Medineweb Forum/Huzur Adresi

Go Back   Medineweb Forum/Huzur Adresi > ..::.MEDİNEWEB FORUM GENEL.::. > Üyelerimize Ait Kişisel Alan > Esadullah

Konu Kimliği: Konu Sahibi Esadullah,Açılış Tarihi:  22 Eylül 2022 (11:33), Konuya Son Cevap : 22 Eylül 2022 (20:58). Konuya 1 Mesaj yazıldı

Beğeni Aldı3Kez Beğenildi
  • 2 Beğenilen Esadullah
  • 1 Beğenilen Mihrinaz
Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme
Alt 22 Eylül 2022, 11:33   Mesaj No:1
Medineweb Sadık Üyesi
Esadullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu: Esadullah isimli Üye şuanda  online konumundadır
Medine No : 15316
Üyelik T.: 18 Aralık 2011
Arkadaşları:3
Cinsiyet:Erkek
Memleket:Kayıp bir Kentten
Yaş:42
Mesaj: 724
Konular: 140
Beğenildi:245
Beğendi:85
Takdirleri:2896
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart 4- Kuranda Atomun ve Kainatın yapı taşı Mai -sıvı

4- Kuranda Atomun ve Kainatın yapı taşı Mai -sıvı

Kainatın ana maddesi Mai-Siyahımsı Sıvı


Ayette:“O inkar edenler görmüyorlar mı ki, (başlangıçta) göklerle yer, birbiriyle bitişik iken, Biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık. Yine de onlar inanmayacaklar mı?„ (Enbiya Suresi, 30) buyurulur.


Yukardaki ayette (big bang büyük patlama ve kuran ile uyumu konusunun devamı)büyük patlamayı anlatmakla kalmaz sadece, görüldüğü üzere her canlı şeyin sudan yaratıldığı da vurgulanır. Bu su ifadesinde iki farklı mana vardır. Birincisi: a) herkesin anladığı canlıların suya olan ihtiyacı ve irtibatıdır. b) Diğer bir ifadesi de dünyamızın başlangıçta yaratılış safhalarında suyun oluşumuna vurgudur. İkincisi: Yukarda yazdığımız yaratılan cevherin bıraktığı su diye mai-sıvı bu ayetlerde bahsedilen su diye manalandırdığımız sıvıdır. Biz her şeyi sudan (mai) yarattık dediği cümlede geçen su diye manalandırdığımız kelime, bilimin şuan bilmediği ama ilerde bulacaklarını umduğum bir hakikati içerir. Bu mai- sıvı-su diye geçen ifade atom altı parçacıklarının kuark, pente kuarkların da en altında bulunan siyahımsı bir sıvı gibi maddeyi kasıttır. Kainatın her yerinde bu dediğimiz madde vardır. Hatta kainatı dışarıdan bir nevi balon gibi kuşatan bile bu maddedir. Kainatın siyahlığının sebebi de bu maddedir. İnşallah bilim dünyası ilerde atomları dahi oluşturanın bu madde (mai) olduğunu bulurlar. Bu maddeyi bulamadıklarından dolayıdır ki, şuan kuantum fiziğinde Heisenberg belirsizlik ilkesinde bilim dünyası tıkanmış durumdadır. Bu belirsizlik ilkesine ve kuranda geçiş şekillerine ilerde değinilecektir. Maddenin asıl yapı taşı atom ve altı parçacıkları değil, bu dediğimiz maddedir. Biz bu maddeyi bu ayetin inceliğinde ve kuran ayetlerinde görüyoruz. Evrenin her yerinde bulunan Bu mai- sıvının beslendiği kaynaksa “arşıda su-mai üzerindeydi” ayetinde işaret edilen arşın altında bulunan devasa bahirdir, denizdir diğer ifadeyle su alemide denilebilir. Bu mai- sıvı maddeye biz siyahımsı mana vermemizin sebebi de Enam, 1 ayetinde ifade edilen karanlığı ve aydınlığı var edip gerekli kılan…. Cümlesinden dolayıdır. Yani Rabbimiz yokken yerleri ve gökleri yarattığını söylediği bir ayetinde, her şeyin sudan- mai yaratıldığını bir ayetinde de ayrıca karanlığın yaratıldığını vurgulayarak o mai-sıvının mahiyetini dile getirmiştir. Enam 1 ayetinde başka inceliklerde vardır onları yeri geldiğinde değineceğiz. İşte İslam alimlerince Malumdur ki mümkinat, varlıklar alemi arşta biter. Baştan belirtelim ki bizim bu dediğimiz maddenin asıl yapı taşı, eski felsefecilerin söylediği esir maddesi değildir. Bilmeyenler için esir maddesinin kısaca tanımını burada vereceğim. Aradaki fark o zaman daha iyi anlaşılacaktır.

