Medineweb Forum/Huzur Adresi

Go Back   Medineweb Forum/Huzur Adresi > ..::.İBADETLER.::. > İbadetler > Oruç-Ramazan

Konu Kimliği: Konu Sahibi bilinmez,Açılış Tarihi:  25 Temmuz 2011 (14:24), Konuya Son Cevap : 13 Nisan 2021 (00:12). Konuya 10 Mesaj yazıldı

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme
Alt 25 Temmuz 2011, 14:24   Mesaj No:1
Meal Gurubu Üyesi
Medineweb Emekdarı
bilinmez - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:bilinmez isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 13966
Üyelik T.: 27Haziran 2011
Arkadaşları:0
Cinsiyet:
Mesaj: 2.155
Konular: 309
Beğenildi:163
Beğendi:15
Takdirleri:306
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart Ramazan suuru

Ramazan suuru

RAMAZAN SUURU
Recep Aykan

Bir kaç gün sonra Rahmet ve Bereket Ayina, oruç Ayina kavusacagiz insallah.
Hemen aklimiza bu mübarek ayi nasil ihya edecegimiz gelmekte. Ramazanla evlerimize nese ve huzur gelecek, iftar sofralarimizi çesit çesit yemekler süsleyecek; Iftardan sonra arkadas ve dostlar ziyaret edilecek, sahura kadar Ramazan eglenceleri yada TV´lerdeki Ramazan programlari sayesinde çoluk çocugumuzla hos vakitler geçirecegiz“ (Ramazan eglence olalidan bu yana bu
böyle !!)

Madalyonun diger yüzüne baktigimizda ise sunlari görecegiz. Dünyanin bir çok yerinde müslüman kardeslerimiz bu mübarek ayi, bombalarin yiktigi evlerinin
enkazlari arasinda, elektriksiz, kalorifersiz, sobasiz, susuz, karanlik, buz gibi evlerinde, sevdiklerinden, dostlarindan uzak, en temel ihtiyaçlarini dahi karsilayamaz halde, yardim kuyruklarinda, boyunlari bükük, utangaç ve mahçup olarak karsilayacaklar.

Ramazanin hatirina! bombalar bir süre susacak, Ramazan biter bitmez tekrar baslayacak, müslümanlar aglamaya, aci çekmeye devam edecekler (her yil maalesef böyle).

Rasulullah (s.a.v) mübarek Ramazan Ayini nasil ihya etmistir?
Bir düsünelim. Rasulullah (s.a.v) zamaninda 1500 kisi oruç tutardi, fakat bu az sayiyla dünyaya adalet örnekligi teskil ettiler. Az sayiyla güçlüydüler,çünkü imanlari güçlüydü.

Simdi iki milyara yakin müslüman var. 500 bini oruç tutacak, ama dünyada zulüm devam edecek. Bu çok sayiyla güçsüzler, çünkü imanlari güçsüz.

Ramazanimizi Islam düsmanlari her zaman oldugu gibi kullanacaklar.
Zürriyet, Zilliyet gibi bir çok münafik ve ahlaksiz gazete Ramazan ilaveleri çikaracak, müslümanlari enayi yerine koyup, Islami kitaplari promosyon olarak, yada kupon karsiliginda okuyucularina dagitacaklardir.

TV kanallari renkli programlariyla ve ünlü sanatçilarla reytinglerini artiracak, müslümanlarin paralarini hortumlayacaklardir. Ramazanin gelmesiyle onlar da
sevinmektedirler. Ramazan Ayi, müslümanlarin üzerinden yüksek raytinglerin yapildigi aydir
.

Müslümanlarin yüzde doksani maalesef Ramazan suurundan yoksundurlar. Çünkü müslümanlar Ramazan Ayinin ne oldugunu, hikmetini bilmemektedirler. Bilgi mi, iman mi önce gelir? diye soruldugunda cevabimiz bilgi önce gelir
olacaktir. Insan bilmedigine nasil iman eder? Insan iman ettigi seyi bilmeli, ondan gafil olmamalidir.

Bir meyhaneci-birahaneci düsünün. Ona deseniz Ramazanda dükkanini neden kapatiyorsun?
Size der ki: Kardesim mübarek Ramazanda içki içilir mi? Ben müslümanim, Ramazanda birahane çalistirmam! Çünkü Ramazan ayinda içkiden elde edilen
para haramdir! Sanki baska zaman haram degilmis gibi. Sanki insanlari içkiyle zehirlemek haram degilmis gibi!

Peki diger günlerde neden birahane çalistiriyor bu adam? Çünkü suur yok, bilgi yok. Sadece bildigini zannediyor. Aslinda bilmiyor.

Müslümanlik sadece Ramazan ayinda mi?
Namaz müminin günlük terazisi, cuma namazi mü`minin haftalik terazisi, oruç müminin yilinin terazisi, hac da müminin hayatinin terazisidir.

Siar diye bir sey var bilir misiniz? Siar, sembol, parola demektir. Savm (oruc) da tevhid ümmetinin sembolüdür. Cünne, kalkan, essavmu cunnetün,
„oruç kalkandir“ demektir. Birbuçuk milyar müslümanin elinde kalkan var.
Savas kalkani bizi düsman darbelerinden korur. Oruç kalkani da bizi manevi pisliklerden korur. Elimizde oruç kalkanimiz olmasina ragmen halen ailemizde, caddemizde, toplumumuzda pislik vardir. Çünkü üzerimize TV
kanalizasyonlarindan, yazili ve görsel basindan pislik akmaktadir. Bazi devlet erkani da bu pisligi tesvik etmekte ki, müslümanlar temizlenemesinler. Islam temizlik dinidir. ´Temizlenmek´ mübarek Kurani Kerimde iman etmekle ayni anlamda kullanilmistir. Temizlenmek = iman etmek.

