قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذٖينَ اَسْرَفُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللّٰهِؕ اِنَّ اللّٰهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمٖيعاًؕ اِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحٖيمُ
“De ki: Ey kullarım, ey kendi kendinize zulmetmiş olanlar! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları bağışlar. O, çok bağışlayandır, çok merhametlidir.” (Zümer 53)
Umutsuzluk ve çaresizlik anlarında, kendinizden vazgeçmemeniz gerektiğiyle ilgili Kur'an ayetleri vardır ve bu ayet de bu fikrin güzel bir tasviridir.
Umutsuzluk bir günahtır. Kur'an bunu kesinlikle yasaklar.
Bu güzel ayet, asla umudunuzu kaybetmemenizi ve her zaman Allah'ın rahmetine güvenmenizi hatırlatır. Ne kadar günah işlemiş olursanız olun, bunlar Allah'ın rahmetinin önüne geçemez.
Zor zamanlar sizi çoğu zaman hatalar yapmaya, suç işlemeye ve ruhunuza zarar vermeye yöneltebilir. Ama yine de Allah sizi seviyor, sizi affedecektir.
Tek yapmanız gereken bağışlanma için dua etmek ve bağışlanacaksınız. Bu ayet, 'İstağfar' kavramının, yani bağışlanma duasının harika bir tezahürüdür.
Hiç şüphe yok ki, günahkârın gerçek kurtuluşu, En Merhametli, Her Şeye Gücü Yeten Allah'tan bağışlanma dilemekte yatmaktadır.
__________________ Birbirimize Fikirlerimiz uyuşmasa bile İNSAN olduğumuz için SAYGI duymamız lazım...
Ne MUTLU MÜSLÜMANIM DİYENE.... |