Medineweb Forum/Huzur Adresi

Medineweb Forum/Huzur Adresi (https://www.forum.medineweb.net/)
-   Hafta'nın Misafiri (https://www.forum.medineweb.net/111-haftanin-misafiri)
-   -   66.Haftanın Misafiri Abdulhamit (1) (https://www.forum.medineweb.net/haftanin-misafiri/17371-66haftanin-misafiri-abdulhamit-1-a.html)

HALUK GÜMÜŞTABAK 16 Nisan 2010 20:34

RE: 66.Haftanın Misafiri Abdulhamit (1)
 
Sanırım burada tam anlaşılmayan, açıklık getirilmesi gereken bir konu var. Eseri yaratan yüce Rabbimdir, O en güzelini yaratır ama sizin anlatmak istediğiniz sanırım bizler O muhteşem eserleri koruyabiliyormuyuz? Yada O eserlerin değerinin farkındamıyız? Sanırım asla farkında değiliz. Pikassonun eserini düzeltmeye kalkan ahmaklardan farkımız yok. Allah yardımcımız olsun.

Armagan 16 Nisan 2010 20:43

RE: 66.Haftanın Misafiri Abdulhamit (1)
 
Alıntı:

HALUK GÜMÜŞTABAK Üyemizden Alıntı
Sanırım burada tam anlaşılmayan, açıklık getirilmesi gereken bir konu var. Eseri yaratan yüce Rabbimdir, O en güzelini yaratır ama sizin anlatmak istediğiniz sanırım bizler O muhteşem eserleri koruyabiliyormuyuz? Yada O eserlerin değerinin farkındamıyız? Sanırım asla farkında değiliz. Pikassonuneserini düzeltmeye kalkan ahmaklardan farkımız yok. Allah yardımcımız olsun

Aldım cevabımı tşklerc* c*

AMİN......

Yitiksevda 16 Nisan 2010 22:28

RE: 66.Haftanın Misafiri Abdulhamit (1)
 
Cevaplarınız için teşekkürler .Soruma devam edecem..
Allah herşeyden münezzehtir hiç bir şeye ihtiyacı yoktur vb Allah'ın yüce İsimleri gereği Allah'ın herhangi bir isminin tecellisine ihtiyacı yokken İnsanoğlu gibi bir sanatı yaratmada neden ihtiyaç duymuştur?

Bu tür sorularıma Kelamcılar ve bu konu üzerinde duran İnsanlar hopp yerinde dur Allah sorgulanamaz diyorlar ama ben bu ihtiyacı Beşer olarak öğrenmek istiyorum...

Abdulhamit 1 17 Nisan 2010 18:42

RE: 66.Haftanın Misafiri Abdulhamit (1)
 
Alıntı:

Armagan Üyemizden Alıntı
Alıntı:

Abdulhamit 1 Üyemizden Alıntı
Alıntı:

Peki her eser Rabbımın Övgüsünü alacak kadar iyimi?
ONA NE ŞÜPHE ! EĞER ONU DA ALLAH YAPMIŞ VE YARATMIŞSA !

Yani biz bu övgüye layıgız öylemi?Ayrıca bir ateistide Rabbım yarattı onunladamı övünüyor?Yoksa aklını kulanmayanlar kendını bulsun dogruyu özü bulsun dıyemı varız

Bu soruyu soran arkadas baya bır derınlere ındırdı sanırım bızi İnsan beyni 1 bardak kapasite, sorulan sorunun cevabını bulmak 1 okyanus su.....

Değerli Armağan kardeşim,

Sanırım bu sorunuzu farklı bir yönden incelemek gerekir. O yaratılan Ateisti de Allah yarattı. İnsan Rabbimin şaheser bir eseridir. Onun ateist olup olmaması bu eserin üstünlüğüne gölge düşürmez.

O atesitin tüm zerreleri de Allahı hamd ve tespih ediyor. Ama O bunun farkında değildir. Onun el ve ayakları hatta derileri ona şahitlik ederler ve edeceklerdir de. O ateiste de Allah kendi ruhundan üflemiştir.