Esir: Grekçe ether kelimesinden Arapça’ya geçmiştir. İlk ve Ortaçağ kozmoloji ve astronomisinde âlem ay altı ve ay üstü diye ikiye ayrılmakta, ay altı âlemde oluş ve bozuluşa uğrayan fizikî varlıkların dört unsurdan; ay üstü âlemi meydana getiren, fakat oluş ve bozuluşa uğramayan yıldız ve feleklerin ise beşinci unsur olan esîrden oluştuğu kabul edilmekteydi.

Aristo’nun anlattığına göre Yunanlı olsun başka milletlerden olsun Tanrı’ya inanan herkes, bu çok değerli maddenin oluşturduğu ay üstü âlemi ruhanî varlıkların meskeni olarak kabul ediyordu (Fi’s-Semâʾ, s. 141-142). Zıt niteliklere sahip olan dört unsur gibi esirin zıddı bulunmadığı için ondan meydana gelen yıldız ve felekler oluş ve bozuluşa uğramadan sonsuza kadar varlıklarını sürdürürler. Başka bir söyleyişle ay üstü âlem mükemmellikler âlemidir. Bundan dolayı gök cisimlerinin hareketi dört unsurdan oluşan tabii varlıklarınki gibi düz değil mükemmel olan dairesel harekettir. Aristo, kozmik düzende esîr ile ateşin aynı anlama geldiğini savunan Anaxsagoras’ı eleştirir. Zira eğer öyle olsaydı gök cisimleri bu kadar mükemmel hareket edemezdi ve bunun sonucu olarak varlık düzeninde büyük eksiklikler olurdu [1]

Genellikle İslâm filozofları Aristo’nun ezelî ve ebedî olarak nitelediği esîr teorisini olduğu gibi kabule yanaşmamışlar, daha doğrusu bu konu üzerinde fazla durmamışlardır. Meselâ İbn Sînâ, dairesel hareketin ilkesi sayılan bu beşinci unsurun herhangi bir başka cisimden oluşturulmadığını, “ibda‘” suretiyle meydana getirildiğini, bu sebeple de ebedî olduğunu savunur.[2] İhvân-ı Safâ felsefesinde ise gök cisimlerinin yapısı yerküredeki tabii cisimlerden farksızdır. Şu var ki onlar dairesel olarak hareket ederler. [3]

Yüzyıllar boyunca kozmolojik ve astronomik olayların açıklanmasında temel ve basit bir madde olarak görülen esîr, XIX. yüzyılın sonlarında fizikçilerin önemle üzerinde durdukları bir konu oldu. Fizikçiler, havanın ses dalgalarını iletmesi gibi esîrin de elektromanyetik dalgaları ileteceğine inanıyorlardı. Ancak madde ve ışığın yapısı daha iyi anlaşıldıkça bu teori yetersiz kaldı; yerin esîr içindeki hareketini incelemek amacıyla Michelson – Morley tarafından 1881’de gerçekleştirilen bir deney sonucunda esîrin herhangi bir etkisinin bulunmadığı görüldü. 1905’te Einstein’in özel izâfiyet teorisini geliştirmesinden sonra ise esîr kavramı tamamen terkedildi.[4]

