Medineweb Forum/Huzur Adresi

Medineweb Forum/Huzur Adresi (https://www.forum.medineweb.net/)
-   Tasavvuf-Tarikat (https://www.forum.medineweb.net/647-tasavvuf-tarikat)
-   -   Mürid ve Mürşid ilişkisinde Rab Tecellisi (https://www.forum.medineweb.net/tasavvuf-tarikat/32851-murid-ve-mursid-iliskisinde-rab-tecellisi.html)

Esadullah 04 Şubat 2016 00:38

Mürid ve Mürşid ilişkisinde Rab Tecellisi
 
Mürid ve Mürşid ilişkisinde Rab Tecellisi

“Rabb” kelimesi, terbiye eden ve yetki sahibi anlamında Arapça bir isimdir. Bu kelime aynı zamanda, ıslah etmek, üzerinde tasarrufta bulunmak, kemâle erdirmek, efendi olmak, sorumluluğunu yüklenmek, başkanlık yapmak, mâlik ve sahip olmak, sözü dinlenmek, itaat edilmek, üstünlüğü ve otoritesi kabul edilmek gibi anlamlara da gelir.

Kur’ânî bir terim olarak Rab; varlıklar âlemini yaratan, terbiye ederek geliştiren, onları maddî ve mânevî olgunluğa götüren, terbiyenin bütün gereklerine mâlik ve her şeye sahip olan Allah anlamına gelmektedir. Allah'ın umumi isimlerindendir. Kur'an'da Allah lafzından sonra en çok kullanılan isimdir; 968 defa geçer. Nüzul sıralamasında ilk âyette kullanılan isim/sıfat, Rab ismi olduğu gibi, Kur'an'ı açtığımızda bizi ilk karşılayan Fâtiha'nın başlangıcında da yine O'nun onlarca ismi arasından seçilerek başa alınan Rab ismidir. Kuranda Rab isminin Kullanış şekillerine girmeden biz sadece konumuzla alakalı kısmına değineceğiz.

Rab kelimesi, terbiye eden, yetiştiren, eğiten demek olduğundan, lügat anlamıyla ana babaya rablık (terbiye edicilik, eğiticilik) isnâd edilir (17/İsrâ, 24). Çocuklarını eğitip terbiye eden anlamındaki bu rablık, tabii ki sınırlı ve mecazî anlamda rablıktır. Elbette, kelimenin tüm anlamlarıyla ve hakiki olarak Allah’tan başka rab yoktur. Kâmil anlamda eğitmek ve yetiştirmek de mutlak ve hakiki Rab olan Allah'a aittir. O, sadece yarattıklarından bir cins olan insanı değil; tüm evrenleri terbiye eden, olgunlaştıran, yönetendir; âlemlerin rabbıdır.

Terbiye, her varlığın kendi sınırları içinde tekâmül etmesi demektir. Devamlı yaratma halinde olan, yaratıp da bırakıvermeyen, onları kemâle erdiren de Rab olan Allah’tır. Her varlık, bizzat Allah tarafından terbiye edilmektedir. Bu terbiye, "eğitim" kelimesini hemen tümüyle karşılar. O yüzden “öğretim ve eğitim” kavramlarının karşılığı olarak Türkçe'de yakın zamana kadar "ta'lim ve terbiye" kullanılırdı.

Kur’an’ın tertibinde (Mushaf’da) ilk âyette Allah’ın bu ismi seçilip vurgulandığı gibi, nâzil olan ilk âyette de Rab ismi kullanılır: “Oku, yaratan Rabbının adıyla.” (96/ Alak, 1) İlk insanın yaratılması ve halifeliği konusunda da yine bu isim kullanılır: “Hatırla ki: Rabbın meleklere, ‘Ben, yeryüzünde bir halife yaratacağım’ dedi. Onlar, ‘biz hamdinle sana tesbih ve seni takdis edip dururken yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek insanı mı halife kılıyorsun?’ dediler. Allah da onlara: ‘Sizin bilemeyeceğinizi ben bilirim’ dedi.” (2/ Bakara, 30)

“Kaalû belâ” veya “elest bezmi” diye ifade edilen mîsak almada, Allah’ın yine bu ismi zikredilir: “Kıyamet gününde, ‘biz bundan habersizdik’ demeyesiniz diye Rabbın Âdem oğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini aldı ve onları kendilerine şâhit tuttu ve dedi ki: ‘Ben sizin Rabbınız değil miyim?’ (Onlar da), ‘Evet, (Rabbımız olduğuna) şâhit olduk’ dediler.” (7/A’râf, 172)