Müslümanlarin imanini zayiflatmadan müslümanlara kimse galebe çalamamistir.
Evet, müslümanlari yenebilmek için üzerlerine önce pislik akitmak gerekiyordu ve öyle de yaptilar. Ümmet pislik ve rezillik içinde.

.....Gevsemeyin, üzülmeyin, eger inaniyorsaniz üstün geleceksiniz. (3/139)

Üstün gelebilmemiz için önce üstümüzü, ailemizi, çevremizi, kisaca toplumumuzu necasetten temizlememiz gerekmektedir. Ancak o zaman Temiz
Toplum (yani imanli toplum) ortaya çikacaktir.

….Rabbini tekbir et (Onun büyüklügünü an). Elbiseni temizle. Pislikten
(Allaha sirk kosmak, puta tapmak gibi çirkin seylerden) kaçin. (74/4)

Bir toplumu yikmak istiyorsaniz o toplumun siarlarini, sembollerini yok
etmelisiniz.
"Kim Allahin siarlarini tazim ederse (sayarsa, yüceltirse) o kalbin takvasindandir" (Hacc 32).


Kuran, namaz, hac, oruç, ezan bizim siarlarimizdir. Bunlar ümmeti tanitan,
ümmeti birbirine baglayan sembollerdir.

Bazi devrimler çok zekice yapilmistir. Yani bu devrimler ümmetin siarlarini
kaldirmaya yöneliktir.
Bu devrim önderleri mertçe ve erkekçe "Biz ilhamimizi / gücümüzü gökten
indigi sanilan köhne kitaplardan almiyoruz" demislerdir. Satilmis, dogruyu
söylemeye korkan, lafi eveleyip geveleyen, egip büken, kem küm edenler gibi
iki yüzlü degiller en azindan.

Aziz Nesin de mert adamdi. Onun da tek yüzü vardi. Inandigini aynen
söylerdi.
Gönül isterdi ki, bütün müslümanlar da bu adam kadar mert ve tek yüzlü
olabilseler. Insan müminse bir tek yüzüyle ortada dolasmali, amelleri,
davranislari, konusmalari yüzüne uygun olmalidir.

Dogrusu iki yüzlüler (münafiklar), atesin en asagi tabakasindadirlar, onlar
için bir yardimci yoktur. (4/Nisa: 145)
Ah kisiliksiz, korkak, tavizci müslümanlar, tavizci politikacilar,
maymunlar!

Müslümanlarin çektikleri hep sizin yüzünüzden. Allah sizi islah etsin.
Bir hikaye anlatilir. Bir gün agaclar kendi aralarinda konusuyorlarmis:
“Baltalar bizi kesiyorlar, güc birligi yapalim da, baltalara karsi tedbir
alalim ve kendimizi kestirmeyelim” demisler. Aralarindan birisi de demis ki,
“biz baltaya sap olmasak balta bize bir sey yapamaz” demis.

Tevhid ayi Ramazan takva ayi, Furkan ayi, Huda (hidayet) ayi, dua ayidir.
Biliyor musunuz müslümanlar en çok hangi ayda aldatiliyorlar? Biliyor
musunuz müslümanlar en çok hangi ayda müsrik oluyorlar? Tabii ki Ramazan
ayinda!

Nasil mi?
Ramazanda Allahin dini satilir. Ramazan ayinda Telli Babaya, Oruç Babaya,
Eyüp Sultana, Mevlanaya günah çikarmaga, tapilmaga, medet ummaga gidilir.

Afganistan, Irak ve Kabe Amerikan askerlerinin isgali altindadir. Içilen her
Coca-Cola, her sigara müslümanlarin üzerine düsen bir bomba, yada yüregine
saplanan bir mermi olmaktadir. Degerlerimize küfreden Islam düsmani
gazetelerden satin aldigimizda, farkinda olmadan Islama zarar vermis
oluyoruz.

Velhasil, Ramazani Ramazan suuru içinde ihya etmek lazimdir.Müslümanlarin çogu namazlarinda gafil olduklari gibi, maalesef Oruç Ayinda da gafildirler.


"Vay o namaz kilanlarin haline ki onlar namazlarinda gafildirler." (Maun
Suresi)

Vay o oruç tutanlarin haline ki, onlar oruçlarinda gafildirler ve bosu bosuna aç kalmaktadirlar.
Bu ayin sonunda Allah rizasi icin oruc tutanlarin bayramina seker bayrami denecek ve biz buna tepki de göstermeyecegiz. Sanki seker yemek icin bir ay
ac kalinmaktadir.

Bazilarinin tiksindigi sekere kavusmak icin mi bir ay oruc tutulmaktadir? Dinimiz ve inanclarimizla bilerek veya bilmeyerek dalga gecilecek ve tepkimizi ortaya koymayacagiz. Uyumaya devam.

Alıntı ile Cevapla

Konu Sahibi bilinmez 'in açmış olduğu son Konular Aşağıda Listelenmiştir
Konu Forum Son Mesaj Yazan Cevaplar Okunma Son Mesaj Tarihi
ELFAZI KÜFÜR Tevhid Ve Şirk Konuları bilinmez 2 126 29 Ağustos 2021 22:16
BiR SORU Tevhid Ve Şirk Konuları bilinmez 19 2691 19 Aralık 2018 22:11
SiZCE HANGİSİ MÜSLÜMAN Tevhid Ve Şirk Konuları bilinmez 0 459 18 Aralık 2018 21:55
ALLAH A iMAN NASIL OLUR.. Tevhid Ve Şirk Konuları bilinmez 0 537 27 Ekim 2018 21:27
HELVADAN KANUNLAR ve TEKFİR Tevhid Ve Şirk Konuları bilinmez 0 574 03 Ekim 2018 20:57

Alt 25 Temmuz 2011, 22:12   Mesaj No:2
Meal Gurubu Üyesi
Medineweb Emekdarı
bilinmez - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:bilinmez isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 13966
Üyelik T.: 27Haziran 2011
Arkadaşları:0
Cinsiyet:
Mesaj: 2.155
Konular: 309
Beğenildi:163
Beğendi:15
Takdirleri:306
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart Cevap: Ramazan suuru

Aziz Nesin de mert adamdi. Onun da tek yüzü vardi. Inandigini aynen
söylerdi.
Gönül isterdi ki, bütün müslümanlar da bu adam kadar mert ve tek yüzlü
olabilseler. Insan müminse bir tek yüzüyle ortada dolasmali, amelleri,
davranislari, konusmalari yüzüne uygun olmalidir.

yazıdan alıntı......



