Medineweb Forum/Huzur Adresi

Go Back   Medineweb Forum/Huzur Adresi > ..::.MEDİNEWEB FORUM GENEL.::. > Üyelerimize Ait Kişisel Alan > Vasat/Kişisel

Konu Kimliği: Konu Sahibi Vasat,Açılış Tarihi:  13 Ekim 2023 (15:42), Konuya Son Cevap : 28Haziran 2024 (14:01). Konuya 6 Mesaj yazıldı

Beğeni Aldı10Kez Beğenildi
  • 3 Beğenilen Vasat
  • 1 Beğenilen Vasat
  • 1 Beğenilen Vasat
  • 1 Beğenilen Vasat
  • 2 Beğenilen Mihrinaz
  • 1 Beğenilen Vasat
  • 1 Beğenilen Vasat
Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme
Alt 13 Ekim 2023, 15:42   Mesaj No:1
Ayın Misafir Üyesi
Medineweb Üyesi
Vasat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:Vasat isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 62825
Üyelik T.: 12 Ekim 2023
Arkadaşları:0
Cinsiyet:Kadın
Memleket:Ankara
Mesaj: 60
Konular: 4
Beğenildi:124
Beğendi:105
Takdirleri:1978
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart Şeytanın Hileleri

Şeytanın Hileleri

Eûzu billahi mineş-şeytânirracîm.

Bismillahirrahmanirrahîm.

"Şeytan şüphesiz sizin düşmanınızdır; siz de onu düşman tutun. O, kendi taraftarlarını ancak alevli ateşe girecek kimselerden olmaya çağırır."

Fâtır Suresi 6. Ayet

Es selamu aleykum.

Şeytan hakkında bir çok ayet ve hadis vardır, ve ama bu konuya başlamak için ben bu ayeti seçtim. Şeytana uyanların sonunun ne olacağını biliyoruz, ayetin son kısmında. Şeytanın bizim düşmanımız olduğunu biliyoruz, ayetin ilk kısmında. Peki, aradaki "siz de onu düşman tutun" emrinin ne kadarımız farkında?

Öyle ya, düşmanlık dediğin çift taraflı olmalı. O bize düşman, biz ona; o bize saldıracak vee... biz de ona? Evet, biz de ona, biz de ona saldırmalıyız; düşmanlık dediğin böyle olur.

Peki, genel olarak böyle miyiz? Doğrusu gözlemlerime göre hiç öyle değiliz. En çok gördüğüm şey "şeytana uydum; şeytan unutturdu, kör olasıca şeytan fitledi" vb "kurban" sözleri. Evet, genellikle gördüğüm şey: "daima saldırı alan, daima kurban olan, daima hedef olan" zavallı insanoğlunun halleri. Ve ama, hani biz de onu düşman tutacaktık? Bu ona saldırmamızı gerekli kılar, değil mi?

Peki ama:

"Ey Âdemoğulları! Avret yerlerini kendilerine açmak için, elbiselerini soyarak ana babanızı cennetten çıkardığı gibi, şeytan sizi de saptırmasın. Çünkü o ve kabilesi, onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz, şeytanları, iman etmeyenlerin dostları kılmışızdır."

A’râf Suresi 27. Ayet

Düşman görünmüyor bile, nasıl saldıracağız? İmkansız gibi duruyor değil mi?

Ve ama aslında imkansız değil ve hatta cevap çok basit:

Gerek kendi nefsimizde, gerek "Allah'ın tüm kulları üzerinde" hakimiyet kurmasının önüne geçerek, "onu hedeflerinde başarısız kılarak, bunun için çalışarak" saldıracağız. Bunun yolları ise, onun başvurduğu hileleri bilmekle olur.

Ve her ne kadar "sadece bu giriş mesajı bile" bu konuda yeterli farkındalık kazandıracak olsa da, Allah izin verdikçe ilerleyen zamanlarda onun bilinen hilelerini de tek tek aktaracağım.