Rab isminin geçtiği yukarıdaki konuların eğitimle çok yakından ilgileri vardır. Bunların dışında yine eğitimle direkt ilgili olan başka âyetlerde de Rab ismi vurgulanır: “Oku, insana bilmediklerini öğreten ve kalemle yazmayı ta’lim eden Rabbın ekremdir (en cömerttir).” (96/Alak, 3-5) “Gerçek yönetici olan Allah, yücedir. Sana O’nun vahyi tamamlanmazdan önce Kur’an’ı (okumakta) acele etme ve ‘Rabbım, benim ilmimi artır’ de.” (20/Tâhâ, 114) “Rabbım, bana hikmet ver ve beni sâlihler (iyiler) zümresine kat.” (26/Şuarâ, 83)

İşte ayetlerden de anlaşılacağı üzere hakiki mutlak Rablık vasfı Allaha c.c. aittir. Ailelerin çocuklarını eğitimde, Alimlerin talebelere verdikleri eğitimde, Mürşidlerin müridlerini eğitiminde ve Peygamberlerin a.s ümmetlerini irşad ve eğitimlerinde hakiki manada Rab ismi tecelli etmekte ve terbiye eden büyüten besleyen olgunlaştıran öğreten Rabbimiz tealanın ta kendisi olmaktadır. Zaten Sebebi yaratanı görmeden yani asıl terbiye edenin Allah c.c. olduğunu bilmeden eğitimi aldığı şahsı müsebbib görmek ve bilmek şirktir ve kuran bunu tüm Peygamber a.s kıssalarında vurgulamıştır.

Efendimiz de s.a.v bir hadisinde Beni Rabbim terbiye etti diye buyurmuş ve bu hikmetlere temas etmiştir.

Buraya kadar anlaşıldı ise deriz ki:

Günümüz Tarikat ve cemaatlerinde itikat sapmalarının en başında maalesef yukarda zikrettiğimiz gerçek yatmaktadır. Allahı c.c Rasulullahı (s.av) ve Allah dostlarını koyulması gereken yere koymayıp şirke girilmektedir. Bu gün kendi cemaat liderlerini, hocalarını, Mürşitlerini vs. İtikat hükümlerini iyi bilmediklerinden onlara Tabi olanlar ama bilerek ama bilmeyerek ilahlaştırıyorlar ve şirke giriyorlar. Şeyhim benim her halimi bilir, benim dünya ve ahiret kazancımda şeyhimin elindedir, himmetindedir. Başına ufacık bir iş gelse bu gün bir hata ettim şeyhim beni uyardı vs. diye

Ehli sünnet itikadına uymayan sözleri ve inançları cemaatlerde görmemiz mümkündür. Bu gerçeklerde maalesef günümüze kadar nice Alim, Fadıl ve Evliya yetişmesine sebep olmuş bir yolun bile, günümüzde artık maksatlarından saptığını bu işi beceremediklerini ve eskide olduğu gibi müminler yetiştiremedikleri gerçeğini yüzümüze vuruyor. Bunun da en büyük sebebi Ehli sünnet itikadını tam anlamıyla Müslümanların bilmemesinden kaynaklandığını görüyoruz. Yoksa gerçek ve hak Tarıklar da öğretilen Şeyh uçmaz onu Mürid uçurur sözünün ne kadar doğru olduğunu görüyoruz.

Çünkü gerçek bir Alim ve Evliya zat hiçbir zaman tabilerine Ehli sünnete uymayan bir itikadı telkin etmez edemez haddine değildir. Bu büyükler kendilerine gelen herkese İlim okumalarını Akaid fıkıh gibi ilimleri mutlaka öğrenmelerini tenbih etmelerine rağmen maalesef Müslümanların her alanında yozlaşmalar olduğu gibi bu yönünde de yozlaşmalar olmuş, tabiler nedendir her meselede sözde mürşitlerini dinleyenler imanın en can alıcı noktasında sağır oluyorlar şeytana kanıyorlar ve aldanıyorlar. Aslında aklı olana bu durum bile başlı başına bir ibret ve hikmettir ki, yukarda yazdıklarım gibi itikat beslemeyenlere hiç kimsenin Hocalarının, Alimlerinin ve Mürşitlerinin bile aslında bir şey yapamadıklarını onların sadece görevlerinin doğruyu telkin etmekten öte olmadıklarını anlamıyorlar. Unutmayın ki, Allah Azze ve cell Habibine ( a.s) bile hidayet yetkisini vermedi onun görevi sadece Tebliğdir kalplere hidayeti ancak Allah verir. Evliyalara iman etmek gereklidir lakin doğru düzgün iman etmek gereklidir Evliya ve Alimleri ilahlaştırmaya kalkmadan onlarında birer kul olduklarını unutmadan iman etmek güzeldir. İlerde inşallah Tarikat ve cemaatlerde itikat sapmaları adıyla bir çalışma yapma niyetimiz vardır genişletilmiş bilgileri oraya havale ediyor ve kısa kesiyorum.

