Yusuf'u Ararken Yusuf'u Kaybetmek
Vahdettin İnce'nin bugünkü yazısından...
Yakub Peygamber, Yusuf'u aramaya gönderdiği oğullarına "Hepiniz aynı kapıdan girmeyin. Ayrı kapılardan girin" tavsiyesinde bulunurken bir yitiği aramanın yöntemine işaret etmişti. Yusuf'unu yitirmiş bu ümmetin çocuklarının ayrı yöntemleri, hareket metotlarını izlemesi son derece doğaldı. Ama bu farklı metotları amaç edinmek, Yusuf'un bulunmasını geciktirmekten başka bir işe yaramıyordu. Özellikle Türkiye İslamcıları, uzun süre, kendilerininkinden farklı yöntemlere sahip olanları, en hafifinden öteki olarak gördüler. Herkes meşrebine göre bu "öteki"ye bir nitelik de bulmuştu kuşkusuz. İftar sonrası sohbette yapılan konuşmalardan, Türkiye İslamcılığının amaca, yani kaybolan Yusuf'a odaklandığı sonucunu çıkardım.
Ümmet olarak ne çok benziyoruz Yakub'un oğullarına diye geçirdim içimden. Kendi ellerimizle kör kuyuya attık İslam'ı, eleştirdik, evirip çevirdik, reforma tabi tuttuk, olmadı, asrın idrakine uydurduk, tutmadı, zamanın akışına göre değişime koşturduk sonra. Hiçbiri olmayınca, Batı medeniyetinden alacağımız, kalkınma, ilerleme, modernleşme, çağdaşlık gibi "az bir pahaya sattık", elimizden çıkardık. Yusuf'u az bir pahaya satan Yakub'un oğulları gibi derin bir boşluk hissetmemiz kaçınılmazdı elbette.
Bu yüzden elimizde sahte kan sürülmüş gömlekle vicdanımızın karşısına çıktık. "Dış güçler parçaladı..." dedik. Yüce Allah boşuna dememiş "en güzel hikaye" diye Yusuf kıssası için. Tabi ümmetin vicdanı yanılmaz. "Nefsiniz size kötü bir şey yaptırmış" diye "hüzün kulübesi"ne çekildi. Birbirimizle didiştik bu sefer. Herkes herkesi suçladı.
İslam'ı elimizle kör kuyuya attığımız gerçeğini unutturmak, vicdanımızı susturmak amacıyla. "Araplar Türkleri arkadan vurmuştu". "Türkler Arapları yüzyıllarca sömürmüş, geri bıraktırmıştı". "Kürtler vatanı, toplumu, ümmeti bölmek için eşkıyalık yapmıştı". "Türkler, Kürtler analarını görmesin diye elinden geleni ardına komamıştı"...Daha nice bahane. Vicdan, "hüzün kulübesi"nde ağlamaya devam ediyordu göz nurunu yitirme pahasına.
"Kaybolan Yusuf bir gün Kenan'a döner üzülme/ Hüzünler kulübesi bir gün gülistan olur üzülme"