| | |||||||
| Konu Kimliği: Konu Sahibi hakaşığı,Açılış Tarihi: 23 Aralık 2014 (23:25), Konuya Son Cevap : 15 Şubat 2015 (12:44). Konuya 30 Mesaj yazıldı |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Değerlendirme |
| | Mesaj No:1 |
| Durumu: Medine No : 45760 Üyelik T.:
27 Ekim 2014 | oylesine....
__________________ HAKKA İNAN,SA'YE SARIL ,HİKMETE RAM OL! |
|
Konu Sahibi hakaşığı 'in açmış olduğu son Konular Aşağıda Listelenmiştir
| |||||
| Konu | Forum | Son Mesaj Yazan | Cevaplar | Okunma | Son Mesaj Tarihi |
| | Psikoloji | Hâdimul İslam | 21 | 12551 | 29 Aralık 2014 10:38 |
| | Evlilik-Nikah Konuları | hakaşığı | 22 | 11916 | 28 Aralık 2014 10:14 |
| | Börekler ve Hamur İşleri | hakaşığı | 7 | 2511 | 26 Aralık 2014 13:46 |
| | Serbest Kürsü | ali70 | 30 | 13756 | 23 Aralık 2014 23:25 |
| | Ölüm-Ahiret-Sırat-Mizan-Kader | hakaşığı | 4 | 2110 | 21 Aralık 2014 20:35 |
| | Mesaj No:2 |
| Durumu: Medine No : 45760 Üyelik T.:
27 Ekim 2014 |
__________________ HAKKA İNAN,SA'YE SARIL ,HİKMETE RAM OL! |
|
| | Mesaj No:3 |
| Durumu: Medine No : 45760 Üyelik T.:
27 Ekim 2014 |
__________________ HAKKA İNAN,SA'YE SARIL ,HİKMETE RAM OL! |
|
| | Mesaj No:4 |
| Durumu: Medine No : 45760 Üyelik T.:
27 Ekim 2014 | Bizim Hastalıklarımız Nelerdir? 1. Allah’ı biliyoruz; Ama emrine uymuyoruz. 2. Kur’âna inanıyoruz; Ama onunla amel etmiyoruz. 3. Peygambere inanıyoruz; Ama sünnetine uymuyoruz. 4. Şeytanı tanıyoruz; Ama kendimize düşman bilmiyoruz. 5. Cennete inanıyoruz; Ama ona girmek için çalışmıyoruz. 6. Cehennemden korkuyoruz; Ama günahlardan kaçmıyoruz. 7. Ölümü biliyoruz; Ama onun için hazırlık yapmıyoruz. 8. Kardeşlerimizi ayıplıyoruz; Ama onların yaptıklarını yapıyoruz. 9. Allah’ın nimetlerini yiyoruz; Ama çok şükretmiyoruz. 10. Kardeşlerimizi mezara götürüyoruz; Ama ibret almıyoruz...
__________________ HAKKA İNAN,SA'YE SARIL ,HİKMETE RAM OL! |
|
| | Mesaj No:5 |
| Durumu: Medine No : 45760 Üyelik T.:
27 Ekim 2014 |
__________________ HAKKA İNAN,SA'YE SARIL ,HİKMETE RAM OL! |
|
| | Mesaj No:6 |
| Durumu: Medine No : 45760 Üyelik T.:
27 Ekim 2014 | "Helâl lokma ye Hafız... Boğazından geçen, yalnız kanına karışmaz. Ruhuna ve İmânına da karışır..!"
__________________ HAKKA İNAN,SA'YE SARIL ,HİKMETE RAM OL! |
|
| | Mesaj No:7 |
| Durumu: Medine No : 45760 Üyelik T.:
27 Ekim 2014 | Kendini çok beğenme kul katında, ne kendini beğenmişler var toprak altında. Hz. Mevlana
__________________ HAKKA İNAN,SA'YE SARIL ,HİKMETE RAM OL! |
|
| | Mesaj No:8 |
| Durumu: Medine No : 45760 Üyelik T.:
27 Ekim 2014 | Allah'ı Bilmeye Yüz Delil Fahreddîn-i Râzî Herat ve civarında bozuk inançları yaymakla meşgul olanlarla mücâdele ediyor, Müslümanlar'ı bunların tehlikelerine karşı korumaya çalışıyordu. Üç yüz kadar atlı talebe ve âlim ile Herat'a geldiğinde; hem devlet, hem din büyükleri akın akın ziyaretine gelmiş, alâka göstermişlerdi. Ama birileri vardı ki; ne geliyor, ne de gelme arzusu ızhâr ediyordu. Acaba Fahreddîn-i Râzî hazretlerinin muhâliflerinden miydi? Halktan bir zengin, bir gün Fahreddîn-i Râzî hazretlerini bahçesinde yemeğe dâvet etti. Maksadı; ziyaretine gelmeyen zâtı da orada bulundurup, görüşmelerini ve bir yanlış anlamanın meydana gelmemesini temin etmekti. Fahreddîn-i Râzî hazretleri, yemekte karşılaştığı ziyaretine gelmeyen zâta, - Niçin bizi ziyârete gelmediniz? diye sordu. Şöyle cevap verdi o zât: - Ben fakirin biriyim. Ne ziyâretinize gelişim size bir şeref kazandırır, ne de gelmeyişim size bir şey kaybettirir. Siz mühim kimselerle meşgul olun. Bu cevap Fahreddîn-i Râzî hazretlerini düşündürdü. Bu defa büsbütün meraklanarak ısrarla suallerini peşi peşine sıraladı: - Bu, sıradan birinin sözüne benzemiyor. Kalbi-gönlü uyanık birinin cevabıdır bu. Şimdi daha çok meraklandım. Söyleyin lütfen niçin gelmiyorsunuz? Bize vermek istediğiniz bir mesajınız olmalı. - Sen, 'Müslümanlar'ın benim ziyâretime gelmeleri vâciptir' diyormuşsun. Neden senin ziyâretine gelmek vâcip olsun? - Ben ilim ehli biriyim. Benim ziyâretime gelenler aslında benim değil, ilmin ziyâretine gelmiş olurlar. Mücâdelemde bana yardımcı olmuş, beni desteklemiş sayılırlar. - Öyle ise anlat bakalım... İlmin hedefi Allâh'ı bilmek olduğuna göre, nasıl biliyorsun Hazret-i Mevlâ'yı? - Yüz delil ve burhan ile biliyorum Allah Teâlâ'yı... - Peki öyleyse, söyler misin; burhan ve delil, şüpheleri gidermek için değil midir? Demek sende bu kadar şüphe varmış ki her birine delil aramış; ancak bu delillerle şüpheni gidermişsin. Halbuki Allahü zû'l-Celâl bana, öyle bir îman verdi ki; şüphenin zerresi bile kalbimde yoktur. Olmayan şeyi gidermek için ne diye delil ve burhan arayayım? Bu cevaptan sonra bir suskunluk başlar. Neden sonra yerinden kalkan büyük müfessir Fahreddîn-i Râzî hazretleri, - Uzat elini de öpeyim. Sen sıradan biri değil, bir îman ve ihlâs numûnesi mâneviyât sultânısın. Kim isen söyle de beni daha fazla merakta bırakma. Fahreddîn-i Râzî hazretlerinin kulağına eğilen birinin, fısıltı hâlinde söyledikleri şundan ibârettir: - Konuştuğun zât, Necmüddîn-i Kübrâ hazretleridir. Fahreddîn-i Râzî hazretleri hemen diz çöküp rica eder: - Lütfen beni de kabul buyurun tâlipleriniz arasına da, ben de iştirak edeyim sohbetlerinize... * * * İşte zâhirî ilimle bâtınî ilmin farkı... İşte zâhirî ilim ehli ile, zû'l-cenâhayn olan mâneviyat erbâbının seviye ve dereceleri... Keza, aralarındaki diyaloğun güzelliği ve hakkı teslim ile neticelenişi... Ve, biribirlerine karşı olan nezâket ve saygıları... Zamanımız 'tartışmacıları'na örnek olması dileğiyle...