Son olarak Hak talipleri dinin hükümlerini hele, hele itikad hükümlerini çok iyi bilecek ki kılıçtan keskin ve kıldan daha ince olan sıratı müstakimden ayakları kaymasın dünya ve ahretleri helak olmasın. Rabbim teala kalbimizi dini ve taatlerinde sıratı müstakımde sabit tutsun saptırtmasın ve ayaklarımızı kaydırtmasın. Amin duası ile Vesselam Veddua
alıntı...h.kerrar

bilinmez 05 Şubat 2016 06:57

Cevap: Mürid ve Mürşid ilişkisinde Rab Tecellisi
 
İşte ayetlerden de anlaşılacağı üzere hakiki mutlak Rablık vasfı Allaha c.c. aittir. Ailelerin çocuklarını eğitimde, Alimlerin talebelere verdikleri eğitimde, Mürşidlerin müridlerini eğitiminde ve Peygamberlerin a.s ümmetlerini irşad ve eğitimlerinde hakiki manada Rab ismi tecelli etmekte ve terbiye eden büyüten besleyen olgunlaştıran öğreten Rabbimiz tealanın ta kendisi olmaktadır. Zaten Sebebi yaratanı görmeden yani asıl terbiye edenin Allah c.c. olduğunu bilmeden eğitimi aldığı şahsı müsebbib görmek ve bilmek şirktir ve kuran bunu tüm Peygamber a.s kıssalarında vurgulamıştır.ESEDULLAHTAN ALINTI.

YAZIYA ELEŞTİRİ ..Tevhid inanışında ,Allah ın hiç bir vasfı kulunun üzerinde TECELLİ etmez.Her kim Allah ın RAB lığı filanca kulunun üzerine tecelli eder,etti derse bu kişi İslamı bilmeyen ve söylediğiyle büyük bir iddada bulunarak büyük şirk işlemiştir.

Allah ın herhangi bir vasfını kula indirgemek VAHDEDİ VUCUT ÇU ŞİRK EHLİ OLANLARIN İNANCIDIR.Yani illakki kulu Allah ın bir parçası kılacaklar ya,böyle yapıp bir şekilde gedik açıp ilerlemek isteyerek kendilerini halkın gözünde bir mevki edinip güdme hevasına düşeceklerya tek amaç budur,bu günki türkiyedeki tarikat ve şeyhleride böyledir.Bir yandan menzil şeyhleri ,ŞEYHLERİNİ BIRAK,ONLARIN EVLATLARININ KÖPEĞİ OLMANIN FARZ,VACİB olduğunu söylerken,diğer taraftan ismailağanın önde gelenleri şeyhlerinin benzerliği birebir Rasulullah ile aynı olduğunu hatta Allah ete kemiğe bürünüp mahmud gibi göründüğünü dahi söyleyebilmektedirler.İşte Allah ın vasfının tecelliliği insanı böyle sapıklıklara götürür.


Yukardaki yazıyı yazan H.KERRAR bey bindereden su getirerek Allah ın RABLIĞININ İNSANLAR ÜZERİNDEDE TECELLİ EDEBİLECEĞİNİ savunmuş ve böyle bir usul ile bazı ayetleri vermiştir.Bu usulu Allah ın diğer isim sıfatlarında açıklamaya götürünce O zaman bu kişiye göre ALLAH VE KUL aynıdır Allah kula tecelli etmiş ve kul Allah ın tecelli etmiş halidir olmaz mı?

Zaten yaptıkları ve inanışlarıda budur.Allah ete kemiğe bürünmüş falanca gibi görünmüş demeleride tamda budur böyle bir sapkın inançtır...

