerimesi nazil oldu.[13]
2- Mukatil'in rivayetine göre: Peygamber (s.a.) hutbe irad eder ve bu hut*besinde münafıkları kınayarak uyarırdı. Münafıklar mescidden çıkınca İb*ni Mesud’a alaylı bir şekilde
"Muhammed az önce ne dedi?" diye sorarlardı. [14]
3- İbni Abbas da şöyle demiştir: “Aynı sorular bana da sorulmuştur.”[15]

32. Muhakkak ki o küfredip de Allah yolundan alıkoyanlar ve kendilerine hidayet belli olduktan sonra O Rasûl'e karşı gelenler, Allah'a hiçbir zarar veremiyeceklerdir. O, bunların amellerini boşa çıkaracaktır.

Ayetin nüzul sebebi ile ilgili rivayetler:
1- Süddî bu âyet-i kerimenin el-Hâris ibn Süveyd ve Vahvah el-ensârî haklarında nazil olduğunu; bu ikisinin irtidad ettiklerini, Hâris'in daha sonra pişman olarak dönüp Hz. Peygamber (sa)'e geldiğini, diğerinin ise küfründe musir olarak öldüğünü söylemiştir[16]
2- İbn Abbâs ise Bedr Gazvesinde müşrik ordusunun iaşesini üstlenenler hakkında nazil olduğunu söyler.[17]

33. Ey iman etmiş olanlar, Allah'a itaat edin, Rasûlü'ne itaat edin ve amellerinizi boşa çıkarmayın.

Ayetin nüzul sebebi ile ilgili rivayetler:
Bu ayet, Allah'ın emirlerinde Peygamber (s.a.)'in sünnetinde, Allah ve Rasulüne devamlı itaat etme noktasında müminlere bir hitaptır. [18]
1- İbn Ebî Hâtim'in ve İmam Muhammed ibn Nasr el-Mervezî'nin Kitâbu's-Salât'da Ebu'l-Aliye'den rivayetinde o şöyle demiştir: Rasûlullah (sa)'ın ashabı, şirkle birlikte güzel amellerin fayda vermediği gibi lâ ilahe illallah'la (yani imanla) birlikte günahlar bir zarar vermez sanırlardı. İşte bunun üzerine bu âyet-i kerime nazil oldu.[19]
2- Daha önce (Nisa Sûresinin 48. âyetinin nüzul sebebinde) geçtiği üzere İbn Nasr, İbn Cerîr ve İbn Merdûye'nin İbn Ömer'den rivayetle tahric ettikleri bir haberde o şöyle anlatıyor: Biz, Muhammed (sa)'in ashabı "Ey iman etmiş olanlar, Allah'a itaat edin, Rasûlü'ne itaat edin ve amellerinizi boşa çıkarmayın." âyet-i kerimesi nazil olana kadar bütün iyi amellerin makbul olduğunu sanırdık. Bu âyet inince:
"Acaba bizim amellerimizi boşa çıkaran nedir? Herhalde cehennemi vacip kılan büyük günahlar ve fuhşiyyattır." dedik. Büyük günahlardan birini birisinin işlediğini gördüğümüzde:
"Eyvah şimdi helak oldu." demeye başladık da bunun üzerine
"Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bundan ötesini ise dilediğine bağışlar." (Nisa, 4/48,116) âyet-i kerimesi nazil olunca böyle demeyi de bıraktık ve büyük günah işleyen birini gördüğümüzde onun hakkında korkmaya, bunlardan bir şey işlemeyen hakkında da umutlu olmaya başladık.[20]

34- İnkâr edip de Allah yolundan alıkoyanları ve sonra da kâfir olarak ölenleri Allah asla bağışlamaz.

Bu ayet Bedir kuyusu yanındaki müş*rikler hakkında nazil olmuştur. Onların savaşçıları öldürülüp kuyunun içi*ne atılmıştır. [21]

==============================
[1] İbnu'l-Cevzî, age. VII,395. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/803.
[2] Kurtubî, age. XVI,148. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/803.
[3] Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/803.
[4] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/595.
[5] Suyûtî, Lübâbu'n-Nukûl, II,117. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/803. İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/595-596; Hakim; Abdulfettah El-Kâdi, Esbab-ı Nüzul, Fecr Yayınevi: 373. Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir, Risale Yayınları: 13/318.
[6] Kurtubî, age. XVI,148. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/803. Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir, Risale Yayınları: 13/318.
[7] Abdulfettah El-Kâdi, Esbab-ı Nüzul, Fecr Yayınevi: 373.
[8] Taberî, age. XXVI,28. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/804. İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/596.
[9] Kurtubî, age. XVI,155. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/804. İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/597; İbn Ebi Hatim; Abdulfettah El-Kâdi, Esbab-ı Nüzul, Fecr Yayınevi: 374. Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir, Risale Yayınları: 13/323-324.
[10] Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir, Risale Yayınları: 13/333.
[11] Taberî, age XXVI,31. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/804. Ebu Ya’la; İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/597; Abdulfettah El-Kâdi, Esbab-ı Nüzul, Fecr Yayınevi: 375. Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir, Risale Yayınları: 13/333.
[12] Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/804.

[13] Suyûtî, Lübâbu'n-Nukûl, II,119. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/804. İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/598; Abdulfettah El-Kâdi, Esbab-ı Nüzul, Fecr Yayınevi: 375. Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir, Risale Yayınları: 13/343.

[14] Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir, Risale Yayınları: 13/343.

[15] Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir, Risale Yayınları: 13/343.

[16] İbnu'l-Cevzî, age. VII,412. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/805.

[17] İbnu'l-Cevzî, age. VII,412. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/805. Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir, Risale Yayınları: 13/364.

[18] Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir, Risale Yayınları: 13/364.

[19] İbn Kesir, age. VII.305; Suyûtî, Lübâbu'n-Nukûl, 11,119. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/805. İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/599; Abdulfettah El-Kâdi, Esbab-ı Nüzul, Fecr Yayınevi: 375. Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir, Risale Yayınları: 13/364.

[20] Alûsî, age. XXVI,79. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/805. Abdulfettah El-Kâdi, Esbab-ı Nüzul, Fecr Yayınevi: 376.

[21] Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir, Risale Yayınları: 13/364.


SAAT: 14:12

vBulletin® Copyright ©2000 - 2024, Jelsoft Enterprises Ltd.

User Alert System provided by Advanced User Tagging v3.2.6 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2024 DragonByte Technologies Ltd.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306