Tekil Mesaj gösterimi
Alt Bugün, 12:12   Mesaj No:155

Hâdimul İslam

Medineweb Baş Editörü
Hâdimul İslam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu: Hâdimul İslam isimli Üye şuanda  online konumundadır
Medine No : 14593
Üyelik T.: 15 Kasım 2011
Arkadaşları:15
Cinsiyet:
Memleket:MEDİNEWEB
Yaş:45
Mesaj : 13.439
Konular: 1490
Beğenildi:13662
Beğendi:9833
Takdirleri:31814
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart



PETROLÜ İSTİYORUM İRAN'I YOK EDEBİLİRİM
Tehditkar demeçlerini sürdüren Trump, “en çok istediğim şey İran’ın petrolü” derken Harg Adası’nı da ele geçirebileceklerini söyledi. Anlaşma olmazsa, ABD’nin “güzel varlığını”, İran’daki tüm elektrik üretim santrallerini, petrol kuyularını ve su arıtma tesislerini havaya uçurarak sonlandırabileceklerini belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump, İran savaşında askeri baskıyı daha da tırmandıran açıklamalarla Tahran’a açık bir ültimatom verdi. Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda Trump, operasyonların sona ermesi için “yeni ve daha makul bir rejimle” ciddi görüşmeler yürüttüklerini savundu; ancak kısa süre içinde anlaşma sağlanamazsa ve Hürmüz Boğazı derhal açılmazsa İran’daki enerji altyapısını hedef alacaklarını söyledi. Trump, ABD’nin “güzel kalışını”, İran’daki tüm elektrik üretim santrallerini, petrol kuyularını, Harg Adası’nı ve “muhtemelen” su arıtma tesislerini havaya uçurarak sonlandırabileceklerini belirtti. Financial Times’a konuşan Trump, “en çok istediği şeyin İran’ın petrolünü almak olduğunu” söyledi ve İran’ın ana petrol ihracat merkezi olan Harg Adası’nın ele geçirilmesinin seçenekler arasında bulunduğunu ifade etti. “Belki Harg Adası’nı alırız, belki almayız. Çok fazla seçeneğimiz var” diyen Trump, adanın “çok kolay” biçimde alınabileceğini de savundu.

HEDEF ARTIK YALNIZCA ASKERİ TESİSLER DEĞİL
Trump’ın söyleminde dikkat çeken unsur, tehditlerin artık yalnızca askeri hedeflerle sınırlı kalmaması. Elektrik santralleri, petrol kuyuları ve su arıtma tesisleri gibi ülkenin günlük yaşamı ve ekonomik işleyişi açısından kritik altyapılar doğrudan hedef listesine alınmış durumda. Bu durum, savaşın askeri hedeflerden çıkarak İran’ın enerji omurgasını ve sivil yaşamını felç etmeye dönük daha kapsamlı bir baskı stratejisine evrildiği yorumlarına yol açtı. Harg Adası bu stratejinin merkezinde yer alıyor. İran petrol ihracatının ana çıkış kapısı olan ada, Tahran’ın savaş ekonomisinin can damarı olarak görülüyor. Bu nedenle adaya yönelik olası bir ABD hamlesi, yalnızca ekonomik baskı değil, İran’ın gelir akışını kesmeye dönük doğrudan bir boğma girişimi anlamına gelecek. Ancak uzmanlara göre böyle bir adım, kolay bir askeri gösteriden çok daha karmaşık sonuçlar doğurabilir. Ada ele geçirilse bile İran’ın tankerleri hedef alma ve Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısını sürdürme kapasitesi tamamen ortadan kalkmayabilir.

URANYUM İÇİN ASKERİ OPERASYON SEÇENEĞİ
Washington’daki tartışmalar bununla da sınırlı değil. Wall Street Journal’da yer alan habere göre Trump yönetimi, İran’daki yaklaşık 450 kilogram zenginleştirilmiş uranyumu ele geçirmek için askeri bir operasyon seçeneğini de değerlendiriyor. Haberde, ABD Başkanı’nın henüz nihai kararını vermediği ancak bu ihtimali masada tuttuğu belirtildi. Planın özel kuvvetlerin hedef bölgelere intikal etmesini, nükleer materyalin bulunduğu alanların güvence altına alınmasını ve ardından uranyumun özel koruma kaplarıyla bölgeden çıkarılmasını içerdiği ifade ediliyor. Ancak askeri uzmanlar bunun “hızlı gir-çık” tipi bir görev olmayacağı uyarısında bulunuyor. Böylesi bir operasyonun Amerikan askerlerini günlerce, hatta daha uzun süre İran topraklarında tutabileceği; İran’ın füze, İHA, kara saldırısı ve sabotaj kapasitesi nedeniyle yüksek risk taşıdığı belirtiliyor.

37 YIL ÖNCEDEN HARG'A GÖZ DİKMİŞ
Donald Trump’ın İran’ın Harg Adası’na yönelik ilgisi başkanlık döneminden çok önceye uzanıyor. Financial Times’a verdiği röportajda kritik önemdeki adayı ele geçirme seçeneğini değerlendirdiğini söyleyen Trump’ın, bu konudaki benzer açıklamaları ilk kez 1988’de gündeme gelmişti. The Guardian’a 1988’de verdiği bir röportajda Trump, “Harg Adası’na ağır bir darbe indirirdim. Gidip orayı alırdım. İran Irak’ı bile yenemiyor ama ABD’ye kafa tutuyor. Onlara karşı harekete geçmek dünya için iyi olurdu” demişti. Trump, 13 Mart 2026’da Fox News radyosuna verdiği röportajda, 1988’deki bu sözleri hatırlatılınca Harg Adası’nı ele geçirmenin “öncelik sıralamasında üstlerde olmadığını” söyledi. Ancak kısa sürede fikrini değiştirebileceğini de ekledi. Trump, “Diyelim ki yapacaktım ya da diyelim ki yapmayacaktım. Size ne söylerdim?” ifadelerini kullandı. Trump, adadaki petrol altyapısını vurmamayı tercih ettiğini belirtirken, İran’ın Hürmüz Boğazı’na müdahale etmesi halinde bu kararını yeniden değerlendirebileceğini söyledi.











İRAN'IN ATTIĞI 4. FÜZEYİ DE NATO DÜŞÜRDÜ

Hatayi Gaziantep ve Adana’dan sonra İran’ın Türk hava sahasına doğru fırlattığı dördüncü füze de NATO unsurlarınca düşürüldü. Milli Savunma Bakanlığı’bdan yapğılan açıklamada “İran’dan ateşlendiği belirlenen ve Türk hava sahasına giren bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirilmiştir” denildi. MSB, son olarak, 13 Mart 20026 tarihinde, İran’dan ateşlenen bir balistik füzenin Türkiye üzerinde imha edildiğini açıkladı. Bu olay öncesinde, 9 Mart 2026 tarihinde İran’dan ateşlenen balistik füzenin Türk hava sahasında etkisiz hale getirildiğini bildirmişti. 4 Mart 2026 tarihinde yine İran’dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasından geçerek Hatay bölgesinden Türk hava sahasına yönelen bir füze, NATO Hava Savunma Sistemleri tarafından imha edilmişti. MSB, Malatya’ya Patriot Hava Savunma Sistemi konuşlandırılacağını bildirmişti. Bu kararın ardından İncirlik’e de patriot füzesi konuşlandırıldı


__________________




İnsanı BEDENEN ameliyat için BAYILTMAK gerekir.

RUHEN ameliyat etmek içinse AYILTMAK...


Alıntı ile Cevapla