| | |||||||
| Konu Kimliği: Konu Sahibi Hâdimul İslam,Açılış Tarihi: 15 Temmuz 2026 (00:11), Konuya Son Cevap : Bugün (16:37). Konuya 3 Mesaj yazıldı |
3Kez Beğenildi ![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Değerlendirme |
| | Mesaj No:1 |
| Medineweb Baş Editörü Durumu: Medine No : 14593 Üyelik T.:
15 Kasım 2011 | Zilan Katliamı: Bir Temmuz Sabahı Biçilen Hayatlar Bir temmuz sabahı biçtiler bizi gökten ekin biçer gibi.. Zilan Katliamı'ndan Bugüne Uzanan Bir İnsanlık Hikâyesi Önceki gün Zilan katliamının yıldönümüydü. Yarın 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıldönümü. 11 Temmuz da 8 bin Boşnak'ın hunharca katledildiği Srebrenitsa katliamının yıldönümüydü. Kültürü, siyaseti, ekonomisi, felsefesi, ideolojisi ve bütün kavramlarıyla Batı medeniyetinin bu topraklara egemen olmaya başlamasından beri bu millete günyüzü göstermediğinin kanıtları bütün bu soykırımlar. 13 Temmuz 1930 tarihinde Van-Erciş'e bağlı Geliyê Zîlan adı verilen vadide yer alan onlarca köyde yapılan katliamın üzerinden tam 96 yıl geçmiş. Zîlan, bir vadidir ve ortasından bir dere geçer, Erciş'in kıyısından kıvrılarak Van gölüne dökülür. Dönemin Tek Parti iktidarının resmi yayın organı konumundaki Cumhuriyet gazetesinin "Zilan deresi ağzına kadar ceset dolmuştur" diye bir zaferi anlatır tarzda haber yaptığı dere. Kemalist iktidarın, Ağrı isyanını bahane ederek o günleri görenlerin şahitliğiyle ot biçmekle meşgul (temmuz ayı bizim oralarda ot biçme mevsimidir) Kürt köylüsüne gücünü gösterdiği uğursuz yıllar. Zîlan'ın ortasından sadece dere geçmez. Ceset dolu vadinin tam ortasından onlarca, yüzlerce insan hikayesi de geçerek Ercişlilerin yüreğine konar. Bu hikayelerin birçoğunun kahramanlarını gördüm, birinci elden duydum. Bizim köy, coğrafi olarak Zilan vadisinde yer almasa da beşeri olarak o vadinin, cesetler dolusu derenin kanlı geçmişinin bir parçasıdır. Bu yüzden çokça hikaye duymuşluğum var. Tabi bu hikayeler "ağzına kadar kan, lebalep ceset" dolu olduğu için ve bunlar da bendeniz dahil birçok yazar ve araştırmacı tarafından yazıldığı için detayları vermek istemiyorum. Merak edenler, değerli araştırmacı Mehmet Baran'ın bizzat görüştüğü son tanıklardan dinlediklerini kaleme aldığı "Geliyê Zîlan Katliamları" adlı eserine bakabilirler. Bugün katliamın, dereler dolusu cesetlerin arasından geçen bir insan hikayesini anlatmak istiyorum. Kürt'e dair, Türk'e dair, görkemli tarihine sürülen ırkçılık lekesine rağmen nabzı atan ümmet coğrafyasının bu köşesinde geleceğimizi kurtaracağına inandığım kardeşliğe dair bir hikaye. Erciş'te aslen Kürt olup kendilerine Türk diyen aileler yaşadığı gibi gerçekten Türk olan aileler de yaşar. O ailelerden birinin çocuğu, ortaokulda sınıf ve sıra arkadaşımdı. Bir vesileyle bana anlatmıştı: Dedemden duydum, diye söze başlamıştı. Derviş beyin (Katliama öncülük eden milis gücü komutanı) milisleri Zilan'da katliama başlarken kaçanlar kaçmış, kalanlar da kadın, çocuk, yaşlı demeden öldürülmüşlerdi. Bu arada köyler tamamen yakılmış, sahipsiz