Tekil Mesaj gösterimi
Alt Bugün, 01:35   Mesaj No:4

Medine-web

Medineweb Site Yöneticisi
Medine-web - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:Medine-web isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 1
Üyelik T.: 14Haziran 2007
Arkadaşları:8
Cinsiyet:Erkek
Yaş:52
Mesaj : 3.130
Konular: 341
Beğenildi:1550
Beğendi:528
Takdirleri:13501
Takdir Et:
Standart

“Bir yerde anımsıyorum, okumuştum, kime ait hatırlamıyorum… Diyordu ki Âlim, : ‘İslam’ın şartı beştir. Yetkim olsaydı altıncısını haddini bilmek derdim.’ Had, şeriattaki anlamıyla cezalandırmak kısmında değilim… Had, hudud yani sınırdır.bunun kadını erkeği yoktur herkes için geçerlidir. Kur’an bunu Hududullah olarak öğretiyor. Durması gereken yerde durmalı. Yetkisi olmayan yerde yetkiyi kullanmaya çalışmak terör üretir. Haddini bilmemekte ısrar edenler vahysiz ise ona sınır yok zaten; kan, kin, terör, kaos… tabiri caizse mikroptan beslenen bir ruh hali… Vahiy eksenli haddini aşanlar ise kitabına uydurmak için uğraşır, kitaba uymak için değil…

Nisa 34-35-36 ayetlerini sadistçe ya da Allah’a din öğretircesine ukalaca yorumlar, ayetlere kırk takla attırır, lastikleştirir, adeta işkencemsi şekilde ayetleri kılıktan kılığa sürüklerler… Bu hasta iki ruh hali için ‘Feeyne tezhebûn’ (Bu gidiş nereye? Bir dur, haddini bil!) sınırı yoktur… ‘Kul etuallimûnellâhe bidînikum’ (Siz Allah’a din mi öğretiyorsunuz, hadsizler!) şamarına rağmen ‘sümmün bükmün umyun’ (kör, sağır, dilsiz) ve ‘ittekullah’tan korkusuz…

Yani iki uç yaklaşım da problemli:

Ayeti tamamen inkâr edercesine zorlayıcı yorumlarla metni yok saymak,
Ya da ayeti erkek öfkesinin meşruiyet zemini haline getirmek.

Nisa 34-35-36’da açık, net, sabit ahkâm ayetlerine rağmen… O ayetlerin hedefi ‘naşize’, yani kocasına isyan eden, söz dinlemez, haddini bilmez, kadınlıktan çıkıp erkekimsi tavırlar sergileyen Müslüman kadınlar iken; hadsizler bunu tüm kadınlara uygulanacak evrensel kurallara çevirmek için kırk takla attırırlar ayete…

Ayetler üç ana unsur üzerine yoğunlaşıyor: Kadın naşize ise vahyin çözümü birincisi nasihat:
‘feizûhunne’… Hududullah’a davet, ‘ittekullah’…
Olmadı ikinci aşama: ‘vehcurûhunne’… Yatağınızı ayırın, sırtınızı dönün; dolaylı olarak Nisa 3 ile tazir tavrında olun.
Bu da olmadı; erkek fatma ilk ikisini ezdi geçti, haddini bilmedi, ‘sadakallahu azim’ demedi… Sonuncu aşama gelir:

‘vedribûhunne’… Öldürün değil; haddinizi bilin… Darb edin, dövün, korkutun… Zalimleşmeyin. Amaç tazirdir, korkutmaktır, hadde davettir. Dahası erkek fatma olmadığını kavratmaktır… Kavradıklarında ayetin sonu erkeğe hitaptır: Adam ol sen de, aleyhinde davranma, affet, hoş gör, yapıcı ol, yıkıcı olma, zalimleşme, haydut olma…
Kur’an’ın kendi bütünlüğünde:

erkeğe “kavvam” olma sorumluluğu verilirken,
aynı zamanda öfkesine sınır,
gücüne sınır,
zulmüne sınır,
intikam arzusuna sınır da konuyor.


bizim “had” kavramını sürekli “sınır bilinci” üzerinden okumamız bu yüzden tutarlı bir eksen oluşturuyor. Çünkü mesele sadece kadının sınırı değil; erkeğin de “Ben güçlüyüm, öyleyse istediğimi yaparım” vehmine kapılmamasıdır.

