Alıntı:
Hâdimul İslam Üyemizden Alıntı
“
Hocam "darabe"yi kadını dövmek olarak anlayan, dövünce evliliği kurtaracağını düşünebilen, kafa göz dalmayacak ama işte misvakla, ot sapıyla sembolik olacaksa komik olur şöyle; tekmeyle, gözünü morartmayacak kadar heleki öldürecek kadar dövmeyen de "Allah'ın adıyla' diyerek okuyup, "Senin rızan için " deyip kocaya erkeğine itaat bekliyor. Kimse karısını döverken bu ayeti şahit göstermiyor elbette. Lakin itaati bekliyor  |
Bu aslında psikolojik olarak oldukça gerçekçi bir tespit. Çünkü ilişki, nasihat ve mesafe aşamalarını geçmişse; taraflar artık birbirini duymuyorsa, sevgi güvene değil güç savaşına dönüşmüşse, orada aile “sükûn” vasfını kaybetmiş olur. Kur’an’ın evlilik için kullandığı
“litaskunû ileyhâ” dili yani huzur ve sığınma fikri çökmüştür.
Ayrıca 35. ayette hakem mekanizmasının devreye girmesi de önemli:
Aile içindeki kriz tamamen özel ve sınırsız erkek otoritesine bırakılmıyor. Bir sosyal denge mekanizması kuruluyor. Bu da aslında Kur’an’ın
meseleyi salt “itaat” değil “fesadı önleme,dengeyı,huzuru ve hududullah kurallarını ” üzerinden ele aldığını gösteriyor.
“Kur’an’ın kendi bütünlüğü içinde bakıldığında ana eksen; huzur, adalet, merhamet, ölçü, zulmü engelleme ve aileyi fesattan korumadır. Ve Nisa 34-35-36’nın ana mesajı,
nuşuzundan korktuğunuz kadınların nuşuzunu önlemektir.
Bizim ‘herkese Hududullah çizilmiştir’ düşüncemiz bu açıdan bir vurgu taşıyor. Çünkü Kur’an gerçekten sadece kadına değil, erkeğe de sınır koyar. Erkek için de zulüm, kibir, taşkınlık ve güç istismarı haramdır. Nitekim ayetin sonunda gelen
‘Eğer size itaat ederlerse onların aleyhine yol aramayın’ uyarısı da erkeğin sınırını haddini çizer.
Bu yüzden mesele sadece kadının haddini bilmesi değil, erkeğin de gücünün sınırını, haddini bilmesidir.
Yuvayı kurtarmak için birinci ve ikinci basamaklar yani nasihat ve uzaklaşma çözüm olabilir. Ama ‘vedribûhunne’ye geçildiğinde sanırım o yuva ölmüştür; çaresizlikten can çekişiyordur. Oteldir, hapishanedir; içi kof, boş, eziyetten ibarettir. Hayat arkadaşına tokat atıp ertesi gün bağrına basan erkeğe çüşşş denilir.