kalan sürülerce koyun, keçi ve sığır da savaş ganimeti gibi Erciş'in kıyısındaki bir alana toplanmıştı. İnsanlar, özellikle kasaplar gidip bu hayvanları çok ucuz fiyatlarla satın alabiliyorlarmış. (Arkadaşımın anlattığına göre, dedesi on sene boyunca kasaplardan et almamış, Zilanlıların gasp edilmiş malıdır, haramdır, diyormuş). Arkadaşımın dedesi, Erciş çarşısına giderken yolu hayvanların tutulduğu bölgenin yanından geçiyormuş. Bir gün yine oradan geçerken bir sene önce Zilanlı ince uzun esmer bir adama sattığı bir çift öküzünü de görür. Yüreğine bir hançer saplanmış gibi yolun kenarına çömelir. Adamın da katliamda öldüğünü düşünür. Ama öküzlerini de orada bırakmak istemez. Belki çocukları geride kalmıştır ya da bir akrabası yaşıyordur ve bir yerde rastlarım, öküzleri onlara veririm diye öküzleri satın alır. Bir müddet bu öküzleri yanında tutar. Bölgede hayat normale döndükten, daha doğrusu Tek Parti iktidarı gerekli gözdağını verdiğini düşündükten sonra kaçanlar için af çıkarır. Arkadaşımın dedesi, Erciş çarşısında dolaştığı bir gün, öküzleri sattığı adama benzer biri gözüne ilişir. Ardından koşarak yetişir. Ta kendisi. Adam, köylerinin nasıl kuşatıldığını, çoluk çocuğun nasıl süngülerden geçirildiğini ve kendisinin nasıl günlerce aç susuz dağlarda saklandığını, ot ve ağaç yaprağı yiyerek hayatta kaldığını, en sonunda İran hududunu geçtiğini anlatır. "Af çıktığını duyunca da geri geldim, keşke gelmez olaydım, geride hiç kimse kalmamış" diyerek göz yaşı döker. Arkadaşımın dedesi, hiçbir şey söylemeden elinden tutarak evine götürür ve ahırın kapısını açar. Adam öküzlerinin yaşadığını görünce sevinç göz yaşlarına boğulur. "Bütün yakınlarım hayattaymış gibi sevindim" der. Tek Parti rejimi, genelde bütün milletimizin, özelde Kürtlerin çok şeyini gasp etti, dinini, dilini, kimliğini, yazısını talan etti. Bu yüzden kardeşlik uğruna atılan, atılacak olan her adımı, az çok demeden, yitiğini bulmuş gibi büyük bir sevinçle karşılamak gerekir. Vahdettin İnce star gazetesi
__________________ ![]() İnsanı BEDENEN ameliyat için BAYILTMAK gerekir. RUHEN ameliyat etmek içinse AYILTMAK... Konu Hâdimul İslam tarafından (Dün Saat 08:22 ) değiştirilmiştir. |
|
Konu Sahibi Hâdimul İslam 'in açmış olduğu son Konular Aşağıda Listelenmiştir
| |||||
| Konu | Forum | Son Mesaj Yazan | Cevaplar | Okunma | Son Mesaj Tarihi |
| | Konular İle İlgili Ayetler | Hâdimul İslam | 0 | 41 | 16 Temmuz 2026 13:25 |
| | Makale ve Köşe Yazıları | Hâdimul İslam | 3 | 78 | 15 Temmuz 2026 00:11 |
| | Taziye-Vefat- Geçmiş Olsun | Esma_Nur | 3 | 55 | 14 Temmuz 2026 20:12 |
| | Siyer/Hadis | Hâdimul İslam | 1 | 29 | 12 Temmuz 2026 19:15 |
| | Namaz-Abdest-Teyemmüm | Hâdimul İslam | 0 | 41 | 11 Temmuz 2026 20:47 |
| | Mesaj No:2 |
| Medineweb Baş Editörü Durumu: Medine No : 14593 Üyelik T.:
15 Kasım 2011 |
Zilan vadisinde bir dere akar, ceset dolu ve kanlı. Bir de insan hikayeleri, şu resimdeki masum çocuk kadar bigünah. Kemalist ırkçı Tekparti rejiminin alnında bir kara leke olarak kıyamete kadar duracak.