Bütün hakkın tanımındaki müslümanlar ki sayıları hiçte iki milyar değildir ,ve bu az sayıda olan müslümanlarda merd,ve tek yüzlü ve her yerdede hakkı hakça haykırırlar...

Yazı duygusallıktan öteye gidememiş ve içeriği olarakta MÜSLÜMAN tespiti hiçte hakka göre değil halka göre tanımlarla dolu dur,bu gün insanların ve heleki TEVHİD EHLİYİZ diye bilenlerin en çok yanıldıkları ve çıkmaza düştükleri bi durumdur size sorum olacak sayın LA DİYE BİLMEK lütfen Allahın kitabına göre müslümanın tarifini yaparmısınız..

ÇÜNKÜ ALLAHIN KİTABINDAKİ MÜSLÜMANIN TANIMINDA OLAN HİÇ KİMSE,ama hiç kimse yukarda recep aykanın tanımında ki oruç bilinciyle kuşanmaz,böyle bi oruçtanda böyle bi yaklaşımdanda uzaktır ....
Alıntı ile Cevapla
Alt 26 Temmuz 2011, 11:47   Mesaj No:3
Meal Gurubu Üyesi
Medineweb Emekdarı
bilinmez - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:bilinmez isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 13966
Üyelik T.: 27Haziran 2011
Arkadaşları:0
Cinsiyet:
Mesaj: 2.155
Konular: 309
Beğenildi:163
Beğendi:15
Takdirleri:306
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart Cevap: Ramazan suuru

Takdir edersiniz ki, yazı bana ait değildir, içerisinde güzel konulara değindiği için paylaşmak istedim..tabii yazıda ki müslüman tespiti durumuna bende katılıyorum, elhamdulillah ki müslüman tanımını halka göre değil de hakka göre yapabilenlerdenim..yazıda haklı konulara değinilmiş ki günümüzde o yazılanların hepsi maalesef acı bir gerçek olarak her ramazan yaşanıyor..Ayrıca yazıda oruç bilincine ters olan nedir onu anlayamadım, söylerseniz biz de anlarız?
Alıntı ile Cevapla
Alt 26 Temmuz 2011, 19:07   Mesaj No:4
Meal Gurubu Üyesi
Medineweb Emekdarı
bilinmez - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:bilinmez isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 13966
Üyelik T.: 27Haziran 2011
Arkadaşları:0
Cinsiyet:
Mesaj: 2.155
Konular: 309
Beğenildi:163
Beğendi:15
Takdirleri:306
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart Cevap: Ramazan suuru

Bu acıların her yıl yaşanması gerçek ama MÜSLÜMANLAR BU ACILARI NE YAŞAR,NEDE YAŞATIR..Çünkü müslümanın orucudaKİ BİLİNCİ VE FİİLİ, RABBANİDİR.

Demek istediğim oruç bilinci buydu,yoksa atalarının geleneğine uyan bütün toplumlarda bu tür yanlış uygulamalarıda görmek çok ama çok mümkün,sorun bu ACILARI MÜSLÜMANLARA MAL ETMEK,yoksa bi sorun yok ben hiçte bu tür uygulamaları görünce acıdır demiyorum BUNLARI YAPANLARIN DİNİ BU dur diyorum...Sizcede öyle değilmi.....

Örneğin benim oruc tasavvurumda bunlar yok rabbimiz nasıl tasfir etmiş ve emretmişse peygamberim nasıl uygulamışsa bende aynısını uygularım......

Ayrıca müslüman kimden ne paylaştığınada DİKKAT ETMESİ gerekmez mi,yani doğruluk ve sapıklık ap açıkken islamda müslümanlar bu ayırımı yapmalı değil midir.yukardaki yazıdada müslümanın tanımı rabbani değil bundada hem fikiriz...saygılar LA DİYEBİLENE..
Alıntı ile Cevapla
Alt 26 Temmuz 2011, 23:19   Mesaj No:5
Medineweb Sadık Üyesi
kamer34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:kamer34 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 13038
Üyelik T.: 14 Aralık 2010
Arkadaşları:9
Cinsiyet:
Memleket:istanbul
Yaş:51
Mesaj: 871
Konular: 41
Beğenildi:5
Beğendi:0
Takdirleri:10
Takdir Et:
Standart Cevap: Ramazan suuru

Alıntı:
la diyebilmek Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Takdir edersiniz ki, yazı bana ait değildir, içerisinde güzel konulara değindiği için paylaşmak istedim..tabii yazıda ki müslüman tespiti durumuna bende katılıyorum, elhamdulillah ki müslüman tanımını halka göre değil de hakka göre yapabilenlerdenim..yazıda haklı konulara değinilmiş ki günümüzde o yazılanların hepsi maalesef acı bir gerçek olarak her ramazan yaşanıyor..Ayrıca yazıda oruç bilincine ters olan nedir onu anlayamadım, söylerseniz biz de anlarız?

Yazının size ait olmaması sizi o yazının içerikliğinin vereceği meajın yanlışlığı yada doğruluğu hususunda mesulliyetten kurtarmaz.


