Bizden Olmadı!
Bunca imkâna rağmen din eğitiminde neden geriye düştük?
Olmadı..
110’dan fazla ilahiyat fakültesi…
3.000’den fazla ilahiyat akademisyeni…
90.000’den fazla camii…
80.000’den fazla imam-hatip…
4.000’den fazla vaiz…
1.000’den fazla müftü ve yardımcısı…
16.000’den fazla Kur’an Kursu…
8.000’den fazla Kur’an Kursu öğreticisi…
1.500’den fazla İmam Hatip Lisesi…
3.000’den fazla İmam Hatip Ortaokulu…
15.000’den fazla İHL Meslek Dersleri öğretmeni…
1.000’den fazla dini vakıf…
15.000’den fazla dinî dernek…
300’den fazla dergi…
200’den fazla yayınevi…
100’den fazla dinî radyo…
20’den fazla dinî televizyon…
50’den fazla cemaat…
30’dan fazla tarikat…
3'ten fazla âlimler birliği...
Son çeyrek yüzyılda siyasî iktidar, bütün imkanları seferber etti... İsteyene bina, isteyene kadro, isteyene para, isteyene imkan verdi... Peki ya sonuç?
Koskocaman "sıfır"!
Şayet din öğretiminde dünden daha kötüysek din eğitiminin paydaşları olarak bizlerin sağımıza solumuza bakmaya hakkımız yok!
Akademik çalışmaları, yeni din dilini, gençlerin sorunlarını, kaliteli kitapları, makaleleri, yayınları, eğitimleri kim yapacaktı?
Sorumlu biziz! Akademisyenler, müftüler, hocalar, vaizler, şeyhler, müridler, efendiler, âlimler...
Çünkü yıllar önce cemaat dağıldıktan sonra camide gizli gizli kaset dinlerkenki samimiyetimizi, deri koltuklara oturduğumuzda kaybettik!
Çünkü yıllar önce sahip olduğumuz ideallerimizi, unvanlarımızı kapıp, bir köşe başına oturunca unuttuk!
Çünkü zaman değişti dedik, retorik dedik, reel politik durum dedik, zaman değişti dedik!
Çünkü Allah'tan çok insanlardan korktuk!
...
Hadi duymak istemediğinizi söyleyeyim:
Olmadı!
Bizden olmadı...
[Not: Sayıların tespitinde grok, gemini, chatgpt gibi yapay zekalar kullanılmıştır]
Şaban Öz