Görüleceği üzere filozofların esir dediği hava denizi diyebileceğimiz maddeyle ayette kastedilen ve bizim belirttiğimiz mai- sıvı farklı şeylerdir. Bir de bu ayetlerden açıkça anlaşılmaktadır ki eski filozofların ve onlardan etkilenen bizim İslam bilginlerinin de savunduğu maddenin ezeli yeti (ilk cevher) ve buna bağlı teorileri çökmüştür. Madde, atom şuursuz bir varlıktır ve bir faili mutlaka muhtaçtır ki, bu yukarda verdiğimiz ayette açıkça ifade edildiği gibi Allah Azze ve Celledir.

Ma’ bilindiği üzere kuranda sadece su için kullanılmaz. Genelde üç türlü kullanılmıştır ki, insanın ma(nutfe) den yaratılışı da bu kelimeyle ifade edilmiştir. Nasıl ki nutfe insanın yapı taşıdır birçok maddeden oluşur buna sadece su denilmediği gibi, bizim mai- siyahımsı, kalın sıvı diye tanımladığımızda atom ve altı parçacıkların yani maddenin yapı taşıdır. Zaten kuranda gerek göklerin yaratılışı gerekse insanın yaratılışının anlatıldığı ayetlere baktığımızda aynı fiillerle mesela ibda, inşa, halk, tesviye, terkib, adl,caal-ceale gibi, ifade edildiğini görürüz. Özellikle yerler ve göklerin 6 eyyam (devir-süreç) da yaratıldığını anlatan ayetlere karşılık insanında 6 safhadan yaratılması ve benzer fiiller kullanılması bunun en güzel örneğidir.insanın anne rahminde 6 aşamada yaratıldığını ifade eden Müminun 12-15 ayetlerde bunlar bahsedilmiştir.

Ma’ ifadesinin su ve yağmur anlamında kullanıldığı ayetlere ve yağmurla alakalı hadislere baktığımızda ise, rabbimizin toprağa hayat veren yağmurları anlattığı ayetlerin normal zamanlarda yağan yağmurlardan farklılığını görürüz. Müslümanlar arasında nisan yağmurları şifalıdır inancının kökeninde Efendimizin s.a.v yağmurlarla alakalı hadis ve fiillerinin rolu çok büyüktür. Efendimiz s.a.v mevsimin ilk yağmurları yağdığında vücudunun bazı yerlerini açarak yağmur sularının değmesini sağlardı. Enes (r.a.) anlatıyor: Rasulullah (s.a.v) ile birlikteyken yağmur yağmıştı. Hemen başını açtı ve “Yağmur rabbimin yeni yarattığı ve indirdiği rahmettir” dedi. [5]

Bu tarz hareketleri ve yağmur suyuyla şifa istemeye yönelik hadisler ve sahabe uygulamaları kaynaklarımızda fazlaca vardır. Bu tarz uygulamalar tarih boyunca Müslümanlar arasında yağmurun özellikle de nisan yağmurlarının şifalı olduğuna yönelik inanç ve uygulamalara dönüşmüştür. Nisan yağmurlarının diğer zamanlarda yağan yağmurlardan farklı bir özellik ve yapıya sahip olduğu üzerinde yapılan araştırmalarla da kanıtlanmıştır. Uzmanlar ilkbaharda tabiatın canlanmaya başlamasıyla birlikte bitki ve ağaçların çiçek tozları, reçine, eterik yağları yani bitki kaynaklı yağlar ve çiçek polenlerinin rüzgâr ve hava akımlarıyla atmosfere karıştığını bildirmişlerdir. Bu nedenle nisandaki yağmur yağışı sırasında havadaki bu zerrecikler yağmurla birlikte yeryüzüne düşer ve nebatatta ve toprakta bir nevi dölleme yapar. Yani insanında yaratılışında temel madde olan mai- nin nutfe özelliğini bu nisan yağmurları da içinde barındırır. Bu yağmurlarla beraber toprağın ve nebatatın canlanması, hayat bulması herkesçe inkârı mümkün olmayan bir konudur zaten.