İslama aykırı olan yada tevhid akidesine sahip olmayan kişinin yada kişilerin düşüncelerini yansıtan makaleleri tebliğ amaçlı yaınladığınız vakit o makalenin vereceği yarar veya zarara ortak olmuş olursunuz.


Başka insanlara ait makale yada bir takım yazı dizileri yayınlanabilir ancak onlara reddiye yazılmak şartıyla. bu üsül kuran çok sık kullandığı üsullerden biridir.


Örneğin kuran ehl-i kitap ve mekke putperestlerinin sapıkça olan fikirlerine yer ver vermiş daha sonra o fikirlerin yanlışlığına cevaben rediiye mahiyetinde ayetler inmiştir.


Başka kişilere ait makalaleri doğrudan yayınladığımız vakit o makaledeki fikirleri benimsemiş olduğumuz anlamına gelir.


Recep kayana göre yeryüzünde 2 milayara yakın müslüman bulunmktadır o halde bu kadar büyük müslüman topluğu olduğu halde neden yeryüzünde Allah'ın hükümlerini tatbik eden bir ülke bulunmamaktadır orası çok manidardır.
__________________
Kimin Ne Dediği Değil / Allah'ın Ne Dediği Önemli.
Alıntı ile Cevapla
Alt 26 Temmuz 2011, 23:33   Mesaj No:6
Medineweb Sadık Üyesi
kamer34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:kamer34 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 13038
Üyelik T.: 14 Aralık 2010
Arkadaşları:9
Cinsiyet:
Memleket:istanbul
Yaş:51
Mesaj: 871
Konular: 41
Beğenildi:5
Beğendi:0
Takdirleri:10
Takdir Et:
Standart Cevap: Ramazan suuru

Müslümanlarin yüzde doksani maalesef Ramazan suurundan yoksundurlar. Çünkü müslümanlar Ramazan Ayinin ne oldugunu, hikmetini bilmemektedirler. Bilgi mi, iman mi önce gelir? diye soruldugunda cevabimiz bilgi önce gelir
olacaktir. Insan bilmedigine nasil iman eder? Insan iman ettigi seyi bilmeli, ondan gafil olmamalidir.

alıntı

Müslümanlarin yüzde doksani maalesef Ramazan şuurundan yoksundurlar demek müslümanlara hakarettir.

Hiçbir müslüman ramazan ibadetinin yada başka bir ibadetini bilinçsiz şursuz yapmaz. Kişi zaten bu bilince vardığı için müslüman olma sıfatını kazanmıştır.

Bilinçsiz halk yığınlarına allahtan korkmadan müslüman gibi ulvi sıfatları vermek ancak Recep Kayan gibilerin tevhid akidesine yakışabilir.

Bazı insanlara göre dünya iki coğorafyadan ibarettin. Bunun bir tanesi batı coğorafyasıdır bunlar ne yaparsa yapsınlar kafirdirler. Diğer coğorafya doğu coğorafyasıdır bunlarda ne yaparlarsa yapsınlar yada nasıl düşünürlerse düşünsünler müslümandırlar.

Bu sakat anlayışın Kur'an ile bağdaşır hiçbir yanı yoktur.

Kur'an-daki müslüman tanımı coğorafyalara yada meşreplere yada ırklara göre değil düşünce ve amellere göre tanımlanmaktadır.

Allah'a emanet olunuz

__________________
Kimin Ne Dediği Değil / Allah'ın Ne Dediği Önemli.
Alıntı ile Cevapla
Alt 26 Temmuz 2011, 23:49   Mesaj No:7
Medineweb Sadık Üyesi
kamer34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:kamer34 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 13038
Üyelik T.: 14 Aralık 2010
Arkadaşları:9
Cinsiyet:
Memleket:istanbul
Yaş:51
Mesaj: 871
Konular: 41
Beğenildi:5
Beğendi:0
Takdirleri:10
Takdir Et:
Standart Cevap: Ramazan suuru

Kur'an ve Sünnete uymayan şirk, küfür, bidat ve körü körüne taklit içeren düşünce ve görüşlerden uzak kalmak gerekir. İnsanlığı küfre ve şirke davet eden, saptıran kitap dergi yada makale veya yazılara yer vermemek yada reddiyler yazmak lazım.

Çünkü biz biliyoruz ki küfrü yayınlayan, yazan reklamını yapan sitesinde bu gibi kitap ve makalelere yer veren her site sahibini akide olarak bağlar. Küfürse kafir, haramsa günahkar yapar. İslam'da şöyle bir kaide vardır. Küfre rıza küfürdür harama rıza haramdır. Bu genel bir kaidedir.

İçinde küfür olan kitapları satmakla ilgili İbn Kayyım el-Cevziyye şöyle diyor:

"İçinde şirki ihtiva eden, Allah'tan başkasına ibadete çağıran kitapları satmak da put satmak gibidir." (Zadul-Mead)

Aliyyül Kari El-Hanefi Fıkhul Ekber'in Şerhinde şöyle der:

"Bir yazar,bir vaiz yazılarında ve vaazlarında küfrü gerektiren bir söz veya bir yazı yazarda o kitabı okuyan yada vazı dinleyenler, okudukları ve dinlediklerine inanırlarsa hepsi toptan kafir olurlar." (Fıkhul Ekber Şerhi)

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"Allah size Kur'an'da: "Allah'ın ayetlerinin inkar edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe o kafirlerle oturmayın. Aksi halde siz de onlar gibi olursunuz" diye hüküm indirdi. Muhakkak ki Allah münafıkların ve kafirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır." (Nisa: 140)

Başka bir ayette:

"Yemin olsun ki eğer sana ilim geldikten sonra onların arzularına uyarsan o zaman şüphesiz zalimlerden olursun." (Bakara: 145)

Dileğimiz sadece ve sadece Allah Rızasını kazanmak. İslamı dert ve dava edinen neme lazımcı olmayan hakka gönül vermiş gerçek tevhid ehli olmak isteyenleri Kur'an ve Sünnete göre aydınlatmak.

