Medineweb Forum/Huzur Adresi

Go Back   Medineweb Forum/Huzur Adresi > ..::.İLİTAM İLAHİYAT LİSANS TAMAMLAMA.::. > İlitam 3.Sınıf Dersleri > Sistematik Kelam

Konu Kimliği: Konu Sahibi Abdulmelik,Açılış Tarihi:  14 Aralık 2013 (14:20), Konuya Son Cevap : 14 Aralık 2013 (14:20). Konuya 0 Mesaj yazıldı

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme
Alt 14 Aralık 2013, 14:20   Mesaj No:1
Medineweb Site Yöneticisi
Abdulmelik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:Abdulmelik isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 1
Üyelik T.: 14Haziran 2007
Arkadaşları:7
Cinsiyet:Erkek
Memleket:Bitlis
Yaş:47
Mesaj: 2.840
Konular: 337
Beğenildi:884
Beğendi:190
Takdirleri:3173
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart Sistematik kelam ünite 5 özet

Sistematik kelam ünite 5 özet

SİSTEMATİK KELAM ÜNİTE 5 ÖZET


1. İmanın Tanımı ve Neliği (Mahiyeti)
Kelâmcılar, iman konusuna tanımı, imanın içeriği (nelere iman edileceği) ve hükmü
(artma ve eksilmeyi kabul edip etmediği, yaratılmışlıkla nitelenip nitelenemeyeceği, imanda
istisna yapılıp yapılamayacağı, imanın uyku ve benzeri durumlarda sürekli olup olmayacağı)
açısından yaklaşmaktadırlar.
Eş’arî kelâm bilginlerinin çoğunluğuna göre iman yalnızca kalble tasdik etmekten
ibarettir.
Kelâm literatüründeki iman söz konusu olduğunda buradaki haber verilen
şeylerden kasıt Hz. Muhammed’in Allah’tan getirdikleri şeylerin bütünüdür.
Hariciler ise Eş’arîlerin yaptığı iman tanımına taatları yani amelleri de dâhil etmişlerdir.
r. İmanın mahiyeti bu üç unsuru içermekte bunlardan herhangi birini terk eden imandan çıkarılarak küfre nispet edilmektedir. Küfre nispet edilme daha çok amellerin terk
edilmesiyle gerçekleşmekte, büyük günah işleyen mutlak kâfir olarak görülmektedir.

Kerrâmiyye ise imanı salt dil ile tasdik (doğrulama) ya da dil ile ikrar olarak anlamış ve o
şekilde tanımlamışlardır.
Cehm b. Safvan ve Kaderiyye’den Hüseyin es-Salihî’ye göre iman ma’rifet/bilmekten
ibaret iken Hadis bilginleri (selef) imanı, dil ile ikrar, kalb ile tasdik ve organlarla amel
etmekten ibaret görmüşlerdir.
elâmcı İbn Hümâm’ın ifadesiyle imanı kalp ve dil ile tasdik yani kalb ile tasdik ve dil ile
ikrardan ibaret görenler ise Ebû Hanife onun meşhur arkadaşları ile eşarilerin bazı muhakkik alimlerdir.
e imanda asıl rükün kalbin tasdiki olmaktadır. Dilin ikrarı ise İslâm hükümlerinin
uygulanmasının şartı olması itibariyle önem kazanmaktadır.
Umde isimli kelâm kitabının yazarı Ebu’l-Berekat en-Nesefî (ö.710/1310)’den iktibasla
İbn Hümâm, imanın tasdikten ibaret olduğunu, Allah katından getirdiği şeylerde Hz.
Peygamber’i tasdik edenin kendisi ve Allah açısından mümin olduğunu, dil ile ikrarın dini
hükümlerin uygulanması için bir gereklilik olduğunu belirtmektedir. Ona göre dil ile ikrarla
terettüp edecek dini hükümler cenaze namazının kılınması, Müslüman mezarlığına
defnedilmesi, canı ve malının koruma altına alınması, Müslüman bir kadınla evlenebilmesi
vb. gibi haklardan ibarettir. ( Müsâyere, 289-290; İbn Ebû Şerif, el-Müsâmere, 289-290)
Kelâmcılara göre imanın gerçekleşmesi ve sübut bulması ona aykırı olan putlara ibadet
etmek, peygamberi öldürmek, onu hafife almak, Mushaf ve Ka’be ile dalga geçmek gibi
şeylerin terk edilmesine bağlıdır. Küfür inanılması gereken şeyleri inkarla veya dini hafife
almakla gerçekleşir.
Maturidi kelâmcıları Nesefi ve İbn Hümam, imanın bilmeden farklı şey olduğu, ilim ve
bilgi bulunduğu halde imanın bulunmayabileceğini Kur’an’dan örnekler vererek ortaya
koymaktadırlar.
Eş’arî’ye göre ,
imanın gerçekleşmesi Hz Peygamber’in davasını vakıaya
uygun olarak bilmeye ve Allah’ı yücelterek emirlerini ve nehiylerini hafife almadan kabul
etmek suretiyle onlara boyun eğmeye ve içten teslim olmaya bağlıdır.
ü Eş’arî
eserinin birinde imanı söz ve amel olarak tanımlayıp artma ve eksilmeyi kabul edeceğini söylemekte diğerine ise imanın aslını tasdikten ibarat görmektedir.

