Konu Başlıkları: Niçin Bayram Denilmiştir?
Tekil Mesaj gösterimi
Alt Bugün, 15:39   Mesaj No:6

Hâdimul İslam

Medineweb Baş Editörü
Hâdimul İslam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu: Hâdimul İslam isimli Üye şuanda  online konumundadır
Medine No : 14593
Üyelik T.: 15 Kasım 2011
Arkadaşları:15
Cinsiyet:
Memleket:MEDİNEWEB
Yaş:45
Mesaj : 13.423
Konular: 1485
Beğenildi:13652
Beğendi:9816
Takdirleri:31681
Takdir Et:
Standart

Alıntı:
Belgin Üyemizden Alıntı Mesajı göster
“Kim, bayram gecesini, o günün şuuruna ererek ihyâ ederse, kalblerin öldüğü gün onun kalbi ölmez!”
Niçin Bayram Denilmiştir?



İmâm-ı Gazâlî hazretleri,
bayram denilmesinin sebeplerini şöyle açıklamaktadır:

1- Mü'minler, Ramazan Bayramında, Allahü teâlânın farz kıldığı Ramazan orucunu tutabildikleri için çok sevinirler, bunu bayram kabûl ederler.

2- Bayramlar her sene tekrar geliyor. Bu sevinçli gün tekrarlandığı için bayram denilmiştir.

3- Bayramda Allahın ihsânı bol oluyor. Bol bol ihsâna kavuşulduğu için bayram denilmiştir.

4- Bayram günü gelince sevinç ve neşe de geliyor. Üzüntüler unutuluyor. Bunun için bayram denilmiştir.

Allahü teâlâ, Cenneti Ramazan Bayramı günü yarattı. Tûbâ ağacını o gün dikti. Cebrâil aleyhisselâmı o gün vahiy elçiliğine seçti.

Peygamber efendimiz buyurdu ki:

“Kim, bayram gecesini, o günün şuuruna ererek ihyâ ederse, kalblerin öldüğü gün onun kalbi ölmez.”

Bayram günü sabah vakti olduğu zaman, Allahü teâlâ meleklere emreder. Onlar yeryüzüne inerler. Sokak başlarını tutarlar. İnsanlar ve cinlerden başka bütün mahlûkatın duyacağı bir sesle nidâ ederler. Derler:

- Ey ümmet-i Muhammed, kalkın! Büyük ihsânlarda bulunuyor, çok günahlar affediyor.

Mü'minler bayram namazı kılmak üzere câmilere ve mescidlere toplandıkları zaman Allahü teâlâ meleklere hitap eder:

- İşçi çalışınca karşılığı nedir?

Melekler derler:

- Ücretinin ödenmesidir!

Şânı yüce olan Allah buyurur:

- Sizi şahit tutuyorum. Ben onlara sevâb olarak rızâmı ve magfiretimi verdim.


Hazret-i Ali bir kalabalığı eğlence içinde görüp, böyle eğlenip neşelenmelerinin sebebini sorduğunda onlar :
"Bugün bayramımızdır" dediler. Bunun üzerine hazret-i Ali de; "Günah işlemediğimiz günler de bizim bayramımızdır" buyurdu.


Yine Müslüman rûhunu teslim (vefât) edeceği zaman rahmet meleklerini, Cennetteki ni'metleri görünce, onları görmenin zevkiyle can verme vakti de Müslümanın bayramı olduğu bildirilmiştir.

-alıntı-


Mecidi Aksa, Kudüs, Gazze, Doğu Türkistan, İran yanı başımızdaki zulümleri görünce; ne bayramı? Bayram hakkımızmı" gibi söylemeler, mümince bir özeleştiri ve yaklaşım olmakla beraber, gençlere de bayram kavramını hafife aldıran, el öp, şeker-cikolata tatlı ye, bir iki akraba ara öffff bide ziyaret et gibi eziyeti olan, coşkusu kalmayan, gereksiz bir gün gibi görünmeye başladı.

Şahsen ben de şu son yıllarda bayramlara (mahzunluk noktasında) bu bakış açısıyla yaklaşmaktaydım lakin düşündüm de; Allah Resulü döneminde bayramlar nasıldı? Sahabe ne yapardı? Öyle ya onlardan daha zorlu şartlar; ancak bunu yaşayanlar için vardır. Savaşın insanları bile şartlarına rağmen namazlarını, oruçlarını, bayramlarını (şartlar dahilinde) coşkuyla veya umutla yasayabiliyorlarsa bizlerin mahzunluğu da moral bozucu olmamalı..

Bayramlar moralimizdir ve morallerimizi yüksek tutmalıyız
__________________




İnsanı BEDENEN ameliyat için BAYILTMAK gerekir.

RUHEN ameliyat etmek içinse AYILTMAK...


Alıntı ile Cevapla