Ve gerçek Muvvahhid olanlarında faydalanması için bu forumu yararlı hale getirmektir.

Sadece Allah'a güvenir ve Ona sığınırız.


__________________
Kimin Ne Dediği Değil / Allah'ın Ne Dediği Önemli.
Alıntı ile Cevapla
Alt 27 Temmuz 2011, 10:16   Mesaj No:8
Medineweb Emekdarı
Esma_Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu: Esma_Nur isimli Üye şuanda  online konumundadır
Medine No : 4458
Üyelik T.: 19 Ekim 2008
Arkadaşları:0
Cinsiyet:kadın
Memleket:sivas/istanbul/
Mesaj: 4.430
Konular: 532
Beğenildi:3080
Beğendi:4424
Takdirleri:14419
Takdir Et:
Standart Cevap: Ramazan suuru

[Linkler Ziyaretçilere Kapalıdır.Giriş Yap Veya Üye Olmak için TIKLAYIN...]


Oruç Tutan Biziz Namaz Kılan Biziz Çılgınca Eğlenenler Onlar Timurtaş UÇAR Hoca Efendiden
__________________
Birbirimize Fikirlerimiz uyuşmasa bile İNSAN olduğumuz için SAYGI duymamız lazım...

Ne MUTLU MÜSLÜMANIM DİYENE....
Alıntı ile Cevapla
Alt 27 Temmuz 2011, 10:55   Mesaj No:9
Meal Gurubu Üyesi
Medineweb Emekdarı
bilinmez - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:bilinmez isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 13966
Üyelik T.: 27Haziran 2011
Arkadaşları:0
Cinsiyet:
Mesaj: 2.155
Konular: 309
Beğenildi:163
Beğendi:15
Takdirleri:306
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart Cevap: Ramazan suuru

Yorumlarınız için teşekkür ederim..aslında bende sizlerle hemfikirim..bundan sonra makale yayınlarken daha temkinli olurum..
Alıntı ile Cevapla
Alt 01 Ağustos 2011, 19:04   Mesaj No:10
Medineweb Emekdarı
Esma_Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu: Esma_Nur isimli Üye şuanda  online konumundadır
Medine No : 4458
Üyelik T.: 19 Ekim 2008
Arkadaşları:0
Cinsiyet:kadın
Memleket:sivas/istanbul/
Mesaj: 4.430
Konular: 532
Beğenildi:3080
Beğendi:4424
Takdirleri:14419
Takdir Et:
Standart Cevap: Ramazan suuru

Sıcakta ''sadaka verip oruç tutmasak? ''



Sadakasını verip sadece çok sıcak olacak diye oruç tutmayanlarımız olacak mı? Sıcak oruç tutmamak için geçerli bir bahane midir?

Ramazan ayı için Yusuf Kavaklı Hoca'dan öğütler

Bugün bir dostum, “sadakanı ver ama Ağustos ayı çok sıcak geçecek diyorlar, sen zayıfsın oruç tutma” dedi...

Gözüm korktu bir an için... Gerçekten yüzyılın en sıcak yazını mı yaşayacağız merakıyla internette tatmin edici haberler arandım. Bulamadım desem yalan olmaz. Ağustos sıcağı adı altındaki haberlerin hemen hemen hepsi futbol şikeleriyle bağlantılı başlıklara bağlanıyor.

Sıcaklık normal genelinden daha yüksek olabilir de olmayabilir de ama benim sahsi fikrim şudur; “biz insanoğlu en sonunda mevsimlerin aylara göre yayılımını da bozduk. Yakın zamanda Ocak ayında polenler, haziranda kar görebiliriz. Kimyasalların etkisi tüm dünyayı sarmışken, canım ozonumu çoktan altettiler.”

Peki, gerçekten sadakasını verip sadece çok sıcak olacak diye oruç tutmayanlarımız olacak mı?

Ya da sıcak oruç tutmamak için geçerli bir bahane midir?

Kimbilir ne mazeretler çıkacak onun bunun ağzından bilir kişi edasıyla... Her kafadan bir ses çıkacaktı…

İşte bu sebepten bilirkişiye danıştım ben de... Sizler için emekli İstanbul Müftü Yardımcısı Yusuf Kavaklı Hocama sordum...

Şöyle başladı sözlerine; “Olmaz, tedavisi mümkün olmayan hastalık sahipleri dışında herkes orucunu tutmak durumundadır!”

Ve devam etti:

-Sadaka fidye demek değildir.

-Kişi, ömrü boyunca tedavisi mumkun olmayan bir hastalıga sahipse ancak fidye vererek oruç tutmaz.

Bende hazır kendisini bulmuşken, Ramazan ayına birkaç gün kala neyi nasıl yapmalı veya yapmamalıyız başlığı altında bizi bilgilendirmesini rica ettim.

İşte Yusuf Hocamın sizlere aktarmamı istedikleri:

Oruç Tutmamayı Mübah Kılan Mazeretler

İslâm dini, insandan gücünün yetmeyeceği veya onu önemli sıkıntılara düsürecek görevler istemez. Bu temel ilke ibâdetler için de geçerlidir. Kur'an'da Ramazan ayında oruç tutmayı emreden âyetlerde hasta veya seferde (yolculukta) olanların orucu, o günlerde tutmayıp daha sonra tutacakları veya tutabilecekleri bildirilir. Bundan dolayı başta hastalık ve sefer olmak üzere Ramazan ayında oruç tutmamayı mubah kılan bazı durumlar vardır.