Aksini idda edenler,Muhammed as veya ashabtan veya müçtehid mezhep imamlarından,ALLAH IN RABLIĞININ KENDİLERİNDE TECELLİ EDDİĞİNE DAİR BİR SÖZ GETİRMELERİ GEREKMEZ Mİ?

Esadullah 05 Şubat 2016 16:37

Cevap: Mürid ve Mürşid ilişkisinde Rab Tecellisi
 
Esselamu aleyküm hoşbulduk diyelim

Bir selam bizi mutlu ederdi bilinmez kardeşim uzun zamandır görüşemedik...

Aslında konu gayet güzel izah etmiş olayı lakin siz yine duygusal ağırlıklı yaklaştınız ve Tasavvuf Tarikat işin içinde olduğundan şirke batırdınız bizi...

Şimdi sorarız sizin konuşmanız görmeniz duymanız yaşamanız yaratılmanız ve daha niceleri nasıl oluyor...?

Bu size bahşedilmiş olan özellikler Semi Hay Halık Hallak ve daha bir çok Esmanın Tecellisi değilmi ...?

vesselam

Medine-web 05 Şubat 2016 19:18

Cevap: Mürid ve Mürşid ilişkisinde Rab Tecellisi
 
Mayınlı tarla. Nerde patlak vereceği meçhul bir alan. Esedullah hocanın paylaşımı yabana atılmaz doğrularla birlikte şirk riski çok yüksek. Zaten tasavvufun yumuşak karında bu. Uzmanının elinde gayet kaliteli ama avamı tamamen müşrik hale sokan bu öğreti....Zülküf hocanın dile getirmeye çalıştığı aslında bu şirk riski....Zülküf hocanın çırpınışına katılıyorum.
vahdeti vücut vb alanlar avvama göre değildir. Bu doğru olmadığı anlamına gelmez. tasavvuf pirleri bunu gayet sağlıklı kuran ve sünnete zarar vermeden ömürlerince yürütebilmişlerdir. Tek sorun teknik uzmanlık isteyen reçete dilinden anlamayan avvamın yüzüne gözüne bulaştırması...

Esadullah 05 Şubat 2016 20:09

Cevap: Mürid ve Mürşid ilişkisinde Rab Tecellisi
 
Alıntı:

Abdulmelik Üyemizden Alıntı (Mesaj 396508)
Mayınlı tarla. Nerde patlak vereceği meçhul bir alan. Esedullah hocanın paylaşımı yabana atılmaz doğrularla birlikte şirk riski çok yüksek. Zaten tasavvufun yumuşak karında bu. Uzmanının elinde gayet kaliteli ama avamı tamamen müşrik hale sokan bu öğreti....Zülküf hocanın dile getirmeye çalıştığı aslında bu şirk riski....Zülküf hocanın çırpınışına katılıyorum.
vahdeti vücut vb alanlar avvama göre değildir. Bu doğru olmadığı anlamına gelmez. tasavvuf pirleri bunu gayet sağlıklı kuran ve sünnete zarar vermeden ömürlerince yürütebilmişlerdir. Tek sorun teknik uzmanlık isteyen reçete dilinden anlamayan avvamın yüzüne gözüne bulaştırması...

saddak her harfine saddak ...

İşte çırpınışımız bu yalnız biz bunun için çırpınırken bizlerin karşısında değil yanında olmak lazım ki amaç hasıl olsun...

Mevlanın İbni Arabi nin Hallacın ne söylediği kendilerini ilgilendirir Onlar sonuçta avam insanlar değil ve bir iki kitap okumakla bu yaşadıkları hali savunan insanlarda değil herbiri alim ve zamanının önde gelen isimleri...

Tasavvufta ki yara ise işte bu Tasavvufa giren bir insan ilk önce bu Alimlerin Velilerin eserlerinden etkileniyor ve bir müddet sonra birer Mevlana Hallac İbni Arabi olmaya yelteniyor bu çok yanlış bir davranış...Oysa Tasavvuf Kuran ve Sünnet binasını süslemek amacında olan bir yoldur...

Az çok bizi biliyorsunuz asla Tasavvuf holiganlığı yapmadık Tasavvufun incelik ve yanlış anlaşılmalarını acizane savunduk Ama aslolanın Şeriat olduğunu her fırsatta dile getirdik..