İnşaAllah devam edecek...
Alıntı ile Cevapla

Konu Sahibi Vasat 'in açmış olduğu son Konular Aşağıda Listelenmiştir
Konu Forum Son Mesaj Yazan Cevaplar Okunma Son Mesaj Tarihi
Müjde İçeren Ayet ve Hadisler Vasat/Kişisel Vasat 2 59 12 Temmuz 2024 09:43
Geçmişte Kalması Gerekenleri Severek Geçmişte... Vasat/Kişisel Vasat 0 90 01 Temmuz 2024 12:47
Henüz Vakit Varken Sevdiklerinize Sevginizi... Vasat/Kişisel Kara Kartal 3 79 29Haziran 2024 22:35
Şeytanın Hileleri Vasat/Kişisel Vasat 6 252 13 Ekim 2023 15:42

Alt 13 Ekim 2023, 16:15   Mesaj No:2
Ayın Misafir Üyesi
Medineweb Üyesi
Vasat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:Vasat isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 62825
Üyelik T.: 12 Ekim 2023
Arkadaşları:0
Cinsiyet:Kadın
Memleket:Ankara
Mesaj: 60
Konular: 4
Beğenildi:124
Beğendi:105
Takdirleri:1978
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart

İkinci mesajı çok geciktirmeden yazayım:

Şeytanın yegâne kozu, yukarıdaki ayette belirtildiği gibi "görünmez olmak"tır. Görünmezdir, evet; ve ama: fark edilmez değildir. Bizlerin başlıca suçu ise, onu fark etmeyi başaramamızdır. Ve ancak şunları bilirsek, bu hilesi "çok büyük oranda" derhal geçersiz olacaktır inşaAllah. (Neden "derhal olmasına dair" istisnalar var? Zamanla aktaracağım inşaAllah)

Şeytanın vesvese tohumlarını attığı yer kalptir. Ve kalp, aynı zamanda bizlerin kendi iç sesimizi duyduğumuz yerdir. Ve şeytan, işte görünmezlik sırrı: kendi sesi ile değil, bizim iç sesimizi taklit ederek konuşur. Bizimle benzer sestedir, ve biz onu kendi iç sesimiz sanırız. Misal "kalk şunun ağzının ortasına bir çak"; böyle kötü bir şeyi kendimiz düşündüğümüzü sanırız. Ve ama sadece şeytan vesvesesidir. Ve bu tür iç seslerin şeytandan olduğunu derhal anlamanın yolu:

"Kur'an ve Hadislerin emrinin dışında" ne varsa;

"Olumsuz, umutsuz, kötü olan" ne varsa Şeytandandır.

Bizim kendi iç sesimiz ise, eğer kalbi mühürlenenlerden değil isek (Allah muhafaza) daima iyiyi isteyen taraftır. Evet, insanın öz yaratılışı daima, istisnasız daima: iyiyi seçer. Nitekim bir hadisde Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

“Her çocuk İslâm fıtratı üzere doğar.”

(Buhârî, Cenâiz, 92) buyurmuşlardır.

Bir diğer hadis:

“Her doğan fıtrat üzere doğar. Sonra anne babası onu Yahudi yahut Hristiyan veya Mecusi yapar…”

[Buhari, Tefsir, (Rum) 2; Müslim, Kader, 22]

Ve bununla ilgili bir ayet de:

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla*

"(Resûlüm!) Sen yüzünü hanîf olarak dine, Allah insanları hangi fıtrat üzere yaratmış ise ona çevir. Allah'ın yaratışında değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur; fakat insanların çoğu bilmezler."

Rûm Suresi 30. Ayet

İşte, her insanın içinde eğriyi doğruyu seçme kabiliyetinde bir fıtrat/yaratılış vardır. Bu, "zihni engeli olmayan herkeste" sabittir. Ve bu kabiliyetin insanın elinden tamamen alınması ise, sadece kalplerinin mühürlenmesini gerektirecek şiddette bir günah (şirk/küfür) işlemeleri ile olur. Ve hatta şöyle diyeyim, 1 veya 2 kez değil, defalarca aynı şirk veya küfürde inat edenlerde olur. Bu: Allah'ın yarattığı tertemiz fıtrata, şeytana uyarak "devamlı ihanet etmeleri" sonucundadır. Rabbim bizleri onlardan olmaktan korusun.

Ve bu mesajda, şeytanı fark etmenin yolunu kısaca öğrenmiş olduk. Kalbinizden geçen düşüncelere dikkat edin:

Kur'an ve Sünnete (Sahih hadislere dayalı sünnet) uygun mu?

Allah'a ve O'nun "sabrımız ve çabamız neticesinde, gelecekte" bize nasip edeceklerine karşı umutlu mu?

Kur'an ve Sünnetin dışına çıkan, yolunu şaşırmıştır.

Allah'a ve vaadlerine karşı umudunu kaybeden de aynı şekilde. Nitekim bir ayette Rabbimiz şöyle buyurmakta :

"Ey Oğullarım! Gidin, Yusuf'u ve kardeşini arayın. Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin; doğrusu kafirlerden başkası Allah'ın rahmetinden ümidini kesmez."

*Yûsuf Suresi 87. Ayet

Görüldüğü üzere, konu dünyaya dair bile olsa, halimiz umut üzere olmalı. Ahirete dair umut ise, malumdur.* (*Elbette bu konuda korku da gerektir; bu konuda tam denge: korku ile umut arasında olmakta)

Bu tür konularda uyanık olun, daima "iyi olanı" seçin.

İnşaAllah devam edecek...
su damlası beğendi.
Alıntı ile Cevapla
Alt 13 Ekim 2023, 16:51   Mesaj No:3
Ayın Misafir Üyesi
Medineweb Üyesi
Vasat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:Vasat isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 62825
Üyelik T.: 12 Ekim 2023
Arkadaşları:0
Cinsiyet:Kadın
Memleket:Ankara
Mesaj: 60
Konular: 4
Beğenildi:124
Beğendi:105
Takdirleri:1978
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart

Yukarıdaki mesajda ilk paragrafta "Neden "derhal olmasına dair" istisnalar var?" açıklayacağımı belirtmiştim. Ve işte nedeni:

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla*

"Kim, kendisine hidayet (doğru yol) besbelli olduktan sonra peygambere karşı çıkar, mü’minlerin yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış yeridir."

Nisâ Suresi 115. Ayet

İnsanlar, Allah'ın bizler için yazdığı sınavların hikmeti gereği: seçtikleri yol her ne ise, "o yolda sabit kalmak üzere" olumsuz yönde gelişim gösterirler. (Bu sabit kalma durumu "olumlu yönde" de, olumlu anlamda geçerlidir ama o başka konu) Seçtikleri her ne ise, ona inanmaya devam etmek üzere algıları kapatılır. Bu yolda günden güne kötüleşir: gözleri görse de kalp gözleri görmez, kulakları duysa da kalp kulakları duymaz, kısaca kalp anlamaz olur.

Allahu Teala bu durumu şu ayette şu şekilde açıklamaktadır:

"(Seni yalanlayanlar) hiç yeryüzünde dolaşmadılar mı? Zira dolaşsalardı elbette düşünecek kalpleri ve işitecek kulakları olurdu. Ama gerçek şu ki, gözler kör olmaz; lâkin göğüsler içindeki kalpler kör olur."

Hac Suresi 46. Ayet

Buna benzer başka ayetler de vardır, ve genel olarak anlıyoruz ki "kalp kör ve sağır olduktan sonra", "başta olan" gözün görmesinin, kulağın duymasının bir anlamı yoktur. Kalbin seçimi sonrasında beyin algılarını kapatır çünkü; ve dışarda başka insanların gördüğü hakikatleri onlar göremez olurlar.

Ve, bu işlenilen günahın büyüklüğüne, durumuna göre belli bir süre devam eder. Ne kadar süreceğini Allah bilir ve ama (kalbi mühürlenenlerden olmadığı sürece) tekrar algılarının açılacağı bir zaman "Allah'ın son nefese kadar fırsatlar tanıyacak olması; rahmeti" gereği söz konusu olacaktır.

Ve işte o bahsettiğim umut verici gün geldiğinde, kişi kalbi ile tekrar sorgulamaya başlayabilir. Ve sorgulaması neticesinde derhal iyi olanı fark edebilir. Ve ama, uzun süredir algıları kapalı olan beyin, kalbin yeni seçimine hemen ayak uyduramaz. Beyin geç değişir, geç dönüşür. Bu sebeple gerek iyiye doğru, gerek kötüye doğru kimse değişimin hızlı olacağını hiç sanmasın. Hidayet yavaş yavaş, dalâlet yavaş yavaş gelir. (Tekraren üst üste, üst üste yanlış seçim yapanların sonu: kalplerin mühürlemesidir; Allah muhafaza buyursun)

İnşaAllah devam edecek...
su damlası beğendi.
Alıntı ile Cevapla
Alt 13 Ekim 2023, 17:18   Mesaj No:4
Ayın Misafir Üyesi
Medineweb Üyesi
Vasat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:Vasat isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 62825
Üyelik T.: 12 Ekim 2023
Arkadaşları:0
Cinsiyet:Kadın
Memleket:Ankara
Mesaj: 60
Konular: 4
Beğenildi:124
Beğendi:105
Takdirleri:1978
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart

Yukarıda her yeni doğanın İslam fıtratı üzerine doğduğunu dile getirmiştik. Ve ancak, insan yanlış seçimler sebebi ile zamanla bu fıtrattan az veya çok sapar. Yolun en başında sapmanın sebebi de, kurtuluşa dair ipucu da aşağıdaki sözde saklıdır:

İbnu'l Cevzi rahimehullah der ki:

"Şeytanın ilk hilesi insanı ilimden alıkoymasıdır. Çünkü ilim nurdur. Eğer nuru söndürürse onlara karanlıkta istediği gibi vurur."

{Telbisu'l İblis)

Evet, insan ilimden (Kur'an ve Sahih Hadislere dayalı; eğip bükmesiz, açıkça/net belli olan ilimden) ayrıldıkça sapar. Ve doğru yola yönelmesi de, yine aynı kapıdan olur. Kısaca insan doğru yoldan "ilim kapısından çıkarak" ayrılır; ve doğru yola "ilim kapısından girerek" kavuşur. İlim böyle bir öneme sahiptir işte ve bu sebeple olmalı ki:

“İlim talep etmek/öğrenmek her Müslümana farzdır.”

(İbn Mace, Mukaddime, 17).

Ve bu farziyetin önemine bakın ki, Allahu Teala "ilim aramızda tümden yok olmasın" diye önlem olarak bize bu emri buyurmakta:

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla*

“Müminlerin hepsinin toptan sefere çıkmaları doğru değildir. Onların her kesiminde bir grup dinde (dinî ilimlerde) geniş bilgi elde etmek ve kavimleri (savaştan) döndüklerinde onları ikaz etmek için geride kalmalıdır. Umulur ki sakınırlar. ”

(Tevbe, 9/122)

İlim işte, bu şekilde korunmaya alınmıştır. Ve ancak, savaştan geri kalmaya mazeret olabilecek kadar önemli bu farziyet adına, insanlar onu elde etmede (ve doğru şekilde elde etmede) ne kadar gayret sahibi?

Topluma şöyle bir bakınca bu konuda maalesef durumumuz iç açıcı görünmüyor. Ve ama nasihatimiz akledenleredir: kimde bu konuda eksiklik var ise kendisi için onarsın, henüz imkanı var iken...

İnşaAllah devam edecek...
su damlası beğendi.
Alıntı ile Cevapla
Alt 14 Ekim 2023, 11:59   Mesaj No:5
Medineweb Baş Editörü
Mihrinaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:Mihrinaz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 14593
Üyelik T.: 15 Kasım 2011
Arkadaşları:15
Cinsiyet:Anne
Memleket:MEDİNEWEB
Yaş:44
Mesaj: 12.526
Konular: 1286
Beğenildi:12033
Beğendi:9089
Takdirleri:27052
Takdir Et:
Standart

Hayırlı olsun konunuz. Bende müsaadenizle küçük bir katkı yapmak isterim. Malum şeytan her şekilde her yönden, her durumda önümüzü keseceğini bildiriyor. Allah ile aldatması, iyiliklerin önüne oturması, "ben sizi zorlanmadım siz beni seçtiniz (tamamen sizin tercihiniz)şimdi beni kınamayın" kaçışı kaypak şeytan tasvirini önümüze koyuyor. Şeytana uydum diyenler bunu kendilerini çek etmek için mi yoksa durumu Allah'a fatura etmek, sorumluluktan kaçmak için mi söylediklerine bir baksınlar.

Şeytan Cenabı Hakka şöyle diyor:

"Madem ki sen beni saptırdın, yemin olsun ki ben de senin dosdoğru yolunun üzerine onlar için pusu kuracağım" Araf suresi 16

Beni saptırdığın için bende senin kullarını saptıracağım diyor ve sapması gerekçesiyle faturayı Allah'a kesiyor.

Kur'an hem Hz Adem'in isyanına hem şeytanın isyanına yer verir. Her ikisi de isyan etmiştir. Ama Hz Adem isyanın sebebinin kendisi olduğunu, kendi yanlış tercihi olduğunu görmüş, kabul etmiştir. Tevbesi onu ademlikten/adamlığa yükseltmiş Ahseni takvim olmuştur. Şeytan bunu göremedi esfeli safilin oldu. Çünkü faturayı Allah'a kesti. Bugün de "kurban" rolünü seçip takdiriilahi "Allah'ın mutlak takdir ve gücü" diyerek sorunlarının sebebini Allah'a fatura edenler sorunlarına çözüm bulamazlar. Sadece suyun üstüne çıkarlar. Sorunun çözümü için o sorundaki insanın payını kabul etmek lazım. Takdiriilahi'yeyi yanlış yere yöneltip, sorunların kaynağını (haşa) Allah göstermek ve O'na fatura etmek şeytanın en büyük hilelerinden biridir. Kendi hata ve kusurlarımızı görmek, tevbe etmek, sorunlardaki payımızı kabul etmek Adem'liktir.

"Ey iman edenler! Siz, kendinizden sorumlusunuz. Eğer siz doğru yol üzerindeyseniz, sapan kimseler size zarar veremez. Dönüşünüz Allah'adır. Yaptığınız şeyleri size haber verecektir."
Maide suresi 105

Fi emanillah...
su damlası ve Vasat beğendiler.
__________________

~~~ Bilmediklerimi Ayaklarımın Altına Alsam Başım Göğe Ererdi ✒~




Alıntı ile Cevapla
Alt 14 Ekim 2023, 15:50   Mesaj No:6
Ayın Misafir Üyesi
Medineweb Üyesi
Vasat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:Vasat isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 62825
Üyelik T.: 12 Ekim 2023
Arkadaşları:0
Cinsiyet:Kadın
Memleket:Ankara
Mesaj: 60
Konular: 4
Beğenildi:124
Beğendi:105
Takdirleri:1978
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart

Alıntı:
Mihrinaz Üyemizden Alıntı Mesajı göster
Hayırlı olsun konunuz. Bende müsaadenizle küçük bir katkı yapmak isterim. Malum şeytan her şekilde her yönden, her durumda önümüzü keseceğini bildiriyor. Allah ile aldatması, iyiliklerin önüne oturması, "ben sizi zorlanmadım siz beni seçtiniz (tamamen sizin tercihiniz)şimdi beni kınamayın" kaçışı kaypak şeytan tasvirini önümüze koyuyor. Şeytana uydum diyenler bunu kendilerini çek etmek için mi yoksa durumu Allah'a fatura etmek, sorumluluktan kaçmak için mi söylediklerine bir baksınlar.

Şeytan Cenabı Hakka şöyle diyor:

"Madem ki sen beni saptırdın, yemin olsun ki ben de senin dosdoğru yolunun üzerine onlar için pusu kuracağım" Araf suresi 16

Beni saptırdığın için bende senin kullarını saptıracağım diyor ve sapması gerekçesiyle faturayı Allah'a kesiyor.

Kur'an hem Hz Adem'in isyanına hem şeytanın isyanına yer verir. Her ikisi de isyan etmiştir. Ama Hz Adem isyanın sebebinin kendisi olduğunu, kendi yanlış tercihi olduğunu görmüş, kabul etmiştir. Tevbesi onu ademlikten/adamlığa yükseltmiş Ahseni takvim olmuştur. Şeytan bunu göremedi esfeli safilin oldu. Çünkü faturayı Allah'a kesti. Bugün de "kurban" rolünü seçip takdiriilahi "Allah'ın mutlak takdir ve gücü" diyerek sorunlarının sebebini Allah'a fatura edenler sorunlarına çözüm bulamazlar. Sadece suyun üstüne çıkarlar. Sorunun çözümü için o sorundaki insanın payını kabul etmek lazım. Takdiriilahi'yeyi yanlış yere yöneltip, sorunların kaynağını (haşa) Allah göstermek ve O'na fatura etmek şeytanın en büyük hilelerinden biridir. Kendi hata ve kusurlarımızı görmek, tevbe etmek, sorunlardaki payımızı kabul etmek Adem'liktir.

"Ey iman edenler! Siz, kendinizden sorumlusunuz. Eğer siz doğru yol üzerindeyseniz, sapan kimseler size zarar veremez. Dönüşünüz Allah'adır. Yaptığınız şeyleri size haber verecektir."
Maide suresi 105

Fi emanillah...
Çok yerinde hatırlatmalarınız, desteğiniz için teşekkür ederim; Allah sizi hayırla mükafatlandırsın kardeşim.
su damlası beğendi.
Alıntı ile Cevapla
Alt 28Haziran 2024, 14:01   Mesaj No:7
Ayın Misafir Üyesi
Medineweb Üyesi
Vasat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:Vasat isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 62825
Üyelik T.: 12 Ekim 2023
Arkadaşları:0
Cinsiyet:Kadın
Memleket:Ankara
Mesaj: 60
Konular: 4
Beğenildi:124
Beğendi:105
Takdirleri:1978
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart

Es selamu aleykum,

Hakkınızı helal edin, hem manen hem de zaman olarak zorlayıcı bir dönem geçirdim ve bir süre burayı ihmal ettim. Şimdi Allah'ın izni ile kaldığım yerden devam ediyorum:

Şeytanın hileleri arasında onun iç sesimize benzer konuştuğunu/vesvese verdiğini ifade etmiştim, ki onun en büyük hilesi budur: konuşmasının başta fark edilememesi. Ama aklımıza gelen her düşünceye mantık süzgecinden geçirerek bakarsak fark edilebilir olur. Bu bakımdan gaflet halinden kaçınmak en büyük silahımız.

Bu hususu kısaca hatırlattıktan sonra, şeytanın hilelerinden bir başkasına değinmek istiyorum:

"İnsanların şeytanlarının iletişim halinde olması."

Bu ne demek, açıklayayım:

Hani bizler bir toplantıda yan yana geliyoruz ve konuşmaya başlıyoruz ya, bizimle birlikte yanımızda kimler var? Bizim için görevli şeytanlarımız. Bizlerin birbirimizi gördüğümüz gibi onlar da birbirlerini görüyorlar ve bizlerin kendi aramızda konuştuğumuz gibi onlar da kendi aralarında konuşuyorlar. Hep birlikte onlar da toplantı yapıyor ve çeşitli konulara karşılık ortak kararları var.

Şimdi, bunun hileli olan kısmı ne olabilir? Onu açıklamaya çalışacağım:

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

"Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider, konuşurlarsa sözlerini dinlersin..."

Münâfikûn Suresi 4. Ayet

Münafıklarla ilgili bu ayetin sadece konuyla ilgili kısmını alıp buraya aktardım. Rabbimiz "kalıpları hoşuna gider" diyor, bu neden olabilir?

Bir diğer ayetin mealine bakalım:

"İblis şöyle dedi: 'Rabbim! Beni saptırdığın için, mutlaka ben de yeryüzünde onlara günahları süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım!' "

Hicr Suresi 39. Ayet

Münafıklar, hatta net kafirler, hatta fasıklar, hatta cahillikle yapılan türlü işler ve kişiler "Şeytan tarafından" süslü gösterilir, bunun sebebi bu. Bakınca hoşunuza gider, çünkü münafığın veya saydığım diğer türlü grupların yaptıklarının yayılabilmesi için, onların ve fikirlerinin süslü, havalı vs görünmesi gerekir.

Ve işte Şeytan, bunu tek başına yapmaz, planlı programlı tüm şeytanlarla birlikte anlaşarak yapar. Bu şekilde belli bir grup insanı gören diğer insanlar, onlara karşı hep aynı duygulara sahip olurlar. Bu şekilde gruplar halinde olumsuz fikirler yayılır.

Hatta bu konuya örnek olarak "moda akımları" oldukça nettir. Adamın birisi tuhaf bir moda akımı ortaya çıkarır, ve ilginç bir şekilde bu akımla karşılaşan (aklını aktif kullanmayan) herkes aynı duygular ile tepki verir. "Hmm, evet bu çok havalı; evet çok şık; evet evet..." Gözleri o kıyafetin vs ne kadar çirkin olduğunu görmüyor mu? Görüyor. Ama idrak kısmında Şeytanın süslemesi var ve ama bunu fark etmekten acizler.

Bu aklını hiç kullanmayan kişilerin düştüğü tuzaktır ve bu kısımdan korunmak için "sadece biraz mantık" oldukça kurtarıcıdır.

Peki ama iş bununla, yani çirkinliği bas bas bağıran tuhaf moda akımları ile mi sınırlı? Hayır, çok daha tehlikelisi de var. Ve bunu en çok aile içinde kullanıyor şeytanlarımız. Ve maalesef en akıllılarımız bile bu tuzağa düşüyor.

Örnek?

Şeytan aile fertlerinden birine çok pişmiş yemeği sevmesini söylerken, ötekisine az pişmiş yemeği sevmesini söylerse ne olur?

Şeytan kadına minimalistliği sevmesini söylerken, erkeğe eşini mutlu etmek için daha çok eşya alması fikrini fısıldarsa ne olur?

Kısaca caiz ve masum, zararsız konular... Ama iki tarafa "zıt yönde" fikir verirse ne olur?

Tartışmalar... Gıcıklıklar... Buğzlar...

Ah Şeytan...

Konuyu çok uzatarak sıkmak istemiyorum, bu kadarı bence temel düzeyde çok ciddi bir farkındalıktır. Fikirlerinize ve fikirlerinize karşılık karşı tarafın fikirlerine çok dikkat edin, ve sevdiklerinizle ne kadar çok karşı karşıya geldiğinizi görün. Ve şunu net anlayın: Şeytan bizim apaçık düşmanımız. Bununla birlikte bu tür konularda ne siz suçlusunuz, ne de karşınızdaki.

Bu ilettiğim farkındalığı ailenizle birlikte bir akşam sohbeti konusu yapıp, onları da bilinçlendirmeyi unutmayın. İncir çekirdeğini doldurmayan tartışmaların kökeni budur: şeytanların kendi aralarındaki iletişimi. Ve ama siz bu hilenin farkında olursanız artık bu tuzağa düşmez olursunuz.

Rabbim bizleri Şeytanın ve nefsimizin şerrinden korusun dilerim, amin.

Sağlıcakla kalın.
Mihrinaz beğendi.

Konu Vasat tarafından (28Haziran 2024 Saat 14:05 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Kişi okuyor. (0 Üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:

Benzer Konular
Konu Başlıkları Konuyu Başlatan

Medineweb Ana Kategoriler

Cevaplar Son Mesajlar
Şeytanın Atıyla Nebevi Sevda Güzel Sözler-Deyımler-Nükteler 0 27 Kasım 2019 11:46
şeytanın kızı .... aklıselim Muhtelif Dini Konular 6 25 Ekim 2015 18:04
Şeytanın itirafları.. MERVE DEMİR Kıssalar-Hikayeler-Nasihatler 6 22 Ekim 2008 14:38
Şeytanın hikâyesi CaferTayar Kıssalar-Hikayeler-Nasihatler 1 27 Ağustos 2008 18:53
Şeytanın Üç Düğümü sakin Hadis-i Şerif 0 15 Mayıs 2008 04:17

Bir Ayet Bir Hadis Bir Söz | www.kaabalive.net Bir Ayet Bir Hadis Bir Söz | www.medineweb.net Yeni Sayfa 1
.::.Bir Ayet-Kerime .::. .::.Bir Hadis-i Şerif .::. .::.Bir Vecize .::.
     

 

 Medineweb Sosyal Medya Gruplarımız:  Medineweb  Medineweb  Medineweb  Medineweb Medineweb     

  www.alemdarhost.com sunucularını Kullanıyoruz.