1- Yaslılık: Yaslanmış, artık açlık ve susuzluıa dayanamayacak hale gelmiş kişiler oruç tutmak yerine her günün orucuna karşılık bir fakire fidye verirler. Fidye, bir insanın bir günlük yemek bedelidir ki genellikle Ramazan ayında ilân edilen fitre (fıtır sadakası) ile aynı miktardadır. Fidye vermek yerine her gün bir fakire en az iki öğün yemek yedirmek de mümkündür. Yaslılık sebebiyle artık oruç tutamayacak hale gelenlere ilmihal kitaplarında "pîr-i fânî" denir. Kendisini bu grupta gördüğü için oruç tutmayıp fidye veren kimse daha sonra oruç tutacak hale gelse bundan sonra orucunu tutmaya baslayacağı gibi önceki değerlendirmesinin isabetsiz olduğu anlasılmış olacağından tutmayıp fidye verdiği o oruçlardan da sorumlu olur. Çok yaşlı olmasa da tedavisi mümkün olmayan ve oruç tutmaya engel teskil eden bir hastaliği olan kimse de "pîr-i fânî" gibi fidye verebilir.

2- Hastalık: Kur'ân-i Kerîm'deki ilgili âyetlerde (el-Bakara 2/184) herhangi bir sınırlama getirilmeksizin hasta olanların oruçlarını daha sonraki günlerde tutacağı belirtilir. Fıkıhçılar buradaki hastalığı "oruç tutulduğu takdirde artacak veya iyileşmesi gecikecek yahut bir organın zarar görmesi neticesini doğuracak olan hastalık" şeklinde anlarlar. Hasta bu konuda işinin ehli, güvenilir bir doktorun sözüne itimat edebilecegi gibi daha önceki tecrübelerine ve bilinen bazı işaretlere de itimat edebilir. Bu ve benzeri sebeplerle oruç tuttuğu takdirde hastalığının artacağı veya tedavisinin gecikeceği kanaatinde olan insan orucunu bugünlerde tutmayıp daha sonra iyileşince geciktirmeksizin kaza eder. İyileşme olmaksızın hastalık hali ölümle sonuçlanırsa bu günler için herhanği bir sorumluluk da yoktur. İyileştiği ve kaza etme imkâni bulduğu halde kaza etmeden ölmüşse o günlerin orucundan sorumlu olarak ölmüş sayılır. Bu durumda her günün orucu için bir fitre verilir.

Burada anlatıldığı şekilde hasta olan birisi oruca hiç niyet etmeyebileceği gibi oruca başladıktan sonra gün içinde hasta olmuşsa da orucunu bozabilir ve daha sonra sadece kaza eder.

3- Aşırı Açlık veya Susuzluk: Oruca baslamış bir insan akıl veya vücut sağlığına zarar verecek derecede açlık veya susuzluk hali ile karşılaşırsa orucunu açar ve daha sonra kaza eder. Böyle ciddi bir tehlike karşısında orucunu bozduğu için günahkâr olmaz. Açlık veya susuzluğun sağlığına bu derecede zarar vereceği güvenilir bir doktor tarafından söylenmişse o zaman oruca hiç başlamaz ve ileride bu durum geçince onu kaza eder.

4- Hamilelik veya Emzirme: Oruç, hamilenin kendisine veya karnındaki çocuğa zarar verecekse o da hasta gibi kabul edilir ve Ramazan’da oruç tutmayıp sonra kaza eder. Kendi çocuğunu veya süt anne olarak baskasının çocuğunu emziren kadın, eğer oruç tuttugu takdirde çocuk bundan zarar görecekse orucu tehir eder ve sonra bu durum ortadan kalkınca kaza eder.

5- Sefer (Yolculuk): Hastalık sebebiyle oruç tutulmayacağını bildiren âyetlerde "sefer" de oruç tutmama mazereti olarak zikredilmiştir. Hangi yolculukların bazı dinî hükümlerde değisikliğe sebep olan "sefer" kapsamında olacağı âlimler arasında tartışmalı bir konudur. "Sefer" sayılan yolculuk, oruç tutmamak için de bir mazerettir. Bunlar oruçlarını daha sonra kaza ederler.
Peygamberimiz ve ashabının seferlerde oruç tuttukları da tutmadıkları da olmustur. Tutanlar da tutmayanlar da diğerlerini anlayışla ve saygıyla karşılamışlardır. Diğer taraftan oruç, seferdeki insana çok sıkıntı verecekse bu durumda oruç tutmamak tercih edilmelidir. Hz. Peygamber bir sefer sırasında arkadaslarının başına toplanarak, gölge altına aldıkları adamı görünce "Bu ne?" diye sormus ve "oruçlu" cevabını alınca "Seferde oruç tutmak bir fazilet değildir" demiştir.

6- Savaş: Ramazan’da düşman karşısında savaşan bir Müslüman eğer oruç tuttuğu takdirde zayıf düşecekse o günlerde oruç tutmayıp sonra kaza edebilir. Fiilen savaş baslamamiş da olsa o gün baslayacağını biliyorsa bu durumda da oruç tutmayıp sonra kaza edebilir.

7- Tehdit: Oruçludan, ölüm tehdidi veya vücut organlarından birine ciddi manada zarar verme tehdidi altında orucunu bozması istenirse orucunu bozar ve sonra kaza eder.

Farz veya vacip oruca başlayan birisinin ziyafet sebebiyle orucunu bozmasına izin verilmez. Sünnet, mendup veya nafile oruca başlayan birisinin sonra kaza etmek üzere orucunu açmasının mübah olup olmadığı ise Hanefî mezhebi içinde ihtilafli bir konudur. Bir görüşe göre böyle bir oruca başlayan kişi herhangi bir mazereti olmasa da sonradan kaza etmek üzere orucunu bozabilir. Fakat mezhep içinde daha yaygın görüş, bir mazereti olmadan orucunu bozmaması yönündedir. Bu görüşe göre ziyafete davet edilmiş olmanın mazeret sayılıp sayılamayacagı da ayrıca tartışmalıdır. Kimine göre bu, uygun bir mazeret iken kimine göre değildir. Kimine göre günün ilk yarısında (zevalden önce) mazeret sayılırsa da daha sonra mazeret sayılmaz. Bir kısım âlim davet sahibinin üzülecek olmasını dikkate alır ve oruca devam edip ziyafete katılmamak onu rahatsız edecekse bunu bir mazeret olarak kabul eder. Oruca devam etmek anne ve babadan herhangi birini üzecekse bu da nafile orucu bozmak için bir mazeret kabul edilir.

