Hoca ekranda… Ramazan’ı anlatıyor.
“Oruç, fakirlerin hâlini anlamak için farz kılınmıştır.” diyor. (Elbette Ramazan’ın hikmeti bununla sınırlı değil; nefsi terbiye, takva, sabır, şükür ve kulluk bilinci gibi nice hikmetleri var.)
Spiker soruyor:
“Hocam, oruç tuta tuta fakirlerin hâlini öğrendik… Peki zenginlerin hâlini nasıl öğreneceğiz?”
Hoca bir an duruyor… Tıkanıyor. Çünkü mesele sadece aç kalmakla anlaşılacak bir mesele değil. Oruç, açlığı hissetmenin ötesinde; sahip olduklarımızın emanet olduğunu, malın da yokluğun da bir imtihan olduğunu öğretir. Fakirlik sabırla, zenginlik şükür ve infakla sınanır.
Ramazan sadece mideyi değil, kalbi de terbiye etme ayıdır.
Sadece aç kalmak değil; hırsı kısmak, dili tutmak, kalbi arındırmaktır.
Sadece hatim sayısını çoğaltmak değil; bir kez olsun Kur’an’ın ne dediğini anlamaya yönelmektir. Meal ve tefsirle mesajına ulaşmaya çalışmaktır.
Bu ay, ahiretin tarlasıdır. Manevî kazançların, hayırlı ticaretlerin mevsimidir.
İçinde bin aydan hayırlı olan Kadir Gecesi’ni barındırır. Onu “ya o geceyse” diyerek tek bir geceye sıkıştırmak değil; her geceyi ihya edecek bir bilinçle yaşamak gerekir.
Rabbim Ramazan’ımızı alnımızın akıyla tamamlamayı, bu mübarek ayı ahiretimiz için bereketli bir tarlaya dönüştürmeyi nasip eylesin.
Ramazan ticaretiniz kazançlı, hasadınız hayırlı olsun.
__________________ Büyükler fikirleri, Ortalar olayları, Küçükler kişileri tartışır.
|