İşte kuranda mai- sıvı su diye kullanılan ifadenin incelendiğinde göklerin yaratılışında, insanın yaratılışında ve nebatatın yaratılışında aynı özelliği taşıdığı, nutfe görevi taşıdığı ve hepsinin temel yapı taşı olduğu görülür.

Bu ayetlerde ifade edilen su ile ilgili bir incelikte, Bugün suyun 2 Hidrojen + 1 Oksijenin bileşiminden oluştuğu ve bu bileşimin en büyük katkı maddesini de hidrojenin meydana getirdiği bilin*mektedir. Ayrıca son zamanlarda yapılan bilimsel keşiflerde de uzayın her tarafında su bulunduğu belirtilmektedir. [6]

Bilim adamlarının bu hususta yeni bulguları suyun dünya’ ya evrenden taşındığına yöneliktir. Bu bulguları da kuranın birçok ayetinde ifade edilen gökten size su indiren, semadan yağmur indiren gibi ayetlerine uygundur. Dünyanın yaratılışı bölümünde bu hususa temas edilecektir.

Kuranın indiği dönem su daha çok bilindiğinden dolayı su diye ifade edilmiştir. Bu ayetlerde bilimin bugün bildiği uzayın her tarafında su bulunması da ayetlerin ifadelerine uyumludur. Ayrıca biz bu ayetlerden yukarda da değindiğimiz arşın altında bir deniz- su olduğunu anladığımız gibi, sudan oluşan evrende kürelerin ve gezegenlerin varlığını da anlıyoruz. Kuranın mucizevi icazının inceliklerindendir, bir kelime birçok manaya bakacak tarzda olduğu gibi, bir ayet birçok manaya da bakacak üsluptadır. Buda zaten kuranın mucizevi en önemli özelliklerinden biridir. Bu ayetlerde geçen Arz ifadesindeki bazı inceliklere de ilerde dünyanın yaratılışı meselesinde değinilecektir.

Her şeyin yokken örneksiz, emsalsiz, ilk baştan yaratıldığını vurgulayan ayetlerde, bedi ismi kullanıldığı gibi, büyük patlama ve sonrasından bahseden ayetlerde de rabbimiz fatr esmasını, kullanarak bizlere bu aşamaların farklarından bahseder. Fatr yaratan diye manalandırılsa da, yarıp çıkararak, çoğaltarak yaratan manasında bir isimdir. Gök çatlayıp-yarıldığı zaman (infitar,1) ayetinde olduğu gibi. Buda yaratılan cevherin kıvama geldikten sonra fatr, hallak, halık gibi esmalarla tecelli edilip yaratılma safhasının başladığını yani patlamanın zuhur ettiğini gösterir. İlginç olan yararak çıkarma, yaratma ifadesi kuranda 7 ayette geçmekle bize yerler ve göklerin 7 kat oluşuna da uyumlu tarzda bu isimle yaratıldığı vurgulanır.

Rabbimiz Müteal, sonrasında Tasavvufçuların hakikati muhammediye dediği, hadiste bildirilen (Ama) makamına uygun düşen yere beytül mamuru (kabenin aslı) ve yeryüzünde de karşılığı olan kabeyi yaratmıştır. Yerlerde ve göklerde müthiş bir ahenk, ölçü, düzen kurmuş ve Errahmanu arşisteva ayetine uygun Rahman ismiyle yerleri ve gökleri kuşatmış istiva ve istila etmiştir. Bilimin bu büyük patlama dediği durumdan sonra ayetlerde bildirilen 6 eyyam- devir de yerleri ve gökleri bir birine uyumlu bir şekilde yaratmıştır.

[1] (Kitâbü’l-Âs̱âri’l-ʿulviyye, s. 15-16).