Serdem Coşkun - Haber 7
serdemcoskun@gmail.comSadakasını verip sadece çok sıcak olacak diye oruç tutmayanlarımız olacak mı? Sıcak oruç tutmamak için geçerli bir bahane midir?

Ramazan ayı için Yusuf Kavaklı Hoca'dan öğütler

Bugün bir dostum, “sadakanı ver ama Ağustos ayı çok sıcak geçecek diyorlar, sen zayıfsın oruç tutma” dedi...

Gözüm korktu bir an için... Gerçekten yüzyılın en sıcak yazını mı yaşayacağız merakıyla internette tatmin edici haberler arandım. Bulamadım desem yalan olmaz. Ağustos sıcağı adı altındaki haberlerin hemen hemen hepsi futbol şikeleriyle bağlantılı başlıklara bağlanıyor.

Sıcaklık normal genelinden daha yüksek olabilir de olmayabilir de ama benim sahsi fikrim şudur; “biz insanoğlu en sonunda mevsimlerin aylara göre yayılımını da bozduk. Yakın zamanda Ocak ayında polenler, haziranda kar görebiliriz. Kimyasalların etkisi tüm dünyayı sarmışken, canım ozonumu çoktan altettiler.”

Peki, gerçekten sadakasını verip sadece çok sıcak olacak diye oruç tutmayanlarımız olacak mı?

Ya da sıcak oruç tutmamak için geçerli bir bahane midir?

Kimbilir ne mazeretler çıkacak onun bunun ağzından bilir kişi edasıyla... Her kafadan bir ses çıkacaktı…

İşte bu sebepten bilirkişiye danıştım ben de... Sizler için emekli İstanbul Müftü Yardımcısı Yusuf Kavaklı Hocama sordum...

Şöyle başladı sözlerine; “Olmaz, tedavisi mümkün olmayan hastalık sahipleri dışında herkes orucunu tutmak durumundadır!”

Ve devam etti:

-Sadaka fidye demek değildir.

-Kişi, ömrü boyunca tedavisi mumkun olmayan bir hastalıga sahipse ancak fidye vererek oruç tutmaz.

Bende hazır kendisini bulmuşken, Ramazan ayına birkaç gün kala neyi nasıl yapmalı veya yapmamalıyız başlığı altında bizi bilgilendirmesini rica ettim.

İşte Yusuf Hocamın sizlere aktarmamı istedikleri:

Oruç Tutmamayı Mübah Kılan Mazeretler

İslâm dini, insandan gücünün yetmeyeceği veya onu önemli sıkıntılara düsürecek görevler istemez. Bu temel ilke ibâdetler için de geçerlidir. Kur'an'da Ramazan ayında oruç tutmayı emreden âyetlerde hasta veya seferde (yolculukta) olanların orucu, o günlerde tutmayıp daha sonra tutacakları veya tutabilecekleri bildirilir. Bundan dolayı başta hastalık ve sefer olmak üzere Ramazan ayında oruç tutmamayı mubah kılan bazı durumlar vardır.

1- Yaşlılık: Yaslanmış, artık açlık ve susuzluıa dayanamayacak hale gelmiş kişiler oruç tutmak yerine her günün orucuna karşılık bir fakire fidye verirler. Fidye, bir insanın bir günlük yemek bedelidir ki genellikle Ramazan ayında ilân edilen fitre (fıtır sadakası) ile aynı miktardadır. Fidye vermek yerine her gün bir fakire en az iki öğün yemek yedirmek de mümkündür. Yaslılık sebebiyle artık oruç tutamayacak hale gelenlere ilmihal kitaplarında "pîr-i fânî" denir. Kendisini bu grupta gördüğü için oruç tutmayıp fidye veren kimse daha sonra oruç tutacak hale gelse bundan sonra orucunu tutmaya baslayacağı gibi önceki değerlendirmesinin isabetsiz olduğu anlasılmış olacağından tutmayıp fidye verdiği o oruçlardan da sorumlu olur. Çok yaşlı olmasa da tedavisi mümkün olmayan ve oruç tutmaya engel teskil eden bir hastaliği olan kimse de "pîr-i fânî" gibi fidye verebilir.

2- Hastalık: Kur'ân-i Kerîm'deki ilgili âyetlerde (el-Bakara 2/184) herhangi bir sınırlama getirilmeksizin hasta olanların oruçlarını daha sonraki günlerde tutacağı belirtilir. Fıkıhçılar buradaki hastalığı "oruç tutulduğu takdirde artacak veya iyileşmesi gecikecek yahut bir organın zarar görmesi neticesini doğuracak olan hastalık" şeklinde anlarlar. Hasta bu konuda işinin ehli, güvenilir bir doktorun sözüne itimat edebilecegi gibi daha önceki tecrübelerine ve bilinen bazı işaretlere de itimat edebilir. Bu ve benzeri sebeplerle oruç tuttuğu takdirde hastalığının artacağı veya tedavisinin gecikeceği kanaatinde olan insan orucunu bugünlerde tutmayıp daha sonra iyileşince geciktirmeksizin kaza eder. İyileşme olmaksızın hastalık hali ölümle sonuçlanırsa bu günler için herhanği bir sorumluluk da yoktur. İyileştiği ve kaza etme imkâni bulduğu halde kaza etmeden ölmüşse o günlerin orucundan sorumlu olarak ölmüş sayılır. Bu durumda her günün orucu için bir fitre verilir.