Sofi tevbe alıyor üç dört ay sonra Alimlik havasında bir zaman sonra hallere takılır sonra hüsran...Evvelden Zahiri ilimleri bitiren kişiler Tasavvufa dahil edilirdi şimdi ise malum bunun sebebi ise İmanı muhafazadır...Lakin kişiler Tasavvufun kendisi ile Şeriatı oturtamıyor buda çeşitli sıkıntılara yol açıyor...Allah c.c. bu sıkıntıyı gidersin inşaallah...

Yoksa Mürşidi İlah edinmekten Allaha c.c. sığınırız...

vesselam veddua değerli hocam

bilinmez 05 Şubat 2016 21:35

Cevap: Mürid ve Mürşid ilişkisinde Rab Tecellisi
 
Alıntı:

Esadullah Üyemizden Alıntı (Mesaj 396503)
Esselamu aleyküm hoşbulduk diyelim

Bir selam bizi mutlu ederdi bilinmez kardeşim uzun zamandır görüşemedik...

Aslında konu gayet güzel izah etmiş olayı lakin siz yine duygusal ağırlıklı yaklaştınız ve Tasavvuf Tarikat işin içinde olduğundan şirke batırdınız bizi...

Şimdi sorarız sizin konuşmanız görmeniz duymanız yaşamanız yaratılmanız ve daha niceleri nasıl oluyor...?

Bu size bahşedilmiş olan özellikler Semi Hay Halık Hallak ve daha bir çok Esmanın Tecellisi değilmi ...?

vesselam

aleyküm selam .İlk başta kişi kendini hangi yola nispet ediyorsa o yolu iyi bilmesi gerekmez mi ? Hem kendinizi ehli sünnet yoluna nispet edeceksiniz hemde bu yolu çizenlerin usulünden habersiz olacaksınız.Bu nasıl bir usuldur.

Ehli sünnet Allah in sıfatlarını açıklarken bu sıfatların yani Allah in görmesi ,duyması gibi sıfatların ,Allah in kullarına has olanlarla hiç bir şekilde benzeşmediģini hatta böyle düşünmenin bile sakıncalı olduğunu söylerken siz bu soruyu sormanız bile bu yoldan ne kadar uzak olduğunuzu ortaya koymuş olmaz mısınız?

Ayrıca arabinin, Celaleddin ruminin genel anlamıyla vadedi vucudun yani kulun Allah ile birleşmesi yani Allah in yeryüzündeki Tecellisi olmak gibi büyük bir şirki alimlik ve ilim ile izaha çalışmak mi ehli sünnet ve şeriat oluyor.

Bu nasıl bir ilimdirki hiçbir Peygamber bunu söylememiş. Bu ilimden habersiz.....

Sizde nasıl bir ehli sünnet ve şeriat anlayışı ve ilmi varki hiç bir Ashab ve hiçbir mezhebi imamı bu arabinin, Celaleddin ruminin ve vahdedi vucutcularin dediğini dememiş.

Demişler diyorsanız buyrun nerde hangi kitaplarında demişler.


Ayrıca bu günkü Tarikatta TEVBE ALMA gibi bir büyük şirki nasıl bir rahatlıkla anlatmanız. Şu soruyu sorma ihtiyacı doğurur ve Bu şeyhleriniz Allah in TEVVAB ESMASININ MI TECELLİSİDİRLER. ...

SELAMIN EN GÜZELİ HİDAYETE TABİ OLANLARIN ÜZERINE OLSUN....

Esadullah 05 Şubat 2016 23:28

Cevap: Mürid ve Mürşid ilişkisinde Rab Tecellisi
 
Güzel kardeşim bir konu açacağım inşaallah hem sizin içinde bulunduğunuz müşküle cevap olarak hemde bu nadide foruma ve forumun güzel insanlarana kaynak olsun...

vesselam ...

İslaminesil 06 Şubat 2016 08:45

Cevap: Mürid ve Mürşid ilişkisinde Rab Tecellisi
 
Epey yorum yazmistim ama sildim abilerin yaninda sinirimi asmak istemedim. Birseye deymeden gecemeyecem islam ne cektiyse bu tasavvuf akiminda ve asiri sivri radikal uclardan cekti.. Islamin onundeki engel ki bu set yikilacaktir insallah sirke alayani dusmus ve bunu Allaha yakin olsun diye gosterilen sarlatanlarin sonu cok aci olacaktir..Ebu leheb gibi...


SAAT: 14:03

vBulletin® Copyright ©2000 - 2024, Jelsoft Enterprises Ltd.

User Alert System provided by Advanced User Tagging v3.2.6 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2024 DragonByte Technologies Ltd.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306