Medineweb Forum/Huzur Adresi

Medineweb Forum/Huzur Adresi (https://www.forum.medineweb.net/)
-   Üyelerimize Ait Makaleler (https://www.forum.medineweb.net/516-uyelerimize-ait-makaleler)
-   -   Bir yusufçuk gördüm (https://www.forum.medineweb.net/uyelerimize-ait-makaleler/20201-bir-yusufcuk-gordum.html)

NİLGÜN YAZAR 25 Kasım 2011 20:47

Bir yusufçuk gördüm
 
Annem, adımı Kurân-ı Kerim’de geçen bir peygamberden aldığımı söyler. Neredeyse onun kadar da güzel bir yüzüm olduğunu. Güldüğümde çenemde oluşan gamze, yeryüzünde kimselerde yokmuş. Buna inanmam o kadar kolay ki.




Çünkü anneler asla yalan söylemez.



Sözde daha disiplinli olur diye annem beni erkek öğretmene teslim etmiş. Yetişkinler sevginin önüne koydukları ve her şeyden daha çok önemsedikleri hırslarıyla biz küçükleri neden bu kadar ezerler ki ?



Oysa onlar da bilir ki sevgisizlik; yoldan çıkmaya giden en kestirme yoldur. Büyüklerin de yaptıkları çoğu hatanın temelinde sevgisizlik yatar. Tıpkı bizde olduğu gibi. Bunu bilirler bilmesine de sorun sadece bunu birbirlerine itiraf edememeleri.



Sınıfımıza müfettiş geldiğinde, öğretmenim beni başka bir sınıfa o gün için göndermeseydi, onun beni sevdiğine hâlen inanabilirdim. Evet evet, canımdan çok sevdiğim canım öğretmenim benden düpedüz utanmış, beni misafirinin önüne çıkarmak istememişti.



İkinci yarı yıl başlamasına rağmen okuma yazmayı öğrenememiş olmakla utanılacak bir iş yapmıştım. Beni utanılacak kişi yapan şey, zamanı geldiğinde meyve vermeyen ağaca benzememdi. Bu durumda suçluydum, cezamı da “yok sayılarak” ödeyecektim.



Öğretmenimin boyuna yetişebilmem demek, üç tane benim gibi çocuğun birbirlerinin omzuna binmesi ve dimdik durması demekti. Ben de büyüyünce tıpkı onun gibi kocaman “adam” olacaktım. Sırf bu yüzden hemen büyümek istiyordum. Ama hemen. Çünkü biz küçükler için uzak gelecek diye bir şey yoktur, “hemen” vardır.



Şubat ayı gelmesine rağmen halen okumayı yazmayı sökememiş olmam benim normal bir zekâya sahip olmadığımı gösterir mi bilmiyorum. Ancak o gün başka bir sınıfa gönderilmem, artık orada istenmediğim anlamına geliyordu. Bunu anlayabilecek kapasitem vardı. Bu kadarını anladığıma göre ben zeki bir çocuktum. Belki hiçbir zaman öğretmenimin gözdesi olamamıştım ama yeterince zekiydim. Benden istenen şey için sadece bir parça daha zamana ihtiyacım vardı.



Aslında ben öğretmenimi hep çok sevmiştim. O üzülsün istememiştim. O mutlu olsun, beni görünce gülümsesin diye ödevlerimi günü gününe yapmaya gayret ediyordum. Elimden gelen her şeyi yapmış olmama rağmen okuma yazmayı nasıl olduysa zamanında! öğrenememiştim.

Kendimden utanıyordum. Bu durumda öğretmenimin de benden utanması son derece doğaldı.



Annem bu halime çok üzülüyordu. Anneleri üzmek en büyük günah değil miydi hem? Öğretmenimin beni sevmediğini, hatta benden utandığının o da farkındaydı. Ancak onun bu durumu değiştirmek için bugüne kadar tek yaptığı şey ağlamaktı.



Hiçbir işe yaramayan bu çocuksu eylemi neden yapar ki büyükler? Koca koca insanların, sorunlarını çözmek için bir köşeye çekilip ağlamak dışında yapabilecekleri başka şeyler olmalı.



Ben koca bir adam olsaydım, zır zır ağlamayı keser, her meselenin üstesinden kolaylıkla geliverirdim. Büyük olmak, her şeyden büyük olmak demek değil midir?

En azından benim küçük dünyamda bu böyle bilinir.



Sınıftan bir günlüğüne gönderilmemin ardından annem nihayet doğru bir adım atmayı becerebildi. Beni o sınıftan alıp başka bir öğretmene verdi. O gün hem şaşkın, hem üzgün, hem mutluydum. Duygu devinimlerim sürekli yer değiştiriyordu.



Allah’tan biz çocuklar, siz büyüklerden çok daha çabuk alışırız. Hatta sandığınızdan çok daha çabuk. Yeter ki avuçlarımıza sevginizi bırakın. Gerisini biz hallederiz.



Yeni öğretmenimi çok sevmiştim. Benimle ilgilenme dozundan son derece memnundum. Bir kere boyu kısa olduğu için, yüzünü her seferinde çok rahat görebiliyordum. Zaten benimle konuştuğu zamanlarda mutlaka gözlerini benimkilerle aynı seviyeye getiriyordu. Bana baktığında sadece yüzü değil, gözleri de gülüyordu. Bu o kadar içtendi ki bunu anlamak için ona bir çocuk saflığında bakmak yetiyordu.



Yaklaşık on gün içinde okuma yazmayı öğrenmiştim. Güldüğümde çenemde oluşan gamzenin beni eşiz biri yaptığını artık sadece annem söylemiyordu. Demek sadece anneler değil, öğretmenler de asla yalan söylemezmiş.


NilgüN Şahsi

Kara Kartal 14 Kasım 2021 00:46

Çünki anneler yalan söylemezc*


SAAT: 15:44

vBulletin® Copyright ©2000 - 2022, Jelsoft Enterprises Ltd.

User Alert System provided by Advanced User Tagging v3.2.6 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2022 DragonByte Technologies Ltd.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296