Burada anlatıldığı şekilde hasta olan birisi oruca hiç niyet etmeyebileceği gibi oruca başladıktan sonra gün içinde hasta olmuşsa da orucunu bozabilir ve daha sonra sadece kaza eder.

3- Aşırı Açlık veya Susuzluk: Oruca baslamış bir insan akıl veya vücut sağlığına zarar verecek derecede açlık veya susuzluk hali ile karşılaşırsa orucunu açar ve daha sonra kaza eder. Böyle ciddi bir tehlike karşısında orucunu bozduğu için günahkâr olmaz. Açlık veya susuzluğun sağlığına bu derecede zarar vereceği güvenilir bir doktor tarafından söylenmişse o zaman oruca hiç başlamaz ve ileride bu durum geçince onu kaza eder.

4- Hamilelik veya Emzirme: Oruç, hamilenin kendisine veya karnındaki çocuğa zarar verecekse o da hasta gibi kabul edilir ve Ramazan’da oruç tutmayıp sonra kaza eder. Kendi çocuğunu veya süt anne olarak baskasının çocuğunu emziren kadın, eğer oruç tuttugu takdirde çocuk bundan zarar görecekse orucu tehir eder ve sonra bu durum ortadan kalkınca kaza eder.

5- Sefer (Yolculuk): Hastalık sebebiyle oruç tutulmayacağını bildiren âyetlerde "sefer" de oruç tutmama mazereti olarak zikredilmiştir. Hangi yolculukların bazı dinî hükümlerde değisikliğe sebep olan "sefer" kapsamında olacağı âlimler arasında tartışmalı bir konudur. "Sefer" sayılan yolculuk, oruç tutmamak için de bir mazerettir. Bunlar oruçlarını daha sonra kaza ederler.
Peygamberimiz ve ashabının seferlerde oruç tuttukları da tutmadıkları da olmustur. Tutanlar da tutmayanlar da diğerlerini anlayışla ve saygıyla karşılamışlardır. Diğer taraftan oruç, seferdeki insana çok sıkıntı verecekse bu durumda oruç tutmamak tercih edilmelidir. Hz. Peygamber bir sefer sırasında arkadaslarının başına toplanarak, gölge altına aldıkları adamı görünce "Bu ne?" diye sormus ve "oruçlu" cevabını alınca "Seferde oruç tutmak bir fazilet değildir" demiştir.

6- Savaş: Ramazan’da düşman karşısında savaşan bir Müslüman eğer oruç tuttuğu takdirde zayıf düşecekse o günlerde oruç tutmayıp sonra kaza edebilir. Fiilen savaş baslamamiş da olsa o gün baslayacağını biliyorsa bu durumda da oruç tutmayıp sonra kaza edebilir.

7- Tehdit: Oruçludan, ölüm tehdidi veya vücut organlarından birine ciddi manada zarar verme tehdidi altında orucunu bozması istenirse orucunu bozar ve sonra kaza eder.

Farz veya vacip oruca başlayan birisinin ziyafet sebebiyle orucunu bozmasına izin verilmez. Sünnet, mendup veya nafile oruca başlayan birisinin sonra kaza etmek üzere orucunu açmasının mübah olup olmadığı ise Hanefî mezhebi içinde ihtilafli bir konudur. Bir görüşe göre böyle bir oruca başlayan kişi herhangi bir mazereti olmasa da sonradan kaza etmek üzere orucunu bozabilir. Fakat mezhep içinde daha yaygın görüş, bir mazereti olmadan orucunu bozmaması yönündedir. Bu görüşe göre ziyafete davet edilmiş olmanın mazeret sayılıp sayılamayacagı da ayrıca tartışmalıdır. Kimine göre bu, uygun bir mazeret iken kimine göre değildir. Kimine göre günün ilk yarısında (zevalden önce) mazeret sayılırsa da daha sonra mazeret sayılmaz. Bir kısım âlim davet sahibinin üzülecek olmasını dikkate alır ve oruca devam edip ziyafete katılmamak onu rahatsız edecekse bunu bir mazeret olarak kabul eder. Oruca devam etmek anne ve babadan herhangi birini üzecekse bu da nafile orucu bozmak için bir mazeret kabul edilir.

Serdem Coşkun - Haber 7
__________________
Birbirimize Fikirlerimiz uyuşmasa bile İNSAN olduğumuz için SAYGI duymamız lazım...

Ne MUTLU MÜSLÜMANIM DİYENE....
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Kişi okuyor. (0 Üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:

Benzer Konular
Konu Başlıkları Konuyu Başlatan

Medineweb Ana Kategoriler

Cevaplar Son Mesajlar
bu ay ramazan ayı MescidiAksa Üyelerimize Ait Şiirler 8 18Haziran 2015 23:41
Ramazan'ın Son On Günü.... nurşen35 Oruç-Ramazan 0 15 Temmuz 2014 14:54
Hangi Ramazan?.. Fatıma-i Zehra Oruç-Ramazan 1 01 Temmuz 2014 16:34
KUR'AN VE RAMAZAN kıyameri Oruç-Ramazan 5 29 Ağustos 2009 18:17
ramazan ayı MescidiAksa Üyelerimize Ait Şiirler 4 01 Eylül 2008 12:17

Bir Ayet Bir Hadis Bir Söz | www.kaabalive.net Bir Ayet Bir Hadis Bir Söz | www.medineweb.net Yeni Sayfa 1
.::.Bir Ayet-Kerime .::. .::.Bir Hadis-i Şerif .::. .::.Bir Vecize .::.
     

Medineweb Sosyal Medya Gruplarımız:  Medineweb   Medineweb   Medineweb   Medineweb   www.alemdarhost.com sunucularını Kullanıyoruz.



1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291