2. İman Sınıflandırmaları
İnanılması gereken hususlar açısından iman, icmalî ve tafsili olmak üzere ikiye ayrıldığı
gibi; kesin delillere dayalı olup- olmamasına göre de taklidî ve tahkikî iman diye ikiye
ayrılmaktadır.
a. İcmâlî ve Tafsilî İman
İcmalî iman inanılması gereken şeylere kısa, özlü ve toptan inanmak demektir ki bu
inanç tevhid kelimesinde özetlenmiştir.
Tafsilî iman ise inanılması gereken şeylerin her biri üzerinde düşünüldükten sonra açık
ve geniş olarak, bütün ayrıntılarıyla inanmak demektir. Bu tafsilî iman sonucunda nelerin
inkar, hangi şeylerin küfür, fısk ve dalaletle niteleneceği de öğrenilmiş ve iyice kavranmış
olunur.
İman esasları şunlardır:
1. Allah’ın varlığına ve birliğine inanmak,
2. Ahiret gününe,
3. Meleklerine,
4. Kitaplarına,
5. Peygamberlerine,
6. Allah’ın her şeyi bir ölçü ve düzene (kader) göre yarattığına inanmak, takdire
inanmak.
İman esaslarının ilk beşi şu ayete göre belirlenmiş ve sıralanmıştır: bakara 177.
ıncı iman esası Kur’an’dan hareketle değil, Cibril veya İhsan Hadisi olarak bilenen
hadis metnine dayanılarak belirlenmiştir.
b. Taklidî ve Tahkikî İman
Kesin bilgi ve delillere dayanmaksızın, çevrenin telkini ile içinde doğup büyüdüğü
toplumun inançlarına herhangi bir sorgulama yapmaksızın körü körüne inanmaya taklidî
iman denir
Kesin delillere, bilgiye, inceleme ve araştırmaya dayalı imana ise tahkiki iman denir.
İmanda asıl olan budur
Allah’ın insanlardan istediği taklidî değil, tahkikî bir
imana sahip olmalarıdır.
3. İman-Amel İlişkisi
Amelin imandan olmadığı ve onun üzerine dahil edilemeyeceği düşüncesini İslâm
düşüncesinde ilk ortaya atan ekolün Mürcie olduğu bilinmektedir. Onlara göre ameller
imanın bir sonucu olduğu için onun iman olarak isimlendirilmesi yalnızca mecazen
mümkündür.maturudi mürcienin
iman anlayışlarının omurgasını oluşturan iman amel başkalığını, bir takım küçük farklılıklarla
birlikte aynen benimsemiştir. Bu sebepten Matüridî ve onu takip eden kelâmcılar amellere
inanmayı ayrı şey, farz olduğunu bildiği halde yerine getirmemeyi ayrı şey olarak kabul
ederler.
) Amellerin farz
olduğuna inanmayan imansız (kafir), farz olduğuna inandığı halde kılmazsa günahkar mümin
olur. Namaz, oruç, zekât, hac, sadaka gibi ameller iman değil, imanın dışındaki farzlar olup
İman ve İslâm’ın ilkeleridir. Pezdevi’nin ifadesiyle bunlar imanın bir rüknü değil, neticesi
sonuçlarıdır.
Maturidî de olduğu gibi Pezdevi’ye
göre de iman amelin sebebidir. Amel imana bağlıdır. Amel imanın oluşmasının sebebi
değildir

4. İman Küfür İlişkisi
iman kalbin tasdiki olurken,küfür kalbin inkarı olmaktadır.
Ehl-i Sünnet âlimleri dinin asıllarından ve gerekliliklerinden olan inanç esaslarına
muhalefet edenlerin tekfir edilebileceğinde hem fikir oldukları halde dinin asıllarının dışında
kalan konulara muhalefet edenlerin tekfir edilip edilemeyeceği konusunda
uzlaşamamışlardır. Bu bağlamda onlar âlemin öncesizliğini/ kıdemini kabul eden, bedensel
dirilişi inkar eden
ve
Allah’ın tikelleri/ cüziyyatı bilemeyeceğini dillendiren filozofları tekfir etmişlerdir.
. Ancak İbn
Hümâm Ebû Hanife ve Şafii’nin sözüne dayanarak Selefin icmasına muhalefet edenlerin tekfir
edilemeyecekleri görüşünü savunmaktadır.
Kelâmcı İbn Hümâm’ın küfür konusuna yaklaşımı Kur’anî verilerle örtüşmektedir. Küfür
dinin asıllarından olan şeyleri beğenmeyip, yalanlamaktır. Asıl olan Kur’an’ın bildirdikleridir.
Selefin veya başkalarının icması Kur’an’la örtüşmüyorsa onların icması başkalarını bağlamaz
ve onlara muhalefet etmek de küfür olarak nitelendirilemez.
5. İman İslâm İlişkisi
Bilindiği gibi Kur’an’ı Kerim’de iman ile İslâm bazen aynı, bazen de farklı anlamda
kullanılmışlardır.

İman-İslâm ilişkisine Mâtürîdî kelâm ekolünün yaklaşımı İslâmsız iman, imansız da İslâm
olamayacağı yönündedir.bu bağlamda her müslüman mümin ve her mümin müslümandır.
Eş’arilerce iman ve İslâm terimleri birbirinden farklı şeyler olarak algılanmakta bu
anlayışa paralel olarak da her mümin Müslüman sayılmakta, fakat her Müslüman mümin
sayılmamaktadır.
O zaman İslâm
imana nazaran daha genel, iman ise İslâm’a nazaran daha özel bir kavram olmaktadır
6. İmanın Artması ve Eksilmesi
nanılacak şeyler yani inancın nesnesi (iman
esasları) açısından da iman artmaz ve eksilmez. O halde tasdik bakımından bütün inananlar
birbirlerine eşittirler.
. İmanın artma ve eksilmeyi kabul etmeyeceğini benimseyenler
Ebû Hanife ve arkadaşları başta olmak üzere Ehl-i Sünnet âlimlerinin çoğunluğudur. Eş’arî
bilginlerinin çoğu ise bu görüşe muhalefet ederek, imanın artıp- eksilebileceği kanaatine
sahip olmuşlardır.
bu iki görüş arasındaki farklılık amelleri iman tanımının içerisine dahil
edip etmemekten kaynaklanmaktadır. Ameller imanın içerisine sokulup onun bir parçası olarak kabul edilince, amellerin artması ve eksilmesi ile iman da artıp eksilecektir. Ameller
imandan bir parça olarak kabul edilmediği takdirde de imanda bir artma ve eksilme
olmayacaktır.
imanda artma ve azalmanın olabileceği ihtimalleri:
1- İman kuvvet ve zayıflık diğer bir ifade ile güçlü ve zayıf olma açısından farklılık
gösterebilir. Tasdik de sevinme, üzülme, hiddetlenme vb. gibi nefse ait arazlardandır. Böyle
olması dolayısıyla bazen güçlü bazen de zayıf olabilir.
2-
ayetlerde vurgulanan imanın bir kat daha artması tasdikin nicelik, kemiyet, adet ve sayı
bakımından artması anlamınadır.

Ancak bu durum sahabe için geçerli olabilir. Çünkü günümüzde İslâm’ın
itikat ve inanca ilişkin bütün ilke ve esasları tespit edilmiştir.
3- Yine bu ayetlerdeki imanın artması, imanın semeresi ve kalpteki nurunun parlaması
ve tesirinin çoğalmasıyla açıklanabilir.
7. Mukallidin İmanı
Ehl-i Sünnet bilginlerine göre, istidlalde bulunma imanın sıhhatinin gereği olmadığından
taklit yoluyla inanan bireyin yani mukallidin imanı geçerlidir

Mu’tezile kelâmcıları ise mukallidin imanının
geçerli olmadığı kanaatini taşımaktadırlar.

8. İmanın Yaratılmış Olup Olmadığı
Semerkand ilim çevresinde yetişmiş bilginler imanın yaratılmış olduğu
kanaatindeyken Buhara ilim muhitinde yetişmiş âlimler ise imanın yaratılmamış olduğu
düşüncesine sahiptirler.
Ebû Hanîfe imanın
yaratılmış olduğunu, iman sahibinin yaratılmış olmasına dayandırmaktadır.
Ebû Mansûr Mâtüridî de imanın yaratılmış olduğu kanaatini
paylaşmaktadır. Ona göre imanın yaratılmış olmasında hareket noktası Allah’tan başka her
şeyin yaratılmış olması esasıdır.
9. İmanda İstisna Sorunu

. Hanefî-Mâturidî kelâmcıları iman lafzının
dinde kesinlik ifade ettiğinden hareketle “inşallah müminim” demenin doğru olamayacağını
ileri sürmüşlerdir
Buna mukabil Eş’arî kelâmcıları
istisnanın imanın hakikati ile değil de kemal/ yetkinlik ve akıbetiyle/ sonucuyla ilgili olarak
yapılabileceğini kabul etmişlerdir.
manda istisnayı yani “inşallah müminim”demeyi caiz görenler İmam Şafiî ve ekolü,
sahabe ve tabiinden Selefin ekseriyeti, Malikiler, Hanbelîler, Süfyan-ı Sevrî, Küllabiye ve
Eş’arîlerin çoğunluğudur.
manda istisnayı
caiz görmeyenlere göre iman tasdikten ibarettir. Bu tasdike sahip herkes mümindir. İman
şüphe ve tereddütü barındırmaz. Dolayısıyla imanda şüphe olmaz
__________________

Büyükler fikirleri,Ortalar olayları,Küçükler kişileri tartışır.
Alıntı ile Cevapla

Konu Sahibi Abdulmelik 'in açmış olduğu son Konular Aşağıda Listelenmiştir
Konu Forum Son Mesaj Yazan Cevaplar Okunma Son Mesaj Tarihi
DÜNYA KABE'NİN NERESİNDE Hacc-Umre-Kurban Abdulmelik 0 321 27 Nisan 2020 20:40
T.B.Teknolojileri-2 Vize Konuları Ozet(2017) Temel Bilgi Teknolojileri 2 Abdulmelik 3 1706 06 Ekim 2017 19:31
MBSTS denemesi (120 soru ve cevap anahtarı) Seviye Belirleme Sınavı-(MBSTS) Abdulmelik 2 8301 21 Ocak 2017 09:42

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Kişi okuyor. (0 Üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:

Benzer Konular
Konu Başlıkları Konuyu Başlatan

Medineweb Ana Kategoriler

Cevaplar Son Mesajlar
OMU İlitam Sistematik Kelam 10. ünite sorular Mihrinaz SAMSUN OMÜ İlitam 0 16 Aralık 2014 19:37
omu ilitam sistematik kelam 1.ünite soruları Mihrinaz SAMSUN OMÜ İlitam 0 08 Aralık 2014 22:22
Fırat ilitam sistematik kelam 3. ünite özet Medineweb FIRAT İlitam 0 20 Aralık 2013 14:23
Fırat ilitam sistematik kelam ünite 5 özet Medineweb FIRAT İlitam 0 20 Aralık 2013 14:03
Ünite 2: Sistematik Kelam Medineweb Sistematik Kelam 1 20 Ekim 2013 11:23

Bir Ayet Bir Hadis Bir Söz | www.kaabalive.net Bir Ayet Bir Hadis Bir Söz | www.medineweb.net Yeni Sayfa 1
.::.Bir Ayet-Kerime .::. .::.Bir Hadis-i Şerif .::. .::.Bir Vecize .::.
     

Medineweb Sosyal Medya Gruplarımız:  Medineweb   Medineweb   Medineweb   Medineweb   www.alemdarhost.com sunucularını Kullanıyoruz.



1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288