Daha da geniş yazabilirim. Sanırım ne demek istediğim sorunuzun karşılığı olarak anlaşıldı .

Saygılarımla

Abdulhamit 1 17 Nisan 2010 19:07

RE: 66.Haftanın Misafiri Abdulhamit (1)
 
Alıntı:

YitikSevda Üyemizden Alıntı
Cevaplarınız için teşekkürler .Soruma devam edecem..
Allah herşeyden münezzehtir hiç bir şeye ihtiyacı yoktur vb Allah'ın yüce İsimleri gereği Allah'ın herhangi bir isminin tecellisine ihtiyacı yokken İnsanoğlu gibi bir sanatı yaratmada neden ihtiyaç duymuştur?

Bu tür sorularıma Kelamcılar ve bu konu üzerinde duran İnsanlar hopp yerinde dur Allah sorgulanamaz diyorlar ama ben bu ihtiyacı Beşer olarak öğrenmek istiyorum...

Çok değerli Yitiksevda kardeşim,

Sorduğunuz sorular için de ben size teşekkür ederim. Gerçekten de güzel ve tartışmaya açık sorular bunlar. Üstelik bilgi sınırlarımızı genişletici, araştırıcı ve tahkiki imana yönelik sorular.

Özür ile devam etmek istiyorum bundan önce cevaplanmamış soruları da cevaplayacağım. Ancak bilgisayar başında pek fazla oturamıyorum. Ancak 2 veya az fazlası ile oturabilmekteyim.

Ancak bu sorunuz müthiş bir soru.

Bakın ne diyorsunuz.

Allah herşeyden münezzehtir hiç bir şeye ihtiyacı yoktur vb Allah'ın yüce İsimleri gereği Allah'ın herhangi bir isminin tecellisine ihtiyacı yokken İnsanoğlu gibi bir sanatı yaratmada neden ihtiyaç duymuştur?

NEDEN İHTİYAÇ DUYMUŞTUR SÖZÜ BİR ÖNCEKİ SÖZÜNÜZ İLE ÇELİŞKİLİ

Ancak İhtiyacı yokken İnsanoğlu gibi bir eseri neden yaratmiştır şeklinde demek istediğinizi anlıyorum.


Alıntı:

Bu tür sorularıma Kelamcılar ve bu konu üzerinde duran İnsanlar hopp yerinde dur Allah sorgulanamaz diyorlar ama ben bu ihtiyacı Beşer olarak öğrenmek istiyorum
Biz Allahı sorgulamayacağız ki,

Evet sizin dediğiniz gibi Allahın hiçbirşeye ihtiyacı yok ve olamaz da. Peki ama neden.... ?

Önceki iletimde bakın ne demiştim
.

Alıntı:

İnsan beyni bir bardak kapasitede, o akılla anlamak istediğiniz soru bir okyanus su..
Böyle düşünelim. Fakat yine de bir bardak da olsa okyanustan suyu Çıkartalım derim. Bakalım ne çıkacak ve ne kadarı çıkacak

Bu ara kardeşlerimizde bu sorunun cevabına katılımcı olsunlar ve yardımcı olsunlar

Yitiksevda 17 Nisan 2010 19:34

RE: 66.Haftanın Misafiri Abdulhamit (1)
 
Ancak İhtiyacı yokken İnsanoğlu gibi bir eseri neden yaratmiştır şeklinde demek istediğinizi anlıyorum

Evet abim siz doğru anlamışsınız ben cümlede hata yapmışım aynen sorumun amacı bu İnşaallah siz cevap verin konuya gerekli katkıyı insan Psikolojisi bazında değerlendirmeler ile sunacam Allah'a emanet olunuz.....

Abdulhamit 1 17 Nisan 2010 20:06

RE: 66.Haftanın Misafiri Abdulhamit (1)
 
Allah yalnız insanı değil melekleri de hayvanları da bitkileri de velhasıl tüm canlı ve cansız varlıkları tüm kaainatı ihtiyaçtan dolayı yaratmamıştır. Yaratılmasına ihtiyaç duyuldu ise, bu durum, Yaratıcının yaratılmışa bağımlı olması gibi bir çelişkiyi ortaya çıkaracaktır. İhtiyaç duyulmadıysa, yaratılmasının arkasındaki gerekçe ne olabilir?