[2] (eş-Şifâʾ eṭ-Ṭabîʿiyyât [2], s. 28-29)

[3] (Resâʾil, II, 47).

[4] (TDV İslam Ansk.Esir maddesi)

[5] (Müslim 2/615, Ebu Davut 5/3309)

[6] ( Bilim ve Teknik Dergisi, Komşu Yıldızın Suyu (Science, 20 Temmuz 2001 ), TÜBİTAK, c.34, sayı:405 Ağustos , 2001, Ankara, s.5;)

Haydarı Kerrar, İslami bilgiler
Mihrinaz ve su damlası beğendiler.

Konu Esadullah tarafından (23 Eylül 2022 Saat 11:27 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla

Konu Sahibi Esadullah 'in açmış olduğu son Konular Aşağıda Listelenmiştir
Konu Forum Son Mesaj Yazan Cevaplar Okunma Son Mesaj Tarihi
9-Kâinatın 6 Eyyamda (Devir-Süreç) Yaratılması... Esadullah Esadullah 1 38 02 Ekim 2022 12:57
8 - Kurana göre evren nasıl yok olacak Esadullah Esadullah 0 34 29 Eylül 2022 10:40
7-Kuranda Evrenin Genişlemesi ve ne kadar daha... Esadullah Esadullah 0 178 26 Eylül 2022 10:09
6-Evren Düzmü Eğrimi? Şeklini nereden biliyoruz Esadullah Kara Kartal 1 45 25 Eylül 2022 13:08
5-Kurana göre 7 Evren Vardır. Evrenler ve Şekli Esadullah Esadullah 0 42 23 Eylül 2022 16:01

Alt 22 Eylül 2022, 20:58   Mesaj No:2
Medineweb Baş Editörü
Mihrinaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu: Mihrinaz isimli Üye şuanda  online konumundadır
Medine No : 14593
Üyelik T.: 15 Kasım 2011
Arkadaşları:68
Cinsiyet:Anne
Memleket:MEDİNEWEB
Yaş:42
Mesaj: 10.654
Konular: 1040
Beğenildi:9788
Beğendi:7759
Takdirleri:17652
Takdir Et:
Standart

"Yukardaki ayet" kısımlarına ilgili âyetleri eklerseniz bağlam kurmak daha kolay olacaktır. Diģer konuda verilmiş olsada tekrar verirseniz kanımca konu bütünlüğü daha güzel sağlanmış olur.
Esadullah beğendi.
__________________

~~~ Bilmediklerimi Ayaklarımın Altına Alsam Başım Göğe Ererdi ✒~




Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Kişi okuyor. (0 Üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:

Benzer Konular
Konu Başlıkları Konuyu Başlatan

Medineweb Ana Kategoriler

Cevaplar Son Mesajlar
Kainatın Ortak Dili MusabBinumeyr Muhtelif Konular 3 06 Şubat 2019 15:10
Hayatımızın Mihenk Taşı: Eğitim ve Sıdk (1) EyMeN&TaLhA Çocuk ve Aile Sağlığı 1 18 Kasım 2013 12:00
Benim yolum budur, Bağımsız Bir Yapı bilinmez Tevhid Ve Şirk Konuları 0 28 Eylül 2012 20:38
Kainatın Efendisi akgün Hz.Muhammed(s.a.v) 5 20 Kasım 2010 23:00
Kur’ân.Kâinatın Ruhudur Hazan Mevsimi Kur'ân-ı Kerim Genel 0 23 Ocak 2010 17:41

Bir Ayet Bir Hadis Bir Söz | www.kaabalive.net Bir Ayet Bir Hadis Bir Söz | www.medineweb.net Yeni Sayfa 1
.::.Bir Ayet-Kerime .::. .::.Bir Hadis-i Şerif .::. .::.Bir Vecize .::.
     

Medineweb Sosyal Medya Gruplarımız:  Medineweb   Medineweb   Medineweb   Medineweb   www.alemdarhost.com sunucularını Kullanıyoruz.



1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302