Ayet bu kadar net ve açıkken karşı tarafa şirin gözükmek için müzebzebinlikleri tutar; ukalalıkta sınır tanımayan takeli, şalvarlı, tesbihli mendeburlar, cüppeliler, Bektaşiler, gezizekâlılar medyada devreye girer; ayete işkence edip yorumlarlar…

‘Yok canım, vedribûhunne darp değil, okşamaktır…’ Veylun!

ayetin mesajını amacını bildikleri halde ‘sümmün bükmün’…
Ayetin nuşuzu olan kadınlara dair kısmını evrensel kurallara çevirmek,tüm kadınlara uygulamak bunu ayetle teyit etmek… Şeytan bu kadar zararlı değil ya…

Sözün özü muhterem hocam, birinci mesajımda anlatmaya çalıştığım; İslam hiçbir canlıya zararı kabul etmez, zulüm sayar… Hiçbir kocaya, babaya, amcaya, erkeğe kadın öldürme yetkisi vermez.

Bir insanı öldürmeyi kainatı öldürmüş gibi sayarım der; cezasını da ebedi cehennem olarak bildirir… İslam’ın hedefi olmamış, olma ihtimallerini caydırıcılık ile önlemek; herkese haddini bilmesini ve Hududullah’ı benimsetmektir…

Hz. Lut’a ve Hz. Nuh’a naşize olan kadınlara hadleri bildirildiği gibi… Hz. Asiye’ye zalim olan Firavun’a haddini bildirdiği gibi…

Vahiy herkese Hududullah çizmiştir: erkeğe, kadına, arıya, karıncaya, güneşe, aya… Eşek arısının bal yapmaya özenmesi hadsizliktir… Erkeğin kas yapısını kadına zulmederek, öldürerek kullanması hadsizlik ve zalimliktir… Erkeğine ‘kavvamun’ olmaya çalışan erkek fatma, ölümü hak etmez ama ‘vedribûhunne’ ihtimali taziri Hududullah’tır..)

‘Samanla, otla dövün’ edebiyatını ayet kaldırmıyor üstadım… ‘Vedribûhunne’yi Hz. Ömer farklı uygular, Hz. Osman farklı uygular, Hz. gariban hiç uygulamaz; saygı duyarız.”
Burada önemli olan nokta şu:
Klasik alimlerin önemli bir kısmı bile bunu “dövme serbestisi” gibi sınırsız bir yetki olarak anlamamıştır. Tam tersine:

Yüze vurmayı yasaklamışlar,
Yaralama ve eziyeti haram saymışlar,
Aşağılama ve zulmü reddetmişler,
Bunun bir “terbiye” değil son derece sınırlı ve caydırıcı bir sembolik müdahale olduğunu söylemişlerdir.

Hz.Muhammad’ın sav eşlerini dövdüğüne dair sahih bir örnek yoktur. Aksine, ‘Sizin en hayırlınız eşlerine en iyi davranandır’ rivayetleri İslam ahlakının merkezinde durur.

Ve şu ayetler de kadınları caydırıcılık korkutmak nuşuz özentisinden uzaklaştırmak için oldukça manidardır:

Tahrim 5’in peygamber eşlerine mesajı:
‘Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona sizden daha hayırlı eşler verebilir…’

Ahzab 28-29’un peygamber eşlerine mesajı ise şöyledir:
‘Ey Peygamber! Eşlerine söyle: Eğer dünya hayatını ve süsünü istiyorsanız… gelin sizi güzellikle salayım…’

Bu ve benzeri ayetler, peygamber eşlerine hitaben; fakat tüm ümmet kadınlarını içine alan nuşuza karşı bir çeşit caydırma ve tazir dili ve hududullah olarak okunabilir. Çünkü vahiy, aileyi dağıtan taşkınlığı normalleştirmez; aksine sınır çizer, uyarır, frenler ve tarafları Hududullah’a davet eder.

Üstadım, seninle bu konuyu geçmişte de masaya yatırmıştık. Ve ben bir yerde pes etmiştim. Tarih tekerrürden ibaret olmasın diye burada haddimi biliyorum ve sustum.)
__________________

Büyükler fikirleri,Ortalar olayları,Küçükler kişileri tartışır.

Konu Medine-web tarafından (Bugün Saat 02:56 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla