| | |||||||
| Konu Kimliği: Konu Sahibi FECR,Açılış Tarihi: 08 Temmuz 2010 (14:39), Konuya Son Cevap : Dün (21:53). Konuya 54 Mesaj yazıldı |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Değerlendirme: |
| | Mesaj No:51 |
| Medineweb Baş Editörü Durumu: Medine No : 14593 Üyelik T.:
15 Kasım 2011 |
[QUOTE=Yitiksevda;95414] Hamd, alemlerin Rabbi Allah içindir. Bütün coşku ile övgüler, yüceliği sınırsız kudreti kemali, yoktan var eden, ezel ve ebed sahibi, efendisi, terbiye edicisi, besleyicisi bütün hamd ve övgülere layık olan Alemlerin rabbinedir. Yalnız ona ibadet ettiğimiz için yalnız ondan isteriz, bütün hacetlerimizi ileteceğimiz yegane makam sahibi tüm isteklerimize karşılıksız nimetler sunan ve bu nimetler karşılığında yalnızca şükrümüzü ona kulluğumuz ifade etmekten başka bir şey istemeyen ve hadsiz nimetlerine ne kadar şükretsek bir gözün dahi bedelini ödüyemiyeceğimiz fıtratımıza en yüce özelliği bahşeden Alemlerin rabbi için. Her gün kılmış olduğumuz namazlarımızda Hamdin idrakine varabilir ve o doğrultuda hayatımızı ikame edebilir isek gerçek manada Allah’a hamdimizi sunmaya başlamış oluruz. Allah’tan başka hiçbir varlığa kulluk yapılmayacağını, bizlere bahşettiği nimetlere karşı ne kadar ibadet edersek edelim ödenmeyeceğini bilmeliyiz. Tüm noksan sıfatlardan Münezzeh olan yüce Rabbimizi memnun olacağı ve layık olduğu şekilde verdiği tüm nimetlere razı olup isyan etmeden hamdimizi yapabiliriz. Başımıza bir kötülük geldiği zaman onu Allah’a mal etmeden kendi yapıp ettiklerimizin sonucu olduğunu idrak etmeliyiz. Güzel bir şey ile karşılaştığımız zaman onu Allah’ın lütfu nimeti olarak gördüğümüz gibi kötülüklerde ise kendimizi sorgulamalıyız kaderci anlayıştan sıyrılıp eşrefi mahlukat olmamıza vesile olan Aklı kullanarak vahyin emirleri ile pekiştirerek kulluğumuzu en üst seviyede hamd ve şükür ederek ifa edebilmektir hamd. Hamd: Kavramını güncel hayat bazında düşünelim: Sosyal hayattan uzak bir hamd kavramı ne kadar Hamdi yerine getirdiğimize örnek olsun. Bizler hamd ederken karnımız tok, evimiz lüks, arabamız lüks, işimiz lüks vs ve hamd üstüne hamd ediyoruz. Ama etrafımıza hiç bakmadan karnımız tok nede olsa komşumuz aç kalmışsa çokta önemli değil! Allah’a hamd ederken Allah’ın ilahi vahyinde esas olan haklar bazında hamd etmemize vesile olacak hususları ne kadar umursuyoruz bunu hamd kavramı şükür kavramı içinde çok derin düşünmeliyiz. Yılda bir defa dahi evine et girmeyen, bizlerin çöplere döktüğü yemek artıklarını dahi bulamayan bir toplum içerisinde bunlara karşı vazifelerimizi idrak etmediğimiz sürece yapmış olduğumuz ve yapacağımız HAMD kavramını sorgulamamız gerekir Hamda Allah’ın bahşettiği tüm nimetler karşılığı hakkıyla Allah’ı övgüler sunduğumuz an bu bize bahşettiği nimetlerde başkalarının da haklarının olduğunu da idrak edelim.Allah bizleri kendisine hakkı ile Hamd eden ve Yalnızca Allah’a kulluk eden Salihlerden akıl sahiplerinde ve komşusu aç yatarken tok yatan bizden değildir emrini anlayarak gönüllerimizi kendine çevirsin sorumluluklarımız unutmayalım… muazzam bir yorum
__________________ ![]() İnsanı BEDENEN ameliyat için BAYILTMAK gerekir. RUHEN ameliyat etmek içinse AYILTMAK... |
|
| | Mesaj No:53 | ||
| Medineweb Baş Editörü Durumu: Medine No : 14593 Üyelik T.:
15 Kasım 2011 | Alıntı:
Alıntı:
Emeği geçen herkesten Rabbim ebeden razı olsun cennetinde ağırlasın.
__________________ ![]() İnsanı BEDENEN ameliyat için BAYILTMAK gerekir. RUHEN ameliyat etmek içinse AYILTMAK... | ||
|
| | Mesaj No:54 |
|
Fatiha "açan" "açmak" "açılış" kuranın açılışı gibi manaları var. İlk sûre olması nedeniyle böyle. Peki. Ya son sûre olan Nas süresinin ""Kapatan" "Kapanış" ya da benzeri "Unutan, unutuş" gibi manaları var mı? Veya Fatiha gibi "Açıklık, açık ve kesin yargı." gibi manaları var mı? Yalnız sana ibadet ederiz derken ne demek istiyoruz? Ibadetin manalarından biri de kölelik etmek değil mi? Yalnız Allah'a kölelik edecek isek bu, o zamanki kölelik sisteminin parçalanması demek değil mi? Rab/sahip olarak yalnız Allah'a mı kölelik edeceğiz? Firavun "en ala rabbiniz ben değil miyim" diye sorarken ne demek istiyor? Kölelerin sahipleri var. Sahipler de kralın kölesi. Yani Firavun da en üstteki sahip mi zannediyor kendini. Sahiplerin sahibi? Neden Allah'tan başka Rab/Sahip Yoktur demiyoruz? Kur'an da böyle bir şey geçiyor mu? Yevmiddin ne demek? Dinin manalarından biri borç demekse "Borç Günü" manasına mı geliyor? Peki Allah katında borç ne? İslamın bir manası da tam bir köle gibi tam teslimiyet mi? Benim borcumu/dinimi bir başkası ödeyemez mi? Ben Allah'ın kölesiysem çalışıp kazandığım hiç bir şey yok mu? Kazandığım rızık da mı Allah'ın? Bir köle gibi sahibimin izin verdiklerini mi tüketebilirim? Yani benim hiç bir şeyim yok ve olamaz mı? Ben bir köle miyim? O zaman ben neyi dert ediniyorum? Sahibim benim ihtiyaçlarımı karşılamaz mı? Rabbim benim rızkımı vermez mi? "Rızkı dert edinin" diyor mu Rabbimiz? "Ben vermeyeceğim siz çalışacaksınız" diyor mu Rabbimiz? Peki ya din islamsa. Borç tam teslimiyetse. Sizin dininiz/borcunuz size benim dinim/borcum bana derken ne kastediyoruz? Onlar başkalarına mı borçlu hissediyorlar kendilerini? Başkaları için mi "Olmasaydın olmazdık?" diyorlar? Bizim Rabbimiz kim? Daha çok sorum var. Cevaplar için şimdiden teşekkürler. | |
|
| | Mesaj No:55 | |
| Medineweb Baş Editörü Durumu: Medine No : 14593 Üyelik T.:
15 Kasım 2011 | Alıntı:
Ramazan'da hatim halk arasında"mühürlemek, sona ulaştırmak" anlamalarına gelen minvalde "tamamladık, bitirdik" gibi düşünülse de, Fatiha ile kulluğumuza dokunup "başlangıç noktasına" çeker... "Yeryüzünün bütün ağaçları kalem olsa, bütün denizleri mürekkep ve hatta ona 7 deniz daha eklense, Allah'ın kelimeleri yine tükenmez" Fatiha ile Kuran tüm hücrelerimize nnüfuz etmeli... Rabbim açsın bütün idrak yollarımızı... Fatiha üzerine yoğun bir çalışma yapıyorum. Bu sayfaların katkısı çok. cümlesine Allah ecrini versin Manayı derinleştirme ve hatırlatma tarzında yönelttiğiniz, cevabı sorunun içinde olduğunu düşündüğüm bu sorularınıza, cevap niteliğinde değil de, yorum ve katkı olarak değerlendirmenizi isterim. Fâtiha “açılış” ise, Kur’an’ın sonunda yer alan Nas Suresi doğrudan “kapanış” demese bile, insanı tekrar başladığı yere, yani Rabbine sığınmaya götüren bir tamamlanış hissi taşır. Sanki açılan kapı, en sonda tekrar korunarak kapatılır. Açılış bilinçtir, kapanış ise korunmadır. “Yalnız sana ibadet ederiz” derken geçen “ibadet”, evet kölelik manasını da taşır; fakat bu, insanı başka her şeye köle olmaktan kurtaran bir yöneliş olmalı .Yani bu ifade ile: Başkasına kul olmayız. deriz. Firavun’un “en yüce rabbiniz benim” sözü de burada anlam kazanır. O, sadece “ben yöneticiyim” demiyor; “sizin üzerinizde nihai otorite benim” diyor. Yani insanların hayatı, emeği, hatta varlığı üzerinde sahiplik iddia ediyor. Fâtiha’daki “yalnız sana kulluk ederiz” ifadesi ise bu iddiayı kökten reddeder. “Allah’tan başka Rab yoktur” ifadesi birebir bu kalıpla geçmese de, “O’ndan başka ilah yoktur” ve “Rabbiniz Allah’tır” vurguları aslında aynı hakikati farklı yönlerden anlatıyor bize.. Çünkü “ilah” yönelinen, “rab” ise sahip olunan otoritedir. Fâtiha'da birleşiyor ikisi.. “Yevmiddin” ifadesindeki “din” kelimesinin “borç” anlamıı... Bu durumda “hesap günü”, aynı zamanda verilenin geri alınacağı, emanetin iade edileceği gün olur. Yani insanın hayatı, bedeni, imkânları… hepsi bir emanet..bu da bir tür BORÇ. İslam’ın “teslimiyet” anlamı da burada oturur. Bu, zoraki bir boyun eğme değil; zaten ait olunan hakikati kabul etmedir. İnsan, kendine ait zannettiği şeylerin aslında emanet olduğunu fark ettiğinde, teslimiyet doğal bir sonuçtur. “Benim borcumu başkası ödeyemez mi?” sorusu da bu bağlamda anlamını bulur. Çünkü borç şahsidir; emanet kişiye verilmiştir. Herkes kendi yükünü taşır. Bu da adaletin bir gereğidir. “Benim hiçbir şeyim yok mu?” sorusu ise; Evet, insanın sahipliği mutlak değildir ama bu, değersizlik değil; aksine emanet verilmiş olmanın değeridir. İnsana verilen şeyler onun değil, ama ona verilmiştir. Bu da sorumluluğu doğurur. Rızık meselesinde de aynı denge vardır: İnsan çalışır ama rızkı yaratamaz. Yani sebebe sarılmak insana, sonucu yaratmak Allah’a aittir. Bu yüzden Kur’an ne “hiç çalışma” der ne de “her şey sana bağlı” der. “Sizin dininiz size, benim dinim bana” ifadesindeki “din” de sadece inanç değil, bağlı olunan sistem, yönelinen merci olsa gerek.ki; herkes tarafını, kime ait olduğunu seçer. VE, “Bizim Rabbimiz kim?” Fâtiha baştan sona bunun cevabını verir: RAB, insanın hayatında son sözü kime verdiğidir. Ve Fâtiha, o sözü YALNIZ ALLAH'A verdiğimizi ilan etmemizdir. Yarın buraları derleyip toplayıp sunum yapcam inşallah Fecr hocam, Mevlüt hocam, Abdulhamit hocam, Alaleyl Allah dünya ahiret makamınızı âlî eylesin.🤲
__________________ ![]() İnsanı BEDENEN ameliyat için BAYILTMAK gerekir. RUHEN ameliyat etmek içinse AYILTMAK... | |
|
![]() |
| Konuyu Toplam 5 Kişi okuyor. (0 Üye ve 5 Misafir) | |
Benzer Konular | ||||
| Konu Başlıkları | Konuyu Başlatan | Medineweb Ana Kategoriler | Cevaplar | Son Mesajlar |
| Fatiha Suresi Tefsiri | MERVE DEMİR | Tefsir Çalışmaları | 13 | 04 Ağustos 2023 07:34 |
| Fatiha Suresi Arapçası ve Meali | vertyucek | Haftanın Konusu | 3 | 19 Kasım 2017 20:43 |
| 6 Farklı İmam dan Fatiha Suresi. | Esma_Nur | Videolar/Slaytlar | 2 | 12 Eylül 2017 21:46 |
| Fatiha Suresi | Huzurİslam | Hadis-i Şerif | 0 | 24 Kasım 2008 01:08 |
| Fizilalil Kuran Fatiha Suresi Tefsiri | MERVE DEMİR | Fizilalil Kur'ân | 0 | 15 Eylül 2008 23:00 |
| .::.Bir Ayet-Kerime .::. | .::.Bir Hadis-i Şerif .::. | .::.Bir Vecize .::. |
|
|