__________________ HAKKA İNAN,SA'YE SARIL ,HİKMETE RAM OL! |
|
| | Mesaj No:9 |
| Durumu: Medine No : 45760 Üyelik T.:
27 Ekim 2014 | Birgün hazret-i Ebû Bekr 'r.a.', hazret-i Fahr-i âlem seyyid-i veled-i âdem Nebiyyi muhterem ve habîb-i mükerremin 's.a.v.' huzûr-ı şerîflerinde, se'âdetle otururlarken; Bir bedbaht kötü huylu kimse; bir edebsizlik edip, Ebû Bekre dil uzatıp, yakışıksız sözler söyledi. Hazret-i Server-i kâinât; o edebsiz, Ebû Bekre edebsizlik etdikce; birşey söylemez, ba'zan da tebessüm eder idi. Hazret-i Ebû Bekr; o bedbaht ve edebsizin edebsizliği haddi aşınca; zarûrî olarak gadaba gelip, birkaç söz söyleyince; hazret-i Fahr-i kâinât, se'âdetle ve devletle yerinden kalkıp, gitdi. Hazret-i Ebû Bekr 'radıyallahü teâlâ anh' Sultân-ı Enbiyânın ardına düşüp, yetişdi ve dedi ki: - Yâ Resûlallah! Niçin, bir hayâsız, edebsizlik edip, gönül incitirken, susu, birşey söylemediniz. Şimdi, ben ona söyleyince, kalkıp, gitdiniz; sebebi nedir. Hazret-i Fahr-i kevneyn ve Resûl-i sakaleyn 's.a.v.' buyurdu ki: - Yâ Sıddîk! O hayâsız ve bedbaht sana dil uzatmağa başladığı zemân, Allahü teâlâ bir melek gönderdi ki, o kimseyi karşılayıp, kovacak idi. Sen, hemen gadaba geldin; söylemeğe başladın. O melek gidip, yerine iblîs geldi. İblîs-i la'înin olduğu yerde, ben durmam. Hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk 'r.a.' ondan sonra, vaktli vaktsiz söz söylememek için, mubârek ağzına bir taş koyar idi. Ne zemân söz söylemek lâzım gelse, evvelâ fikr ederdi. Bir söz söyliyeceği zemân, o sözü kendi kendine nice zemân düşünür, tefekkürden sonra, mubârek ağzından o taş parçasını çıkarıp, ne söz söyliyecek ise söyler idi. Sonra o taş parçasını mubârek ağzına alıp, tesbîh ve tehlîl ile meşgûl olurdu. Kimseye, hayrdan ve şerden dünyâ kelâmı söylemez, eğer kat'î lâzım ise ve çok efdal ise, söylerdi. Yoksa, gecede ve gündüzde tesbîh ve tehlîl ile meşgûl idi.
__________________ HAKKA İNAN,SA'YE SARIL ,HİKMETE RAM OL! |
|
| | Mesaj No:10 |
| Durumu: Medine No : 45760 Üyelik T.:
27 Ekim 2014 | ŞEMS'İN ŞEYTANINI YENMESİ Şems gençlerle sohbet ederken,gençlerden birisi Şems'e sorar; - Sen nasıl bu yola girdin,ne yaptın da şeytanını alt ettin? - Anlatayım, dedi Şems. Sonra biraz gülerek biraz da kısık bir sesle; - Siz yaşlarda bir gençtim. Bir gün şeytan yanı başıma geldi ve bana sordu, "Bugün ne yemek yiyeceksin?" Cevap verdim: "Kendi etimi yiyeceğim." Şeytan şaşırdı tekrar sordu, "Peki bugün ne giyeceksin?" Aynen cevap verdim: "Kefenimi giyeceğim" Şeytan daha çok şaşırdı ve son ümitle sordu: "Peki söyle bakalım,bu akşam nerede yatacaksın?" Hemen cevabı yapıştırdım: "Kendi mezarımda!" Şeytan benden uzaklaşırken şöyle mırıldandı: "Seninle de bir şey konuşulmaz...
__________________ HAKKA İNAN,SA'YE SARIL ,HİKMETE RAM OL! |
|
![]() |
| Konuyu Toplam 2 Kişi okuyor. (0 Üye ve 2 Misafir) | |
| .::.Bir Ayet-Kerime .::. | .::.Bir Hadis-i Şerif .::. | .::.Bir Vecize .::. |
|
|