__________________ ![]() İnsanı BEDENEN ameliyat için BAYILTMAK gerekir. RUHEN ameliyat etmek içinse AYILTMAK... |
|
| | Mesaj No:3 |
| Medineweb Site Yöneticisi Durumu: Medine No : 1 Üyelik T.:
14Haziran 2007 |
Bazı yaralar vardır, üzeri kapatıldıkça iyileşmez. Sadece sessizleşir. Bazı sorular vardır, sorulmadıkça ortadan kalkmaz. Sadece nesilden nesile taşınır. Bir toplumun büyüklüğü hiç hata yapmamasıyla değil; hatalarıyla yüzleşebilme cesaretiyle ölçülür. Çünkü gerçek vatan sevgisi, geçmişi sadece övmek değil; geçmişte yaşanan acıları da anlamaya çalışabilmektir. Bir insan kendi ailesindeki yanlışla yüzleşebiliyorsa olgunlaşır. Bir toplum da kendi tarihindeki zor sorularla yüzleşebiliyorsa güçlenir. Bu topraklarda yüzyıllardır farklı halklar, diller, kültürler bir arada yaşadı. Kimi zaman kardeşlik hikâyeleri yazıldı. Kimi zaman da büyük acılar yaşandı. Kürt meselesi de sadece bir güvenlik başlığı değildir. Sadece siyaset başlığı değildir. Sadece bir dönemden ibaret değildir. İçinde insanların hayatları, kayıpları, korkuları, umutları ve hayal kırıklıkları vardır. Bir çocuğun kimliğiyle ilgili yaşadığı kırgınlık da gerçektir. Bir annenin evladını kaybetmesi de gerçektir. Bir insanın kendini dışlanmış hissetmesi de gerçektir. Başkasının acısını görmek, kendi acını inkâr etmek değildir. Tam tersine, insan olmanın gereğidir. Fakat başka bir hakikat daha vardır: Acılar, yeni acıların bahanesi yapılmamalıdır. Bir yanlış, başka bir yanlışı haklı çıkarmaz. Bir insanın kimliği üzerinden yapılan haksızlık ne kadar yanlışsa, başka insanların güvenliğini ve hayatını hedef alan şiddet de o kadar yanlıştır. Ayna bize sadece başkalarının hatalarını göstermez. Kendi payımızı da gösterir. Belki de en zor soru şudur: Biz geçmişte kimin acısını görmedik? Kimin sesini duymadık? Kime "sonra bakarız" dedik? Çünkü bazen bir toplumun en büyük sınavı düşmanını tanımak değil; kendi kör noktalarını fark etmektir. Rahatsız edici soruların değeri de buradadır. Onlar bizi bölmek için değil, eksiklerimizi görmek için vardır. Aynaya bakmak kolay değildir. Çünkü insan bazen aynada düşmanını değil, kendi ihmallerini görür. Ama gerçek iyileşme de tam orada başlar.
__________________ ![]() Büyükler fikirleri,Ortalar olayları,Küçükler kişileri tartışır. |
|
| | Mesaj No:4 |
| Medineweb Baş Editörü Durumu: Medine No : 14593 Üyelik T.:
15 Kasım 2011 |
Acı gerçeklerle yüzleşme konusunda çoğu zaman zorlanıyoruz. Ama aynı coğrafya, acıları yarıştırma söz konusu olduğunda çok daha hızlı taraf olabiliyor. Yaşanılan acılarla seçici olmadan yüzleşmek asıl cesaret. Bu topraklarda dökülen her masum gözyaşı aynı vicdanın meselesidir. Bir acıyı görünür kılarken diğerini gölgelemek, adalete değil yeni kırgınlıklara kapı aralıyor ![]() Hakikat ve vicdan; taraftar gibi acının tarafını tutmak değil bütün acılara aynı dürüstlükle bakabilmektir. ![]() Allah'ım, geçmişte ve bugün zulme uğrayan bütün masumlara rahmet eyle. Bize hakikati hakkıyla görebilen, adaletten ayrılmayan ve hiçbir acıyı diğerinden üstün görmeyen bir vicdan nasip eyle. Kalplerimizi kinle değil, merhamet ve hikmetle dirilt. Âmin.
__________________ ![]() İnsanı BEDENEN ameliyat için BAYILTMAK gerekir. RUHEN ameliyat etmek içinse AYILTMAK... |
|
![]() |
Benzer Konular | ||||
| Konu Başlıkları | Konuyu Başlatan | Medineweb Ana Kategoriler | Cevaplar | Son Mesajlar |
| HİCRETSiZ HAYATLAR.... | YaŞuHa | Muhtelif Konular | 1 | 09 Aralık 2023 10:50 |
| Bir Cuma Sabahı | Esma_Nur | Yaşam/Kültür/Sanat | 0 | 06Haziran 2023 21:48 |
| Başarıya Adanmış Hayatlar Güzel Sözler | alper198 | Güzel Sözler-Deyımler-Nükteler | 0 | 12 Şubat 2015 10:53 |
| Gafletle Harcanan Hayatlar........ | Seher Yeli | Kıssalar-Hikayeler-Nasihatler | 0 | 31 Ekim 2008 18:03 |
| Bir Bayram sabahı.. | Belgin | Cuma-Bayram | 0 | 26 Eylül 2008 07:51 |
| .::. Bir Ayet-Kerime .::. | .::. Bir Hadis-i Şerif .::. | .::. Bir Vecize .::. |
|
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
|
عَنْ رَسُولِ اللَّهِ...
|
حِكْمَةٌ
|
|
|