Peki Böyle ihtiyaçsız olan yaratıcı Allah neden bütün bunları yaratmıştır?

Yitiksevda kardeşime şöyle bir soru sormalıyım. Bizim veya sizin ihtiyaçtan yapmadığımız amellerimiz var mıdır yok mudur ? Her işimizi illaki bir ihtiyaçtan dolayı mı yaparız. Mesela Yemek yeriz bu ihtiyaçtan. Yorulduğumuzda dinleniriz. Uyku da ihtiyaçtan.

DİKKAT !

ZENGİNİZ HEM DE PEK ÇOK SERVETİMİZ VAR. VE BU SERVETİMİZİ İHTİYACI OLANLA PAYLAŞMAK İSTİYORUZ. BU PAYLAŞMAK İHTİYAÇTAN MIDIR..


Yani servetimizi ihtiyacı olanla paylaşmak istememiz bizim ihtiyacımızdan mıdır ?

Yoksa ihtiyacı olana bizim zenginliğimizi, kudretimizi CÖMERTLİĞİMİZ tanıtmak mıdır ? Zenginlik yönünden İhtiyaçsız olduğumuzu ihtiyacı olanlara tanıtmak mıdır ?

Bu sadece bir örnek ve çok daha değişik örnekler verilebilir. Yani ihtiyaçtan dolayı yapmadığımız , yapılmayan daha birçok örnekler verilebilir.

O halde Allah yaratırken ihtiyaçtan yaratmamıştır.

DİKKAT BURASI ÖNEMLİ !

ALLAHIN EZEL OLAN SIFAT VE İSİMLERİ VAR DEĞİL Mİ ?


Şayet Yaratıcı olan Allah hiçbir şey yaratmamış olsaydı. Onu kim tanıyıp bilecekti ?Onun ismini , isimlerini ve zatını kim bilecekti:Ona kim secde edip şanını yüceltecekti.

Şayet Allah Hiç bir şey yaratmamış olsaydı yaratan ismini alacak mıydı ? Yaratan ve HALIK sıfatı olduğu halde halık ismini alacak mıydı ? Yaratmayan ALLAHın yaratan ismi olacak mıydı ? Bedii ismi olacak mıydı ? Bütün Bunların her biri bir sıfat, sıfat ise ismi niteler. İsim yoksa sıfatın bir mana ve ehemmiyeti olamaz.

Anlaşılması için şöyle bir örnek vermeliyim

ALLAH Sahip olduğu sıfatın gereği olarak harekete geçmediği takdirde, kendisi aciz duruma düşmez; ancak, sahibi bulunduğu o sıfata gölge düşer. Örneğin bir hekim için, bir trafik kazasında yaralanan insanlara yardım etmek ‘hekimlik’ sıfatının gereğidir.

Bu yardımı yerine getirmediği takdirde, hekim olan şahıs acziyete VE İHTİYAÇ DURUMUNA düşmez; ancak, sahip olduğu sıfatın gereğini yerine getirmemiş olur. Bu durum ise, o sıfatı çirkinleştirir. Yine, cömertlik sıfatı, ihsan etmeyi gerektirir.

Yukarıda verdiğim örnek gibi eğer O zengin zenginliğinden ihtiyacı olanlara vermezse, vermiyorsa KERİM ( Cömert ) SIFATINI ortaya çıkarmaz.


NE KADAR ANLATABİLDİM VE NE KADARI ANLAŞILDI

SAYGILARIMLA

Armagan 18 Nisan 2010 00:37

RE: 66.Haftanın Misafiri Abdulhamit (1)
 
Kuranı Kerimdeki surelerin sıralaması tevkifi mi yoksa sahabenin içtihadıyla mıdır?

Abdulhamit 1 18 Nisan 2010 14:43

RE: 66.Haftanın Misafiri Abdulhamit (1)
 
Alıntı:

Armagan Üyemizden Alıntı
Kuranı Kerimdeki surelerin sıralaması tevkifi mi yoksa sahabenin içtihadıyla mıdır?

