Alıntı:
ÂlâLeyl Üyemizden Alıntı
Fatiha "açan" "açmak" "açılış" kuranın açılışı gibi manaları var. İlk sûre olması nedeniyle böyle. Peki.
Ya son sûre olan Nas süresinin ""Kapatan" "Kapanış" ya da benzeri "Unutan, unutuş" gibi manaları var mı? Veya Fatiha gibi "Açıklık, açık ve kesin yargı." gibi manaları var mı?
Yalnız sana ibadet ederiz derken ne demek istiyoruz? Ibadetin manalarından biri de kölelik etmek değil mi? Yalnız Allah'a kölelik edecek isek bu, o zamanki kölelik sisteminin parçalanması demek değil mi? Rab/sahip olarak yalnız Allah'a mı kölelik edeceğiz?
Firavun "en ala rabbiniz ben değil miyim" diye sorarken ne demek istiyor? Kölelerin sahipleri var. Sahipler de kralın kölesi. Yani Firavun da en üstteki sahip mi zannediyor kendini. Sahiplerin sahibi?
Neden Allah'tan başka Rab/Sahip Yoktur demiyoruz? Kur'an da böyle bir şey geçiyor mu?
Yevmiddin ne demek? Dinin manalarından biri borç demekse "Borç Günü" manasına mı geliyor?
Peki Allah katında borç ne?
İslamın bir manası da tam bir köle gibi tam teslimiyet mi?
Benim borcumu/dinimi bir başkası ödeyemez mi?
Ben Allah'ın kölesiysem çalışıp kazandığım hiç bir şey yok mu? Kazandığım rızık da mı Allah'ın? Bir köle gibi sahibimin izin verdiklerini mi tüketebilirim?
Yani benim hiç bir şeyim yok ve olamaz mı? Ben bir köle miyim? O zaman ben neyi dert ediniyorum? Sahibim benim ihtiyaçlarımı karşılamaz mı? Rabbim benim rızkımı vermez mi? "Rızkı dert edinin" diyor mu Rabbimiz? "Ben vermeyeceğim siz çalışacaksınız" diyor mu Rabbimiz?
Peki ya din islamsa. Borç tam teslimiyetse. Sizin dininiz/borcunuz size benim dinim/borcum bana derken ne kastediyoruz? Onlar başkalarına mı borçlu hissediyorlar kendilerini? Başkaları için mi "Olmasaydın olmazdık?" diyorlar? Bizim Rabbimiz kim?
Daha çok sorum var. Cevaplar için şimdiden teşekkürler. |
Ramazan'da hatim halk arasında"mühürlemek, sona ulaştırmak" anlamalarına gelen minvalde "tamamladık, bitirdik" gibi düşünülse de, Fatiha ile kulluğumuza dokunup "başlangıç noktasına" çeker... "Yeryüzünün bütün ağaçları kalem olsa, bütün denizleri mürekkep ve hatta ona 7 deniz daha eklense, Allah'ın kelimeleri yine tükenmez" Fatiha ile Kuran tüm hücrelerimize nnüfuz etmeli... Rabbim açsın bütün idrak yollarımızı...
Fatiha üzerine yoğun bir çalışma yapıyorum. Bu sayfaların katkısı çok. cümlesine Allah ecrini versin
Manayı derinleştirme ve hatırlatma tarzında yönelttiğiniz, cevabı sorunun içinde olduğunu düşündüğüm bu sorularınıza, cevap niteliğinde değil de, yorum ve katkı olarak değerlendirmenizi isterim.
Fâtiha “açılış” ise, Kur’an’ın sonunda yer alan Nas Suresi doğrudan “kapanış” demese bile, insanı tekrar başladığı yere, yani Rabbine sığınmaya götüren bir tamamlanış hissi taşır. Sanki açılan kapı, en sonda tekrar korunarak kapatılır. Açılış
bilinçtir, kapanış ise
korunmadır.
“Yalnız sana ibadet ederiz” derken geçen “ibadet”, evet kölelik manasını da taşır; fakat bu, insanı başka her şeye köle olmaktan kurtaran bir yöneliş olmalı .Yani bu ifade ile:
Başkasına kul olmayız. deriz.
Firavun’un “en yüce rabbiniz benim” sözü de burada anlam kazanır. O, sadece “ben yöneticiyim” demiyor; “sizin üzerinizde nihai otorite benim” diyor.
Yani insanların hayatı, emeği, hatta varlığı üzerinde sahiplik iddia ediyor.
Fâtiha’daki “
yalnız sana kulluk ederiz” ifadesi ise bu iddiayı kökten reddeder.
“Allah’tan başka Rab yoktur” ifadesi birebir bu kalıpla geçmese de, “O’ndan başka ilah yoktur” ve “Rabbiniz Allah’tır” vurguları aslında aynı hakikati farklı yönlerden anlatıyor bize..
Çünkü “ilah” yönelinen, “rab” ise sahip olunan otoritedir. Fâtiha'da birleşiyor ikisi..
“Yevmiddin” ifadesindeki “din” kelimesinin “borç” anlamıı... Bu durumda “hesap günü”, aynı zamanda
verilenin geri alınacağı, emanetin iade edileceği gün olur.
Yani insanın hayatı, bedeni, imkânları… hepsi bir emanet..bu da bir tür BORÇ.
İslam’ın “teslimiyet” anlamı da burada oturur. Bu, zoraki bir boyun eğme değil; zaten ait olunan hakikati kabul etmedir. İnsan, kendine ait zannettiği şeylerin aslında emanet olduğunu fark ettiğinde, teslimiyet doğal bir sonuçtur.
“
Benim borcumu başkası ödeyemez mi?” sorusu da bu bağlamda anlamını bulur. Çünkü
borç şahsidir; emanet kişiye verilmiştir. Herkes kendi yükünü taşır. Bu da adaletin bir gereğidir.
“
Benim hiçbir şeyim yok mu?” sorusu ise;
Evet, insanın sahipliği
mutlak değildir ama bu, değersizlik değil; aksine
emanet verilmiş olmanın değeridir.
İnsana verilen şeyler onun değil, ama ona verilmiştir. Bu da sorumluluğu doğurur.
Rızık meselesinde de aynı denge vardır:
İnsan çalışır ama rızkı yaratamaz.
Yani sebebe sarılmak insana, sonucu yaratmak Allah’a aittir.
Bu yüzden Kur’an ne “hiç çalışma” der ne de “her şey sana bağlı” der.
“
Sizin dininiz size, benim dinim bana” ifadesindeki “din” de sadece inanç değil, bağlı olunan sistem, yönelinen merci olsa gerek.ki; herkes tarafını, kime ait olduğunu seçer.
VE,
“
Bizim Rabbimiz kim?”
Fâtiha baştan sona bunun cevabını verir:
RAB, insanın hayatında son sözü kime verdiğidir.
Ve Fâtiha, o sözü YALNIZ ALLAH'A verdiğimizi ilan etmemizdir.
Yarın buraları derleyip toplayıp sunum yapcam inşallah

Fecr hocam, Mevlüt hocam, Abdulhamit hocam, Alaleyl Allah dünya ahiret makamınızı âlî eylesin.🤲