Değerli armağan kardeşim,

Benim bildiğim kadarı ile şu anda mushaftaki bütün sûrelerde bulunan ayetlerin tertibi, Nebi (s.a.v.)'den, onun Cibril'den, Cibril'in de Allah'tan aldığı şekilde tevkifidir. Yani (Vahyin emri doğrultusundadır)

Şu anda gördüğümüz şekle göre sûrelerdeki ayetlerin tertibi, bizzat Rasulullah (s.a.v.)'in emrettiği ve emrine göre de deri, yaprak, kürek kemikleri ve ağaç dalları üzerine yazılan ve göğüslerde muhafaza edilen Kur'an'ın bizzat aynısıdır. Bu nedenle sûrelerdeki ayetlerin tertibi kat'idir. Rasulullah'tan, Cebrail'den ve Allah'tan geldiği üzere tevkifidir.


Ama ya surelerin sıralaması böyle tevkifi olmuş mudur ? Olmamıştır

Buna bir nakil ile cevap vereyim


sûrelerin tertibi sahabelerin ictihadına göre düzenlenmiştir. Ahmed İbni Hanbel ve diğer sünen sahiplerinin çıkardığı, İbni Hibban ve Hakim'in de tashih ettiği İbni Abbas'ın rivayet ettiği bir hadise göre: "Osman'a: Berae (Tevbe) sûresi ile Enfal sûresini bir araya getirip aralarına besmele yazmadan onları yedi uzun sûrenin arasına koymanızın sebebi nedir? diye sordum. Osman dedi ki: Nebi (s.a.v.)'e birkaç sûre birden iniyordu. O sûrelere ait birşey indiği zaman vahy kâtiplerinden bazılarını çağırıyor ve onlara, şu ayetleri içinde şunların zikredildiği şu sûreye koyunuz diyordu. Enfal sûresi Medine'de inen ilk sûrelerdendir. Berae sûresi ise Kur'an'ın en son inen sûrelerindendir. Bu sûre içeriği bakımından Enfal sûresine benziyordu. Bu benzerliğinden dolayı onu Enfal sûresinden bir parça sandım. Rasulullah (s.a.v.) ruhunu Allah'a teslim etti fakat bunu bize açıklamadı."

Said b. Cübeyr İbni Abbas'tan şunu rivayet ediyor: "Bismillahirrahmanirrahim ifadesi ininceye kadar Nebi (s.a.v.) bir sûrenin bitip bitmediğini bilmiyordu." Bir başka rivayette ise: "Bismillahirrahmanirrahim ifadesi indiğinde sûrenin bittiğini biliyorlardı" Bu da bütün sûrelerdeki ayetlerin tertibinin tevkifi olduğuna delalet etmektedir. Rasulullah (s.a.v.) Berae sûresinin durumunu açıklamadığı için Osman (r.a.) ictihad yaparak onu Enfal sûresine birleştirmiştir.

sûrelerin tertibi açısından Hz Ali ( KV ) mushafı ile hz Osman'ın mushafı farklıdır. Hz Osman'ın mushafındaki düzenleme ise Fatiha, Bakara, Âl-i İmrân ve Nisa şeklindedir. Her ikisi de sûrelerin nüzuluna göre farklı düzenlenmiştir.

[size=large]Ali (K.V)'in mushafının nüzul sırasına göre şu şekilde tertip edildiği söylenir:[/size] Alak, Müddessir, Kalem, Müzzemmil, Tebbet, Tekvir, A'la sıralamasıyla önce Mekki sûreler sonra da sırasıyla Medeni sûrelere göre tertip edilmiştir.

BANA GÖRE HZ ALİNİN DÜZENLEDİĞİ MUSHAF AYETLERİN BİRBİRİNİ TEFSİR ETMESİ , NESH NASUH BAKIMINDAN DAHA BİR ÖNEM TAŞIR

Abdulhamit 1 18 Nisan 2010 15:45

RE: 66.Haftanın Misafiri Abdulhamit (1)
 
Alıntı:

YitikSevda Üyemizden Alıntı
İslam taklidi imanı benimsemez Tahkiki bir ima ister sorum şu olacak taklidi iman ile yetinenler ne kadar İslamı anlamış ve yaşamış olurlar.

DEĞERLİ YİTİKSEVDA KARDEŞİM,

Elbetteki Tahkiki iman sahibi olmak gerek. Tahkiki olmayıp Taklidi iman sahibi olanlar başkalarının yanlışına ortak olabilirler. Taklit ettikleri kişinin veya zümrenin peşinden giderek onlara şartlanır. Her dediklerini tartışmasız , araştırmaksızın kabul eder. Halbuki Tahkiki iman sahipleri böyle mi ? Aklı ile ilim ile Kurani ilmi ile de araştırark iman eder.

BAKIN TAKLİDİ İMAN SAHİPLERİ NE DER ?

DUYDUM ve İTAAT ETTİM ! Neyi duydun SEN neye itaat ettin ! Yeryüzünde senin gibi duydum ve itaat ettim ettim diyen her dinin mensuplarından milyarlarca insan var. Acaba neyi duymuşlardır. Neye iman ve neye itaat etmektedirler. Senin ile onların arasındaki bu iman farkını nasıl açıklarsın ?

Nasıl mı ? Hiristiyanla, yahudiler de aynen bizim gibi demektedirler DUYDUK VE İMAN ETTİK: ve aynen bizim gibi iman etmektedirler yani KENDİLERİNE İLETİLEN sözlere kayıtsız şartsız teslim olmuşlardır.

PEKİ YA TAHKİKİ İMAN SAHİPLERİ NE DER ?

DUYDUM, ARAŞTIRDIM DOĞRULUĞUNA KANAAT GETİRDİM VE ÖYLE İNANDIM.

İmanın çeşitleri vardır, her görülmeyene inanmak da imandır, her bilinmeyene inanmak da imandır, aklıyla ilmi ile gerçeklere bizzat tanık olup inanmak da imandır. Sevgi ile kalbe çakılan bir nur ile inanmakta bir imandır. Akıl ve kalbleri çatıştığında , tercihlerini akıl yönünde kullanıp inanmaları da imandır, kalblerini akıllarının önüne koyup o şekilde inanmakta imandır.

Mecusilerin inancı da da imandır, yahudi ve hiristiyanların inancı da imandır.
İmanlarını akıllarıyla sorgulayıp, test edip öyle inananların imanı da imandır.

Yani körü körüne inanıp iman etmenin yanısıra, bilinç olarak inanmak, bilinçli iman etmekte var. Körü körüne değil, gözü kapalı değil, hemen duydum ve hemen itaat ettim değil .

Eğer, imanınızı akıl etmeden yalnız kalbinize göre şekillendirmişseniz, böyle bir iman şekli ALLAHın istemediği iman şeklidir ki, çok ayetlerde bu gibi durumlarda olanlar kınanır, imanınızı aklınızla sorgulayın ayetleri pek çoktur. Yani sen puta da iman edebilirsin, hristiyanlar gibi de iman edebilirsin, ama senin bu imanını sorgulayacağın ilk şey aklındır. İşte hristyanların dinlerinde kendilerini yanıltıkları ve anlayamadıkları islamı ve kuranı araştırmadan reddetmeleridir. Üstelik kendi kitaplarını da hak ve haikat olup olmadığını araştırmamışlardır.


De ki, bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak temiz akıl sahipleri (bunları) düşünürler.” (Zümer: 9)

İSLAM DİNİNİN YÖNTEM VE METODUNDA KÖRÜ KÖRÜNE İMAN ETME DEĞİL, BİLİNÇLİ TAHKİKİ, AKLA DAYANAN VE AYNI ZAMANDA KALBEN İMAN ESASTIR


NOT: Konu ehemmiyetli .uzun ve detaylı yazmak zorundayım. Devam edeceğim


SAAT: 09:37

vBulletin® Copyright ©2000 - 2024, Jelsoft Enterprises Ltd.

User Alert System provided by Advanced User Tagging v3.2.6 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2024 DragonByte Technologies Ltd.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306